Sabahattin Bilgiç, Rami’de Siyah Gölgeler adıyla başlayan, Yeraltı Dörtlüsü ve 25. Saat üzerinden Hardal’a uzanan sıra dışı bir müzik yolculuğunu anlatıyor. Nasıl? Ne Zaman?, Nereden Nereye! ve Yeniden Doğuş albümleriyle Türk Rock tarihine kendine özgü, melankolik ve kentli bir ses bırakan grubun hikâyesi; yarışmalardan stüdyolara, yarım kalan konserlerden yeniden doğuşlara uzanan kesintili ama unutulmaz bir serüven.
1960’ların ortalarına doğru Rami’de bir araya gelen, üzerlerine fiyakalı siyah takım elbiselerini çeken bir grup genç, gitar müziğinin revaçta olduğu dönemin ruhuna kapılmıştı. Cliff Richard & The Shadows’tan esinlenerek topluluklarına Siyah Gölgeler adını verdiler. Aydın Buyar Şencan, Ercüment Yenidoğan, Cahit Türküt, Recai Pozan ve Cahit Kukul’dan oluşan grubun kurucularından, semtin “güzel abisi”, motosiklet ve gitar tutkunu Mustafa Kurtuluş, namı diğer Tantana Mustafa, gençlere el verdi; onlara gitar hediye etti ve askere gitmeden önce iki konserde toplulukla aynı sahneyi paylaştı. Topluluk sevdikleri yabancı grupların şarkılarının yanı sıra, dönemin modasına uyarak türkü aranjmanlarına da repertuvarlarında yer verdiler.
O yıllarda Hürriyet Gazetesi’nin düzenlediği Altın Mikrofon Yarışması’nın ardından benzer müzik yarışmaları peş peşe yapılmaya başlamış, pek çok topluluk adını memleket çapında duyurma fırsatı bulmuştu. Böylesine hareketli bir ortamda, Rami’nin genç müzisyenlerinin gözü Son Saat Gazetesi’nin düzenlediği Amatör Orkestralar Yarışması’nın ilanına takıldı. Yarışmaya başvurdular ve çalışmalarına hız verdiler.
4 Ağustos 1966’da yapılan yarı finalde sahneye çıkan Siyah Gölgeler, 160 puan üzerinden 140 puan alarak birinci oldu ve aynı yılın 11 Ağustos’unda Caddebostan’da düzenlenecek finale katılmaya hak kazandı. Finalde Romen Kızıaranjmanının yanı sıra Beatles’tan I Saw Her Standing There ve Boys yorumlarıyla jüriyi etkileyen topluluk, 270 puanla birinciliğe ulaştı. Ne var ki bu başarıya rağmen festival komitesi verdiği sözleri tutmadı; genç topluluk vaat edilen plak yapma şansına hiçbir zaman kavuşamadı.
Siyah Gölgeler aynı yıl Edirne’de düzenlenen Trakya Müzik Festivali’nde de birinci oldu. Böylece yalnızca yarışma sahnelerinde değil, dönemin hareketli müzik ortamında da dikkat çeken bir şov orkestrası olarak adını duyurmayı başardı.

O sıralar, Erkin Koray Dörtlüsü’yle çalışmalarını sürdüren Erkin Koray’ın radarına giren Siyah Gölgeler, sanatçı tarafından İzmir konserine ön grup olarak davet edildi. Bu konserde dikkat çeken ekipten Aydın Buyar Şencan ve Cahit Kukul, kısa süre sonra Sedat Avcı ve Erkin Koray’la bir araya gelerek Yeraltı Dörtlüsü’nü oluşturdu. (Yeraltı Dörtlüsü’nün ayrıntılı hikâyesi için bkz. Eylül Dergi, Sayı 1.) Böylece profesyonel müzik hayatlarının ilk ciddi adımlarını da atmış oldular.
Erkin Koray’ın Paris seyahatiyle Yeraltı Dörtlüsü macerası sona erse de Sedat Avcı ve Aydın Buyar Şencan müzikten kopmadı. İkili, daha sonra Seyyal Taner’e eşlik eden 25. Saat grubunda yeniden bir araya geldi. 25. Saat’in dağılmasının ardından, uzun zamandır hayalini kurdukları kendi soundlarını yansıtabilecekleri bir grup için koşullar olgunlaşmıştı. Cahit Kukul gitar ve vokalde, Sedat Avcı davulda, Aydın Buyar Şencan bas ve vokalde yerini aldı; üçlüye Şükrü Yüksel’in gitar, vokal ve synthesizer ile katılmasıyla Grup Hardal 1976 yılında kuruldu.
Gruba yeni katılan Şükrü Yüksel yalnızca isim babalığını üstlenmekle kalmadı, provalar için evinin kapılarını da ekibe sonuna kadar açtı. “Hardal” yemeklere katılan güçlü bir lezzetti; onlar da müziğe yeni bir tat katmak niyetiyle yola çıkmışlardı. Ne var ki 70’lerin ikinci yarısında rüzgâr artık başka yönden esmeye başlamıştı. Anadolu Rock ateşi sönmeye yüz tutarken, müzik piyasası da farklı eğilimlere doğru kayıyordu.

