HAZİRAN AYINDA ÇIKAN ALBÜMLER
Haziran ayında, Rock/Metal dünyasında kelimenin tam anlamıyla büyük geri dönüşler, onlarca yıl sonra gelen albümler ve listeleri altüst eden projeler sahne aldı. Fiziki satışlarda, dijital akış kanallarında (streaming) ve müzik basınında haziran ayına damgasını vuran albümler şunlar.
EVANESCENCE – Sanctuary
Senfonik Metal / Gotik Rock / Endüstriyel Metal
5 Haziran


1995’te kurulan Evanescence, ilk albümünü 2003 yılında yayımladı. Haziran 2026’da çıkan Sanctuary, grubun altıncı stüdyo albümü. Amy Lee ve grubu, Senfonik Rock ile modern Hard Rock unsurlarını birleştiren bu yeni albümle haziran ayının ilk yarısında güçlü bir liste başarısı yakaladı. Albümün adı olan Sanctuary yani “sığınak”, tesadüfen seçilmiş bir isim değil. Şarkı sözleri; dış dünyanın kaosu, dijital çağın getirdiği yabancılaşma ve zihinsel sağlık mücadeleleri karşısında insanın kendi içinde ya da müzikte bulmaya çalıştığı güvenli limanı anlatıyor. Albüm, Birleşik Krallık listelerine sağlam bir giriş yaptı; özellikle satış, dijital indirme, fiziksel albüm ve Rock & Metal kategorilerinde dikkat çekici sonuçlar elde etti. Gotik estetikle tasarlanmış kapak görseli, özel renkli plak baskıları ve kitapçıklı CD edisyonları da albümün koleksiyon değerini artıran unsurlar arasında yer aldı.
SUBLIME – Until the Sun Explodes
Ska-Punk / Reggae-Rock / Alternatif Rock
12 Haziran


90’ların ikonik Ska-Punk ve Reggae-Rock grubu Sublime, 1996 yılında trajik bir aşırı doz nedeniyle hayatını kaybeden vokalist Bradley Nowell’ın ölümünden otuz yıl sonra ilk kez bir stüdyo albümü yayımladı. Albüme dair en önemli haber, grubun yeni vokalisti ve gitaristinin Bradley Nowell’ın oğlu Jakob Nowell olması. Jakob, babası öldüğünde henüz on bir aylık bir bebekti. Yıllarca babasının mirasının gölgesinde büyüyen Jakob Nowell, grubun kurucu üyeleri Bud Gaugh ve Eric Wilson ile bir araya gelerek Sublime’ı yeniden hayata döndürdü. Müzik eleştirmenleri, grubun 90’lardaki o çiğ, güneşli, hafif serseri ve tamamen Güney Kaliforniya, özellikle Long Beach kokan Ska-Punk, Reggae ve Dub soslu sound’unun büyük ölçüde korunduğunu düşünüyor. Albüm, yirmi bir şarkıdan oluşuyor. İlk albümü 40oz. to Freedom‘ı 1992’de ile yayımlayan Sublime’ın dördüncü stüdyo albümü Until the Sun Explodes, hem nostalji duygusu hem de grubun mirası sayesinde Haziran 2026’nın en çok konuşulan albümlerinden biri oldu. Grup, 2024 ve 2025 yıllarında Coachella dahil büyük festivallerde verdiği canlı konserlerle bu dönüş dalgasını zaten büyütmüştü. Albümün çıkmasıyla birlikte Until the Sun Explodes, Billboard’un Top Rock & Alternative Albums listesinde ilk beşe girdi. Birleşik Krallık’ta ise Official Charts verilerine göre satış, fiziksel albüm ve bağımsız plak mağazası listelerinde dikkat çekici sonuçlar elde etti.
YES – Aurora
Klasik Progresif Rock / Senfonik Rock
12 Haziran 2026


