Bir Ege şarkısı insanı nerelere götürür? Levent Varlık, çocukluk yıllarında radyoda dinlediği Noble Dame’in peşinden bizi The New York Rock & Roll Ensemble‘ın Reflections albümüne, Manos Hadjidakis‘in bestelerine ve Metin Erksan‘ın Susuz Yaz filmine götürüyor. Yol üzerinde Arif Mardin, Hümeyra, Michael Kamen ve Batman TPAO Orkestrası da karşımıza çıkıyor. Kısacası, Ege’nin iki yakasından başlayan bu müzik yolculuğunda pasaporta ihtiyacınız var mı, emin değiliz; ama iyi bir plak koleksiyonunuz olsa iyi olur.
Ege müziği deyince neler neler geliyor akla… Bizim Çökertme, İzmir türküleri, taverna şarkıları, ilkokulda müsamerede oynayıp söylediğim Harmandalı, karşı yakadan duyduklarım, her ne kadar Kanadalı olsa da Hydra Adası’ndan şarkılar yazan Leonard Cohen, sonra George Dalaras, sadece şu anda aklıma gelenler… Ege müziğiyle ilk ciddi tanışıklığım ise The New York Rock & Roll Ensemble grubunun Noble Dame isimli şarkısıyla olmuştu. Aydın’da doğduğum, uzun süre İzmir ve Bodrum’da yaşadığım için Ege seslerine yabancı değildim, ama 1970’lerde, hatta 60’ların sonlarında, daha ortaokuldayken, Rock’la ilgilenmeye başlamıştım. Noble Dame de 1970’te çıkmıştı ve bir anda radyolarda sık sık çalınmaya başlamış, Hey Dergisi’nde listelere girip üst sıralara kadar yükselmişti. Aslında henüz şarkının Grek müziğiyle ilgisinin farkına da varmamıştım, ama Egeli olmaktan olmalı, müzik çekmişti beni. O zamanlar Hey’de, her hafta, radyoların müzik programlarında çalınacak şarkıların listeleri yayımlanırdı, ben de Noble Dame’in nerede, ne zaman çalınacağını öğrenir, okulda değilsem mutlaka dinlerdim. Şarkı, grubun Reflections isimli albümünde yer alıyordu, ama o yıllarda yaşadığım yerde plakçı olmadığı için ne 45’liği, ne de LP’yi bulabilmiştim. Yıllar sonra dijital çağın başlamasıyla ilk aldığım CD’lerden biri olmuştu.

Plakta Manos Hadjidakis’in on bestesi yer alıyor. Sözler grup üyelerince yazılmış. Grup, aslında bir Soft-Rock grubu olmakla birlikte, Reflections bir film müziği projesi olarak hazırlanmış, ki esas ilginç konu galiba bu.

CD’nin re-issue bookletinden öğrendiğime göre, albüm, Metin Erksan’ın 1960’lar döneminde çektiği Susuz Yaz filminin Amerika’daki gösteriminin soundtracki olması için hazırlanmış. Susuz Yaz, Necati Cumalı’nin romanı üzerine kurgulanmış “solcu” bir film olduğu için Türkiye’de gösterimi ilk yıllarda yasaklanmış. Filmin yapımcısı Ulvi Doğan, Metin Erksan’dan gizli filmi Avrupa’ya kaçırmış, film orada ödüller kazanmış, yapımcı bu kez filmi Amerika’ya götürmüş ve ticari başarı da sağlamak için, üstelik Erksan’ın karşı çıkmasına rağmen, senaryoda değişiklikler yapmış, bu arada filmin ismini ve orijinal müziğini Reflections olarak değiştirmeye karar vermiş, bunun için de Manos Hadjidakis’ten The New York Rock & Roll Ensemble ile bir soundtrack hazırlamasını istemiş. Bunun üzerine Manos ile grup kayıtlara başlamış ve ortaya bu plak çıkmış. Ancak Manos’la filmin yapımcısı arasındaki bazı anlaşmazlıklar sonucu, soundtrack tamamlansa da film hiçbir zaman piyasaya çıkarılmamış. The New York Rock & Roll Ensemble da hazırladığı kayıtları Atlantic Records’a teslim etmiş ve Reflections başlığıyla yayınlanmasını sağlamış.
Albüm, tümü Manos Hadjidakis‘in bestesi olan on şarkıdan oluşuyor, baştan sona Ege tınılarıyla dolu ve barok bir sounda sahip. Sözler ise grup üyelerince yazılmış. Albümde gitar, davul, double bas, bas, klavyeli enstrümanlar, obua, çello ağırlıklı olarak kullanılmış, bazı bölümlerde Yunanlı müzisyenlere de yer verilmiş.
Reflections Amerika’da ilgi görmemiş ve bu yüzden de plak şirketi grupla anlaşmasını yenilememiş, oysa Avrupa ülkelerinde beklenmedik bir başarı sağlamış ve grubun en çok satan plağı olmuş, ancak grup, bu başarının meyvesini toplayamadan, kısa süre sonra dağılmak zorunda kalmış.

