1966-67 yıllarında Rock müzik yalnızca daha yüksek sesli değil, daha tuhaf ve daha deneysel bir yere doğru gidiyordu. Tam da o dönemde piyasaya çıkan ilk Vox Clyde McCoy Wah-wah pedalı aslında gitar için tasarlanmamıştı. Cihazın çıkış fikri, trompetçi Clyde McCoy’nun susturuculu üflemeli tonunu taklit edebilmekti. Fakat pedal kısa süre içinde gitaristlerin eline geçti ve Rock tarihinin yönünü değiştirdi.

Bu pedalı erken keşfeden isimlerden biri Frank Zappa oldu. Sesleri bozmayı, deforme etmeyi ve gitarı alışılmışın dışına taşımayı seven Zappa, Wah-wah efektini adeta deneysel bir oyuncak gibi kullanıyordu. Dönemin mühendislerinden ve gitaristlerinden Del Casher’ın anlattığına göre, Zappa bu yeni efekti çevresindeki müzisyenlere de göstermeye başladı. Bu isimlerin arasında Eric Clapton ve Jimi Hendrix de vardı.
Hikâyenin en büyülü tarafı ise Hendrix’in pedala yaklaşımında ortaya çıktı. Hendrix, Wah-wah’ın içindeki o “insan sesi” hissini hemen fark etti. Pedal artık sadece bir efekt değildi; gitar konuşuyor, ağlıyor, bağırıyor, nefes alıyordu. Çok kısa süre sonra “Burning of the Midnight Lamp”, “Up From the Sky”, “Little Miss Lover” ve özellikle “Voodoo Child (Slight Return)” gibi parçalarda bu sesi gitar tarihini değiştirecek biçimde kullanmaya başladı.

Bugün hâlâ “Zappa Hendrix’e Wah-wah’ı öğretti mi?” sorusunun yüzde yüz belgelenmiş bir cevabı yok. Bu hikâye daha çok dönemin müzisyen çevrelerinden yayılan güçlü bir sözlü tarih anlatısı olarak yaşıyor.
Ama belki de gerçekliğinden daha önemli olan şey, taşıdığı sembolizm. Çünkü Frank Zappa’nın laboratuvar masasındaki mekanik oyuncak, Hendrix’in elinde Psychedelic Rock’ın yaşayan diline dönüştü. (MG)