Progresif Rock’ın yaşayan en büyük çınarlarından Yes, 24. stüdyo albümü Aurora ile geri döndü. Grup, albümün hazırlıklarına 2024 yılındaki Classic Tales of YES turnesinin hemen ardından başladı. Elemanların ev stüdyolarında geliştirdiği müzikler, Steve Howe ve Geoff Downes’ın katkılarıyla bir araya getirilerek tamamlandı. Eleştirmenler, albümün grubun geçmişteki görkemli Senfonik Rock dönemlerine, özellikle de 2001 tarihli Magnification albümünün ruhuna göz kırptığını söylüyor. Yaklaşık 60 dakika süren Aurora, toplam sekiz (bazı edisyonlarda ikibonus parçadan) oluşuyor. Bir Yes albümünü yalnızca müzikle düşünmek imkânsız. Aurora isminin çağrıştırdığı ışık, doğuş ve sonsuzluk hissi, grubun 70’lerden beri yol arkadaşı olan efsanevi illüstratör Roger Dean ve kızı Freya Dean tarafından görselleştirildi. Ortaya çıkan fantastik doğa manzarası, albümün sanatsal değerini pekiştiriyor. Albüm; CD, Blu-ray ve plak formatlarıyla Progresif Rock dünyasında güçlü bir fiziksel satış başarısı yakaladı. Grubun 1983 yılındaki efsanevi 90125 albümünden beri, ABD’de en yüksek liste başarısı yakalayan albümü oldu.
BIG|BRAVE – In Grief or In Hope
Drone Metal / Post-Metal / Deneysel Rock
12 Haziran


Kanadalı Post-Metal, Drone ve Deneysel Rock topluluğu BIG|BRAVE, Haziran 2026’nın en sağlam albümlerinden birine imza attı. in grief or in hope, grubun onuncu stüdyo albümü olmasının yanında, ses dünyasında daha yalın ama daha yoğun bir kırılmayı da temsil ediyor. Robin Wattie ve Mathieu Ball’un merkezinde yer aldığı BIG|BRAVE, bu albümde gürültüyü yalnızca bir sertlik aracı olarak değil, duygusal bir basınç alanı olarak da kullanıyor. Davulun geri çekildiği, gitarların ise daha yoğun bir duvar ördüğü in grief or in hope, dinleyiciyi klasik anlamda “şarkılar”dan çok, her biri kendi atmosferini kuran sekiz ayrı ses terapisinin içine çekiyor. Albümün dünyasında Doom, Drone, Post-Metal ve Noise Rock türleri iç içe geçiyor. Ağır distortion katmanları, neredeyse dua eder gibi yükselen vokaller ve şiirsel sözler, in grief or in hope’u yalnızca karanlık değil, aynı zamanda kırılgan ve insani bir albüm hâline getiriyor. Özellikle the ineptitude for mutual discernment, verdure ve kapanıştaki in grief or in hope, grubun hem sertliğini hem de içe dönük tarafını güçlü biçimde gösteriyor. 12 Haziran 2026’da Thrill Jockey etiketiyle yayımlanan albüm, sekiz parçadan oluşuyor ve yaklaşık kırk dört dakikalık yoğun bir dinleme deneyimi sunuyor. Liste başarısından çok, kulaklıkla tek başına dinlendiğinde etkisini göstermeyi hedefleyen bu çalışma, Haziran 2026’nın iddiasız ama güçlü Rock albümlerinden biri olarak anılmayı hak ediyor.
BLACKWATER HOLYLIGHT – Not Here Not Gone
Doom Rock / Ağır Saykedelik Rock (Heavy Psych) / Shoegaze
12 Haziran


