Pink Floyd’un dehası Syd Barrett’ın veda parçası “Jugband Blues”un hüzünlü hikâyesi. Sessiz ve kırgın bir kopuşun sarsıcı notaları.
progressive rock yazıları:
Özellikle mikrotonal, yani çeyrek tonları kullanarak ve spontane döngüleri katmanlayarak müziklerini oluşturan grup yükselişte.
Amerikalı Birth, 70’lerin Progresif ve Saykedelik mirasını “Born” albümüyle bugüne taşıyor. Astra’dan evrilen grubun karanlık, melankolik ve kozmik müzikal yolculuğuna dair Conor Riley ile yapılan özel bir söyleşi.
Hacer Erişkin, Southampton’ın puslu atmosferinde Big Big Train’in epik melodilerine eşlik ediyor. Ross Jennings ve Solstice ile zenginleşen bu Progresif Rock şöleni, aylar süren bekleyişin ardından Stüdyoİmge’de unutulmaz bir deneyime dönüşüyor.
İzzet Eti, King Crimson’ın efsanevi “Epitaph” şarkısı üzerinden insanlığın kendi sonunu hazırlayışını ve teknolojik yıkımı sorguluyor. 1969’dan bugüne uzanan bu distopik ağıtın derinlikli anatomisi ve zamansız hüzünlü tınıları.
Akmar Pasajı’ndaki kaset tezgâhlarından Progresif sahnenin kozmik anlatılarına uzanan bir müzik yolculuğu… Nemrud’un kurucularından Mert Göçay, dinleyicilikten üretime evrilen hikâyesini, etkilendiği Alman Progresif geleneğini ve grubun müzikal dünyasını anlatıyor.
İstanbul merkezli üçlü Hissikablelvuku, makamsal dokular, Progresif ve Saykodelik katmanlar arasında dolaşan müziğini tür sınırlarından çok sezgiye yaslayarak kuruyor. Doğaçlama, dinleme hâli ve ortak akış üzerinden şekillenen bu yolculuğu anlatan samimi bir söyleşi.
Kocaman bir trenle başlayan bir hayranlık hikâyesi: Big Big Train’in, Longdon sonrası dönüşümünden “Woodcut”ın kolektif ruhuna uzanan bu yazı, Prog Rock’ın kalp, hafıza ve kabullenişle nasıl yeniden doğduğunu anlatıyor.
Neo Progressive Rock, 80’lerin dışlanmış ama inatçı müzikal direnişiydi. Marillion, IQ ve Pendragon gibi gruplar, Prog’ın mirasını duygusal yoğunlukla yeniden şekillendirerek modern Progresif Rock’ın önünü açtı.
