“Cuiva Nwalca Carnirasse; Nai Yarvaxea Rasselya! – Uyan zalim Kızılboynuz; boynuzun kana
bulansın!” diye dağlara emirler yağdıran Saruman, yalnızca fantastik dünyaların değil, gerçek
hayatın da en sıra dışı figürlerinden biri değil midir?
Saruman, Kont Dooku, Francisco Scaramanga, Drakula ve hatta Muhammed Ali Cinnah karakterlerine gümüş perdede hayat veren Christopher Lee.
Şöhreti görece geç yakalasa da oyunculuğa gelinceye kadar II. Dünya Savaşı yıllarında istihbaratla bağlantılı görevlerde bulunmuş, Nazi avcılığı operasyonlarına katılmış, opera eğitimi almış ve beş dil konuşan entelektüel bir isim olmayı başarmıştır.

Altmış yılı aşan kariyerinde iki yüz elliden fazla filmde rol alan Lee, Guinness Rekorlar Kitabı’na da bir kaç kategoride (en önemlilerinden biri, şimdilerde Brad Garrett‘a kaptırdığı “Başroldeki En Uzun Boylu Oyuncu” rekoru) giren bir Hollywood yıldızı. Ama biraz karanlık bir yıldız.
Lee‘yi benzersiz kılan, perdedeki karanlık karakterlerle kurduğu derin bağdır: Dracula ile vampir mitolojisini yeniden tanımlar, Yüzüklerin Efendisi evreninde Saruman olarak karanlığın bilgeliğini temsil eder. Büründüğü (yarattığı mı desek?) her karaktere bir Christopher Lee baharatı ekler.
Bütün bu karakterlerin hafif alaycı tavırlarına bir de Lee’nin müzik tutkusu eklenir. Çoğu insanın çoktan sakin bir emeklilik hayali kuracağı yaşlarda, üstelik artık “Sir” unvanını da taşıyan Christopher Lee, Heavy Metal albümleri yayımlamaya karar verir, çeşitli çalışmalara sesiyle katılır.
Özellikle İtalyan Rhapsody of Fire grubuyla yaptığı işlerde o benzersiz, derin sesini epik tarih öykülerine, savaşlara ve karanlık karakterlere taşır.

Vampirlerin gölgesinden büyücülerin kulelerine uzanan bu yolculuk distorsiyonlu gitarlarla birleştiğinde ise sonuç neredeyse kaçınılmazdır: Christopher Lee için Metal Müzik bir “tür” değil, hayatı boyunca içinde dolaştığı bütün o karanlık ve görkemli hikâyelerin doğal uzantısıdır.
Christopher Lee’nin perdede kurduğu karanlık dünya, sonunda sahnede de kendi sesini buldu. Belki de bu yüzden onun hikâyesi hiçbir zaman gerçekten bitmedi. (MA)