Portland çıkışlı, Doom, Psych-Rock ve Shoegaze topluluğu Blackwater Holylight, Not Here Not Gone albümünde ağır, hımbıl (sludgy) dokulu gitarları, rüya gibi vokalleri ve sinematik atmosferi bir araya getiriyor. Kadın üyelerden oluşan grup, kurulduğu günden bu yana karanlık temaları melankolik bir zarafetle işleyen özgün bir ses dünyası kuruyor. Not Here Not Gone dinlenirken bir an Black Sabbath’ın karanlık ağırlığına, bir an Cocteau Twins ya da Slowdive benzeri sisli bir rüya âlemine yaklaşmak mümkün. Şarkı sözleri; kişisel kayıplar, travmalar, ilişkilerin bıraktığı izler ve insanın bu karanlığın içinden yeniden doğma çabası üzerine kurulu. Albüm, grubun enstrümantal yeteneklerini, çok sesli vokal harmonilerini ve ağır ile narin olan arasındaki gerilimi başarıyla sergiliyor. Suicide Squeeze Records etiketiyle yayımlanan Not Here Not Gone, Blackwater Holylight’ın hem köklerindeki Doom Rock karanlığını koruduğu hem de Shoegaze ve Dream Pop dokularına daha fazla alan açtığı güçlü bir dönüşüm albümü olarak öne çıkıyor.
JOE BONAMASSA – The Spirit Of Rory – Live From Cork
Hard Rock / British Blues Boom / Klasik Rock
19 Haziran


Blues Rock dünyasının en çalışkan gitaristlerinden Joe Bonamassa, İrlandalı Rock ve Blues efsanesi Rory Gallagher anısına bir saygı albümü yayımladı. The Spirit of Rory Live from Cork, stüdyo ortamında değil, Rory Gallagher’ın büyüdüğü ve efsaneleştiği şehir olan Cork’ta, canlı performanslar sırasında kaydedildi. Albüm, toplam on dört canlı parçadan oluşuyor ve Gallagher diskografisinin en çiğ, en enerjik dönemlerine saygı duruşunda bulunuyor. Projenin duygusal merkezinde ise A Million Miles Away yer alıyor. Bonamassa, bu parçada yalnızca bir şarkıyı yeniden yorumlamıyor; Gallagher’ın sahnedeki kırılganlığını, içe dönük gücünü ve tavizsiz Blues Rock ruhunu bugünün dinleyicisine taşıyor. The Spirit of Rory Live from Cork yalnızca dijital ve plak formatlarında yayımlanmadı; CD/DVD ve CD/Blu-ray edisyonlarıyla konser filmi olarak da dinleyiciyle buluştu. Görüntülü versiyonlarda, Brian May ve Slash gibi efsane isimlerin Rory Gallagher’ın kendilerini nasıl etkilediğini anlattığı The Inspiration of Rory adlı özel bölümün yanı sıra, kamera arkası ve ek içerikler de yer alıyor. Ortaya çıkan çalışma, Blues ve Rock tarihinin en saf, en tavizsiz gitaristlerinden birine, günümüzün en üretken virtüözlerinden Joe Bonamassa tarafından sunulmuş içten bir saygı duruşu. Kısacası The Spirit of Rory Live from Cork, yalnızca bir anma albümü değil; iki kuşak gitar tutkusunu Cork’un belleğinde buluşturan güçlü bir “şapka çıkarma” projesi.
THE PRETTY RECKLESS – Dear God
Hard Rock / Post-Grunge / Alternatif Rock
26 Haziran


Taylor Momsen liderliğindeki The Pretty Reckless, haziran ayının en dikkat çekici Hard Rock çıkışlarından birine imza attı. Dear God, grubun bir önceki albümü Death by Rock and Roll’un yakaladığı Blues esintili Hard Rock çizgisini daha karanlık, daha olgun ve daha içe dönük bir adım daha öteye taşımış. Albümde 90’ların Seattle sound’una, özellikle Soundgarden ve Alice in Chains çizgisine yakınlık hissediliyor. Albüme adını veren Dear God (Sevgili Tanrım) ifadesi, dinî bir bağlılıktan ziyade, insanlığın içinde bulunduğu kaos, kişisel yalnızlıklar, adalet arayışı ve modern dünyanın yozlaşması karşısında yükselen bir çığlığı ve sorgulamayı temsil ediyor. Şarkı sözlerinde yoğun bir melankoli, öfke ve buna rağmen teslim olmayan bir direniş ruhu hâkim. Dinleyiciyi adeta Gotik Rock ayinine davet eden Dear God, on dört şarkıdan oluşuyor. Karanlık, olgun ve agresif sound’uyla albüm, grubun Billboard ve alternatif müzik listelerindeki satış grafiklerini doğrudan zirveye taşıdı. Haziran ayının son haftasında piyasaya çıkmasına rağmen, albümün haftalar öncesinden başlayan ön sipariş çılgınlığı meyvelerini hemen verdi. Albüm, ABD Billboard Hard Rock Albümleri ve Ana Akım Rock listelerine doğrudan 1 numaradan giriş yaptı. İngiltere ve Avrupa Alternatif listelerinde de ilk hafta satışlarında zirve yaptı.
MUSE – The Wow! Signal
Uzay Rock (Space Rock) / Arena Rock / Progresif Alternatif Rock
26 Haziran


