Alphaville’in “Big in Japan”ı 1984’ten günümüze kadar geldi ama aynı şarkı olarak değil… Guano Apes’in öfkesi, Ane Brun’un kırılganlığı şarkıyı başka boyutlara taşıdı.
Albümler yazıları:
Linde Nijland ve Bert Ridderbos, Hollanda’dan Butan’a uzanan iki aylık yolculuklarında müziği ortak bir dile dönüştürdüler. Yol boyunca yerel müzisyenlerle buluşup kayıtlar yapan ikili, yolculuğu bir albümde anlattılar.
Stereophonics’i Galler’in işçi kulüplerinden arena sahnelerine taşıyan Performance And Cocktails, güçlü gitarları ve gündelik hayatın içinden hikâyeleriyle 90’ların sonu Britanya Rock’ının en etkileyici kayıtlarından biri.
Stüdyoİmge’nin radarına takılan “yeni çıkmış” ve “çıkacak” albümleri her ay masaya yatırmaya devam ediyoruz. Ağustos ayı raporunun kalemini Recep Karaş, Levent Erseven ve Meral Akman tuttu.
Beyaz bir kapak, isimsiz bir baskı ve yarım yüzyıla yayılan bir sır… Bir plakçı dükkânında başlayan keşif, Bob Dylan’ın Little White Wonder’ı üzerinden bootleg kültürünün Rock’n’Roll tarihindeki yerini gün yüzüne çıkarıyor.
Bir albüm, üç kuşak, üç ayrı kulak, tek bir inatçı ritim… Foreign Tongues, The Rolling Stones’un geçmişini sırtına alıp bugünün ortasına bıraktığı kışkırtıcı, gürültülü ve hâlâ fazlasıyla canlı bir Rock’n’Roll selamı.
Bütün üyeleri aynı kalmasa da bir grup hâlâ aynı grup mudur? Cevap: Evet… Yes’in altmış yıla yaklaşan müzik hayatının (şimdilik) son stüdyo albümü bu soruya tereddüde yer bırakmadan yanıt veriyor.
Nick Drake’in en yalın hâliyle kaydettiği Pink Moon, yirmi sekiz dakikada yalnızlığı, kırılganlığı ve sessizce iyileştiren bir şifacının iç dünyasını anlatıyor.
Joe Bonamassa’nın “The Spirit of Rory” ile Cork’tan Rory Gallagher’a gönderdiği gitar selamı, üç ayrı kalemde Blues’un hafızasına ve kuşaklar arası yolculuğuna dönüşüyor.
Suede’in ilk albümü; karanlık Londra hikâyeleri, çarpıcı gitarlar ve Britpop’un doğuşunu müjdeleyen sarsıcı şarkılarla hâlâ ilk günkü gücünü koruyor.