Grup üyelerinden obua ve klavyede Michael Kamen film müziği işine girdi, ayrıca David Bowie’yle çalışmalar yaptı, Pink Floyd’un bazı albüm ve konserlerinde, özellikle The Wall’da orkestral düzenlemeleri yaptı ve 2003 yılında aramızdan ayrıldı.
Obua ve çelloda Dorian Rudnytsky müziğe halen Almanya’da devam ediyor, birçok tiyatro oyunu ve müzikal projelerde çalışıyor. Diğer üyeler de zaman zaman çeşitli müzik projelerinde yer almışlar.
Ama, The New York Rock & Roll Ensemble’ın Türkiye’yle tek ilişkisi bu değil. Hümeyra’nın 2000 yılında Ada Müzik’ten çıkan toplama albümü Eski 45’likler’in booklet’inden öğrendiğime göre, şarkıcı Kördüğüm’ü 1969’da New York’ta Atlantic Records’un stüdyolarında, prodüktör Arif Mardin’le kaydetmiş ve enstrümanlar The New York Rock & Roll Ensemble tarafından çalınmış.
Birkaç yıl önce grupla ilgili bilgi bulmak için internette araştırma yaparken Rudnytsky’nin adresini bulup, Reflections’daki hit şarkı Noble Dame’in Türkiye’de çok sevildiğini, tek müzik dergimiz Hey’in 27 Ocak 1971 sayısında “Top 30” listesine on ikinci sıradan girdiğini ve kısa sürede liste başlarına yükseldiğini yazmış, “Top 30” listesinin fotoğrafını göndermiştim. Rudnytsky, Türkiye’de plaklarının yayınlandığından ve listelere girdiğinden daha önce haberi bile olmadığını, çünkü Türkiye’den kendilerine hiçbir telif ücreti gelmediğini, Ahmet Ertegün ve Arif Mardin’in de bundan hiç söz etmediklerini, ama habere çok sevindiğini yazmış, “Keşke Michael Kamen da ölmeden önce bu haberi öğrenebilseydi.” demişti.
Reflections’daki şarkıların çoğunu Manos Hadjidakis ve birçok Yunanlı müzisyen kendi tarzlarında söyledi, Yunanistan’ın sevilen Rock gruplarından Raining Pleasure da 2005’te gene Reflections ismiyle, şarkıların tamamını yorumladıkları bir plak yaptı. Noble Dame Türkiye’de de çok sevildiği için, şarkıyı 1972’de İlhan Telli ve Batman TPAO Orkestrası, (evet, o yıllarda Batman’da bir pop müzik orkestramız vardı ve üstelik de tüm ülkede çok sevilir, dinlenir ve ödüller kazanırdı) Sensizlik ismiyle 45’lik olarak kaydetmişti. Çok da güzel bir yorumdu. 1977’de de Filiz, şarkıyı Yaşanmaz Bu Dünya ismiyle söylemişti. Bu Türkçe versiyonlar da o yıllarda radyolarda sık sık çalardı, sevilirdi.


Aradan yarım asırdan fazla geçse de şimdi The New York Rock & Roll Ensemble’ın Reflections’ını, albümdeki şarkılardan Noble Dame’i, Kemal’i, Orpheus’u, Dedication’ı, Love Her’ü, belki de her zamankinden çok seviyorum.
Kapak fotoğrafı: Nikos D. Karabelas, Actia Nicopolis Vakfı arşivi (CC BY 4.0, düzenlenmiştir)