Uzay, bilimkurgu ve distopya temalarını Arena Rock sound’uyla buluşturan grup olan Muse, haziran’ın son haftasında piyasayı salladı. Matt Bellamy ve ekibi, bu albümle hem grubun eski dönem hayranlarını mest etti hem de Arena Rock konseptini ne kadar büyütebileceklerini bir kez daha gösterdi.
“Evrende Yalnız mıyız?”
Albüm adını, 1977 yılında Ohio State Üniversitesi’ndeki Big Ear radyo teleskopunun uzaydan yakaladığı ve kaynağı hala tam olarak açıklanamayan yetmiş iki saniyelik meşhur “Wow! sinyali“nden alıyor. Bu nedenle The Wow! Signal, sırtını “evrende yalnız mıyız?” sorusuna yaslayan bir bilimkurgu albümü değil; bilinmeyene duyulan merakın, kozmik yalnızlığın ve insanın kendi küçük dünyasını aşma arzusunun da müzikal karşılığı gibi düşünülebilir. Müzik eleştirmenleri, albümü grubun 2006 çıkışlı efsanevi Black Holes and Revelations albümünün devamı olarak nitelendiriyor. Albüm, dinleyiciyi adeta bir uzay mekiği fırlatılışından derin uzay boşluğuna kadar taşıyan sinematik bir akışla tasarlanmış. Albüm toplam on şarkıdan oluşuyor. Dijital platformlardaki ilk gün dinlenme oranları ve özel renkli plak baskıları ile Muse kendi rekorlarını kırdı. Grubun bu albüm için 2026 sonbaharında başlatacağı dünya turnesinin sahne tasarımı (yine devasa uzay gemileri ve hologramlar içerdiği biliniyor) şimdiden bilet satışlarını patlatmış durumda.
BUTTHOLE SURFERS – After the Astronaut
Gürültü Rock (Noise Rock) / Saykedelik Rock / Deneysel Alternatif Rock
26 Haziran


