N'olmuş?
Röportajlar
Konser & Etkinlik
Dosya: Değişen dünyada müzik ve müzisyen
Diğer dosyalar
Bültenimize abone olun
Stüdyoİmge'de yayınlanan yazıları çıktığı anda e-posta gelen kutunuzda görün.
Alayı: Sondan başa tüm yazılar
Objektif konseri; Rock müziğin kuşaklar arasında nasıl aktarılabildiğini sahnede somutlayan bir karşılaşmaya dönüştü. 80’lerden gelen politik hafıza ile genç müzisyenlerin enerjisi aynı repertuvarda buluşurken, canlı müzik bir nostalji alanı değil, süreklilik üreten bir deneyim halindeydi.
Klasik disiplinin katı duvarlarından alternatif sahnenin özgürlüğüne uzanan bir yol: Görkem Karabudak, müziği “persona”ya değil hakikate yaslıyor; şarkılarını ise bitmeyen bir keşif gibi yaşıyor.
Yıllar önce kaybolduğu sanılan bantlar bir kömürlükten çıktı, Devil gitaristi Ercan Birol’un solosu yeniden duyulacak.
Davulun gücünü, enerjisini ve birleştirici ritmini merkeze alan bu etkinlik, sahnede kadınların vuruşlarıyla hayat bulacak. Farklı tarzlardan Kadın bateristlerin aynı ritimde buluştuğu bu gece, Rock dinlemekten öte birlikte hissetmeye çağıran kolektif bir deneyim vaat ediyor.
Teoman: “Gıcık Bir Müzisyen Abi”den Genç Müzisyenlere, Müzik Dünyasının Kılcal Damarları Hakkında Bilgiler
Müzik ve müzisyenin meçhul geleceğine ait fikir yürütmeler başlıyor; Teoman kötümser düşüncelerini kaleme aldı: “Gıcık bir müzisyen abiden, genç müzisyenlere”
Tünay Akdeniz; Türkiye’de Punk’ın yalnızca ithal bir estetik değil, yerel koşullar içinde şekillenen özgün bir karşı-kültür pratiği olduğunu gösteriyor. Bu yazıda; Birsel Harputlu erken dönem bağımsız üretim, sansür ve müzikal özerklik eksenindeTünay Akdeniz’in Punk’ı bir müzik türünden çok toplumsal bir duruş olarak nasıl kurduğunu inceliyor.