Böyle bir ortamda çalışmalarını sürdüren gruba, provalarda klavye desteği veren Özkan Turgay da beşinci eleman gibi katkısını sundu. Sıkı ve disiplinli bir çalışma sürecinin ardından şarkılar yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Takvimler 1980 yılını gösterdiğinde, Mecidiyeköy’deki İstanbul Gelişim Stüdyosu’nda kaydedilen ilk Hardal albümü Nasıl? Ne Zaman? yayıma hazırdı. Öncü Plak etiketiyle basılan albüm, bin adetle sınırlı tutuldu ve ertesi yıl dağıtıma çıkarak müzikseverlerle buluştu.
Her şarkıda farklı bir Hardal kadrosu gördüğümüz albüm, kolektif bir çalışmanın ürünüydü. Grup bu kayıtlarda kendi melankolik tınılı ve çarpıcı sesini buldu, melankolik, kentli ve çarpıcı bir ses örgüsü iyice ortaya çıktı. Gücünü kent yaşamından alan modern hikâyeler anlatan Nasıl? Ne Zaman?, Türkiye’de Rock müziğin ilerici damarını temsil eden özel kayıtlardan biri oldu. 70’li yıllar boyunca üretilmiş dokuz şarkıdan oluşan albüm, yalnızca Hardal’ın şahikası değil, 80’lerde ortaya çıkacak pek çok Rock grubu için de özgün besteleri ve ses anlayışıyla öncü bir şablon niteliğindeydi.

Ne var ki Nasıl? Ne Zaman?, 12 Eylül sonrasında kültür sanat faaliyetlerinin büyük ölçüde askıya alındığı karanlık bir döneme denk geldi. Bu yüzden Hardal hak ettiği ölçüde fark edilemedi; grup yeterince konser verme ve albümün etkisini sahnede büyütme şansını bulamadı.
Tek konserlerini 26 Mayıs 1982’de İstanbul Teknik Üniversitesi Maçka Kampüsü’nde veren Hardal, aynı dönemde, TRT’de yayımlanan İzzet Öz’ün Teleskop programına da konuk oldu. Programda Zor adlı şarkılarının farklı bir versiyonuyla görücüye çıkan grup, yaşadığı ekonomik zorluklara rağmen yeni albüm çalışmalarını inatla sürdürdü.

İkinci albümün kayıt sürecinde Sedat Avcı, eski dostu Erkin Koray’ın ardından Hollanda’nın yolunu tuttu. Onun ayrılığıyla doğan boşluğu Zafer Oğuz doldurdu; grup iki şarkıda bagetleri yeni elemanına teslim etti. Beklenen ikinci albüm Nereden Nereye! yine Öncü Plak etiketiyle (Öncü Plak – 3002), 1982 yılının sonunda yayımlandı. İlk albümden farklı olarak bu kez ana vokallerin ve bestelerin tamamında Şükrü Yüksel’in imzası vardı.
Klasik Hardal soundunun devamı niteliğindeki albümde bu kez daha bireysel şarkılar yer alıyordu. Nasıl? Ne Zaman? albümüne göre daha fazla ilgi gören Nereden Nereye! listelere girmeyi de başardı. Albümün öne çıkan parçaları arasında Babalar Küçük Çocuklarına Söylesin Diye, Uyandı, Beni Anlayamazsın, Bırak Beni ve Nereden Nereye yer alıyordu.