Butthole Surfers’ın After the Astronaut albümü, Alternatif Rock ve deneysel müzik tarihinin en tuhaf, en gizemli ve hayranlar tarafından adeta “Kutsal Kâse” muamelesi gören kayıp albüm hikâyelerinden biri. Neredeyse 30 yıl aradan sonra gelen bu stüdyo albümü, grubun geçmişindeki yarım kalmış bir sayfayı nihayet tamamlıyor. Grup, 1996 yılında ticari bir patlama yaratan Electriclarryland albümünün, yani meşhur Pepper hitinin yer aldığı çalışmanın ardından, 1998’de After the Astronaut’u kaydetti. Ancak o dönem bağlı oldukları plak şirketi Capitol Records ile yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle albüm yayımlanmadı ve rafa kaldırıldı. Butthole Surfers, daha sonra bu albümdeki bazı şarkıları yeniden kaydedip değiştirerek 2001 tarihli Weird Revolution albümünde kullandı. Buna rağmen ham, Saykedelik yapısını koruyan ve kayıp şarkıları barındıran orijinal After the Astronaut uzun yıllar resmî olarak basılmadı. Sadece internetin ilk dönemlerinde düşük kaliteli bootleg kayıtlar üzerinden hayranlar arasında dolaştı. İşte haziran ayındaki heyecanın nedeni de bu. Alternatif Rock dünyası için After the Astronaut, adeta kayıp bir hazinenin gün yüzüne çıkması anlamına geliyor. Albüm, grubun 80’lerdeki tekinsiz ve rahatsız edici Noise Rock hissiyatını, 90’ların ana akım Alternatif Rock ve Grunge sound’uyla buluşturan tuhaf bir ara bölgede duruyor. Eksiksiz sürümünde toplam on iki şarkı yer alan After the Astronaut, Butthole Surfers hayranlarının yıllardır beklediği o kayıp parçayı tamamlıyor. Albüm, yalnızca nostaljik bir arşiv sürprizi değil; Alternatif Rock tarihinin en acayip gruplarından birinin, zamanında yarım kalmış hikâyesini bugüne taşıyan değerli bir belge niteliği de taşıyor.
TEMMUZ AYINDA ÇIKACAK ALBÜMLER
Önümüzdeki bir ay Rock ve Metal dünyası için kelimenin tam anlamıyla bir “yıldızlar geçidi” olacak gibi duruyor. Hem yaşayan efsanelerin merakla beklenen geri dönüşleri hem de modern sahnenin en güçlü isimlerinin yeni işleriyle dolu dolu geçecek bu dönemin en önemli albümleri çıkış tarihleriyle hazırladık sizler için.
DEEP PURPLE – Splat!
Hard Rock / Classic Rock
3 Temmuz

Hard Rock’ın kurucu babalarından Deep Purple, Temmuz’u Splat! ile açıyor. 2024 tarihli =1’in ardından gelen albüm, grubun ilerleyen dönem enerjisini daha sert bir yere taşımayı başarıyor. Ian Gillan, Roger Glover, Ian Paice, Don Airey ve Simon McBride kadrosu, Bob Ezrin prodüksiyonuyla klasik Deep Purple dinamizmini günümüzün stüdyo parlaklığıyla buluşturuyor. Ayın en güçlü fiziksel satış adaylarından biri.
MOONSPELL – Far from God
Gothic Metal / Dark Metal
3 Temmuz

Portekizli Moonspell, beş yıllık yaratıcı inzivanın ardından Napalm Records etiketiyle Far From God ile dönüyor. Grup bu kez klasik karanlık tarzını, çağdaş ve daha keskin bir prodüksiyonla büyütüyor. Vampirler, romantizm, dramatik klavyeler ve ağır gitarlar, albümü Temmuz’un en güçlü Gothic Metal çalışmalarından biri yapıyor. Grubun albüm ile paylaşımlarından gelen İlk işaretler, Moonspell’in 90’lardaki karanlık zarafetini bugüne taşıyan güçlü bir dönüşe işaret ediyor.
THE ROLLING STONES – Foreign Tongues
Blues Rock / Rock & Roll
10 Temmuz

The Rolling Stones, Hackney Diamonds ile yakaladığı geri dönüş ivmesinin ardından Foreign Tongues ile hız kesmeden yola devam ediyor. Mick Jagger, Keith Richards ve Ronnie Wood’un köklere dönen Rock’n’Roll geçmişi, bu kez konuk isimler ve turne arası yakalanmış canlı bir stüdyo enerjisiyle birleşiyor. Albüm, Stones’un yaş almayan Blues Rock gücünü güncel ama fazla da abartmadan yeniden öne çıkarıyor. Robert Smith ve Paul McCartney gibi konuk adların etrafında büyüyen merak da albümün dört gözle beklenmesine katkıda bulunuyor.
DEVILDRIVER – Strike And Kill
Groove Metal / Melodic Death Metal
10 Temmuz

Dez Fafara liderliğindeki DevilDriver, Strike And Kill ile yaz ortasına sert bir Groove Metal darbesi indirmeye hazırlanıyor. Grubun imzası hâline gelen güçlü riffler, keskin vokaller ve yüksek tempo bu albümde de merkeze yerleşiyor. Melodik Death Metal tarzını Amerikan Metal sertliğiyle birleştiren çalışma, özellikle hızlı, sert ve vurucu şarkılar arayan dinleyicinin radarına girecek gibi görünüyor. Napalm Records’dan çıkacak albüm, yaz festivali sertliğini ev dinlemesine taşıyacak türden, kısa mesafe koşucusu gibi nefesli bir Metal albümü izlenimi veriyor.
JACK WHITE – Frozen Charlotte
Garage Rock / Blues-Rock / Alternatif Rock
10 Temmuz

Jack White, Frozen Charlotte ile temmuz ayının en ters köşe Rock hamlelerinden birini yapmaya hazırlanıyor. The White Stripes sonrası solo kariyerinde ham, kirli ve sinir uçlarına dokunan gitar estetiğinden hiç vazgeçmeyen White, bu albümde de kendi kurallarını koyuyor. Garage Rock, Blues-Rock ve Alternatif Rock türlerini gotik bir gölgeyle birleştiren çalışma, yoğun albümler takvimi içinde daha tekinsiz ve daha kişisel bir patlama olarak öne çıkıyor.
THE PLOT IN YOU – The Volume Series
Metalcore / Alternative Metal
10 Temmuz

The Plot in You, iki yıldır devam ettirdiği a yayılan Volume serisini The Volume Series ile tek bir albümde topluyor. Fearless Records çıkışlı koleksiyon, üçer şarkılık bölümler hâlinde büyüyen dönemi on iki parçalık bütünlüklü bir albüm hissine taşıyor. Landon Tewers’ın kırılgan ama patlayıcı vokali, endüstriyel dokular ve modern Metalcore sertliğiyle birleşiyor.
MOTIONLESS IN WHITE – Decades
Metalcore / Gothic Metal
17 Temmuz

Motionless In White, Decades ile modern Metalcore sahnesindeki sadık dinleyici kitlesini yeniden harekete geçirmeye aday. Grubun teatral Gothic Metal estetiği, endüstriyel dokular ve arena ölçeğinde nakaratlarla birleştiğinde ortaya karanlık ama yüksek enerjili bir tablo çıkıyor. Kariyerinin olgunluk dönemindeki topluluk, geçmişte kurduğu gotik evreni daha parlak, daha saldırgan ve daha geniş kitlelere seslenen bir forma taşıyor. Görsel kimliği kuvvetli olan grup için bu albüm yalnızca ses değil, kostüm, sahne ve karanlık pop kültürle kurulan bütünlüklü bir evren anlamına geliyor.
QUICKSAND – Bring On The Psychics
Post-Hardcore / Alternative Rock
17 Temmuz

90’ların New York Post-Hardcore sahnesinin kilit isimlerinden Quicksand, Bring On The Psychics ile groove yüklü, atmosferik ve sert bir dönüş vadediyor. Walter Schreifels’in çevresinde şekillenen gergin gitar dili, Alternative Rock ile Hardcore kökleri arasında hâlâ kendine özgü bir gerilim kuruyor. Albüm, nostaljiye yaslanmadan 90’ların sinirli damarını bugünün daha karanlık ve olgun sound’uyla buluşturuyor. Albüm, türün eski takipçilerine olduğu kadar daha keskin bir gitar sesi arayan yeni kuşak dinleyicilere de hitap ediyor.
THE MENZINGERS – Everything I Ever Saw
Punk Rock / Heartland Rock
17 Temmuz

Melodik Punk Rock’ın en güçlü hikâye gruplarından The Menzingers, Everything I Ever Saw ile yazın duygusal ama coşkulu bağımsız Rock albümlerinden biriyle geliyor. Grubun şarkılarında her zaman olduğu gibi büyümek, kaybetmek, geriye bakmak ve yine de yola devam etmek var. Heartland Rock sıcaklığıyla Punk Rock enerjisini birleştiren albüm, akılda kalıcı nakaratlar ve iç burkan küçük hikâyeler arayanlara iyi gelecek gibi.
LOATHE – A Stranger to You
Alternative Metal / Shoegaze / Post-Metal
17 Temmuz