Takvimler 1983’ün ilk yarısını gösterirken grupta ikinci bir çözülme yaşandı. Aydın Buyar Şencan’ın Kanada’ya göç etmesiyle Hardal fiilen dağıldı. Gruba adını veren Şükrü Yüksel de bir süre sonra benzer bir yol izleyerek rotasını Kanada’ya çevirdi. Cahit Kukul ve Sedat Avcı ise yeniden Erkin Koray’la bir araya geldi; müzik hayatlarına sahnede çalmayı sürdürerek devam ettiler.
Hardal sonrası Rami’ye dönen Cahit Kukul, gitar dersi verdiği arkadaşlarıyla Tantana Mustafa’nın izinden giderek Meteor adında yeni bir grup kurdu. Meteor’un tek albümü Ne Kadar Zaman Geçti ise 1997’de Ada Müzik etiketiyle yayımlandı.
1994’te Hades Records (14194) etiketiyle yayımlanan ve Cahit Kukul’un seçtiği şarkılardan oluşan Seçmeler adlı Hardal toplaması, yepyeni bir kuşağın grupla tanışmasına vesile oldu. 1996 yılında ilk kez düzenlenen Roxy Müzik Günleri’ne, eski grubunun adını yaşatmak amacıyla Hardal Rock Band ismiyle katılan Kukul ve arkadaşları dereceye girmeyi başaramadı.
Öte yandan, grubun isim hakkını elinde bulunduran ve memlekete dönen Şükrü Yüksel de boş durmadı. Aydın Buyar Şencan, Özkan Turgay ve Zafer Oğuz ile yeniden bir araya gelerek Hardal’ı canlandırmak için kolları sıvadı. O sıralar Meteor ile çalışmalarını sürdüren Cahit Kukul’un kapısını çalıp üçüncü albüm için teklif götürdüler. Ancak Kukul bu teklifi kabul etmeyince, dörtlü aralarına gitarist Alper Karamahmutoğlu’nu alarak yeniden yola çıktı.

Böylece Yeniden Doğuş albümüyle 15 yıllık sessizlik nihayet bozuldu. Soundunu 90’ların ruhuna uyarlayarak güncellemeyi başaran Hardal, müzik otoritelerinden olumlu eleştiriler aldı. Ne var ki albüm sonrasında Aydın Buyar Şencan’ın Kanada’ya dönmesi, Sedat Avcı’nın ise yeniden Erkin Koray’la bir araya gelmesi grupta önemli gedikler açtı. Bu yüzden Yeniden Doğuş albümü de konserlerle yeterince desteklenemedi.
2001 yılında Sedat Avcı’nın vefatı Şükrü Yüksel’i derinden etkiledi. Bu kaybın ardından Hardal’ın hikâyesi de nihai olarak sona erdi; bir dönem Rami’den başlayıp Türk Rock tarihinin özel duraklarından birine dönüşen grup, sessizce sonsuzluğa karıştı.
Kesintili müzik yolculuklarından geriye üç albüm ve müziğimize kattığı özel bir lezzet bırakan Hardal, Türk Rock tarihinin en özel ve müstesna gruplarından biri olarak anılmayı hak ediyor. Rami’de başlayan hikâyeleri, Yeraltı Dörtlüsü’ne, 25. Saat’e, oradan da kendi sesini arayan Hardal’a uzandı. Kısa ömürlü, sık sık kesintiye uğrayan ama her defasında kendi rengini koruyan bu yolculuk özellikle, Nasıl? Ne Zaman? ile zamanın dışına taşan bir iz bıraktı.
Hardal’ın efsanevi ilk albümü Nasıl? Ne Zaman?, grup üyelerinin onayıyla 2019’da Kod Müzik tarafından yeniden basıldı. Orijinal analog bantlardan Chicago Mastering Service’de remaster edilen albüm, açılır kapaklı baskısı ve iç kapakta yer alan şarkı sözleriyle yeniden müzikseverlerle buluştu. Fezaya bırakılan dokuz işaret fişeğinden mürekkep, zaman ötesi albüm Nasıl? Ne Zaman? Hardal ile tanışmak isteyen yeni kuşaklar için en doğru adres. Harikulade ses kalitesindeki bu yeni baskıyı edinerek bu özel deneyimin tadını çıkartabilirsiniz. Müzikle ve de sevgiyle kalın…