Liverpool çıkışlı Loathe, A Stranger to You ile beş yılı aşan bekleyişi bitiriyor. SharpTone Records etiketiyle yayımlanacak albüm, grubun I Let It in and It Took Everything sonrası büyüyen beklentisini doğrudan karşılamaya aday. Sert elektronik katmanlar, Shoegaze sisleri, patlayan riffler ve Kadeem France’ın gerilimli vokali aynı karanlık evrende buluşuyor. Loathe için bu albüm yalnızca dönüş değil; modern Alternative Metal’in nereye gidebileceğini gösteren iddialı bir sınav.
TESLA – Homage
Hard Rock / Classic Rock
17 Temmuz

Kırk yılı aşan Hard Rock yolculuğunun ardından Tesla, Homage ile kendi köklerine dönüyor. Frontiers Music çıkışlı albüm, grubun gençlik yıllarında beslendiği klasik şarkılara bir saygı duruşu niteliğinde. Sam Cooke, Queen, Bob Seger, Supertramp, Lynyrd Skynyrd ve Etta James yorumlarının yanında yeni özgün parça Never Alone da yer alıyor. Homage, bir cover albümünden çok, hafızaları canlandırmayı hedefleyen, sıcak bir Classic Rock selamı.
MADBALL – Not Your Kingdom
NYHC / Punk
24 Temmuz

New York Hardcore sahnesinin en köklü isimlerinden Madball, Not Your Kingdom ile tavizsiz ve doğrudan bir Punk saldırısı hazırlığında. Grubun sokak ruhunu taşıyan dili, politik öfke ve kişisel direnç temalarıyla birleştiğinde ortaya cilasız ama etkisi güçlü bir Hardcore tablo çıkıyor. Freddy Cricien önderliğindeki Madball fazla süslemeden; kısa, sert ve yüz yüze çarpan şarkılarla kitleleri harekete geçirmeyi hedefliyor.
THE HU – Hun
Hunnu Rock / Folk Metal
24 Temmuz

Moğol geleneksel enstrümanları, gırtlak müziği ve Heavy Metal gücünü küresel bir fenomene dönüştüren The HU, Hun ile kendi topraklarının hikayelerini anlatmaya devam ediyor. Grubun Hunnu Rock adını verdiği tarz, savaşçı ritimler, epik koro duygusu ve Folk Metal sertliğiyle benzerlerinde kolayca ayırt ediliyor. Yeni albüm, hem sahne şovlarına yakışacak büyük marşlar hem de kökleriyle kurdukları görkemli bağı derinleştiren parçalar vadediyor.
NORTH SEA ECHOES – How To Cast A Shadow
Progressive Rock / Ambient Rock
24 Temmuz

Fates Warning çevresinden doğan North Sea Echoes, How To Cast A Shadow ile Temmuz’un daha sakin ve atmosferik Progressive Rock albümü adaylarından biri. Ray Alder ve Jim Matheos’un ortaklığı, gösterişli virtüözlükten çok ruh hâli, katman ve melodi üzerine kurulu. Ambient Rock dokuları, karanlık gitar renkleri ve dingin vokal çizgileriyle albüm; teknik gösteriden ziyade gece, gölge ve hafıza duygusunu seven dinleyiciye sesleniyor.
FIVE FINGER DEATH PUNCH – Legacy
Hard Rock / Heavy Metal / Groove Metal
31 Temmuz

Five Finger Death Punch, yirminci yılını Legacy albümü ile kutlamaya hazırlanıyor. Grubun onuncu stüdyo albümü, 31 Temmuz’da dijital olarak yayımlanacak; CD, plak ve kaset baskıları ise eylülde gelecek. Ivan Moody ve Zoltan Bathory eksenindeki kadro, De Oppresso Liber ve Eye of the Storm gibi ilk işaretlerle klasik FFDP formülünü daha güçlü, daha doğrudan ve daha stadyum ölçekli bir hatta taşıyor. Legacy, modern Hard Rock / Heavy Metal listelerinde Temmuz sonunun en büyük hamlelerinden biri olmaya aday.

