Syd Barrett’ın hikâyesi sadece Floydyenlerin değil, her rock dinleyicisinin yüreğini dağlayan bir hikâyedir. Hikâyenin başı da ortası da bellidir: Narin, kırılgan bir adam ve başarılı olmak için her yolu mübah gören bir grup. Sonu ise 1968 tarihli “A Saucerful of Secrets” albümünde yer alan “Jugband Blues” olur. Onsuz yola devam etmeye karar veren Syd Barrett’ın Pink Floyd için yaptığı son parça.
Hem huzurlu hem hüzünlü. Hem orada hem çok uzaklarda. Neşe içinde başlayan parça, ilerledikçe huzursuz bir yalnızlığa evrilir. Geçit törenini andıran bölümler bile tuhaf bir ayrılık hissi yaratır. Barrett’ın sesi sanki odanın içindedir ama aklı çoktan başka diyarlara gitmiştir. Her dizede biraz kabulleniş, biraz kırgınlık sezilir.
Pink Floyd tarihinin belki de en insani parçalarından biridir. Barrett’ın sessizce süzülerek sahneyi terk ettiği; büyük bir kopuşu dramatize etmeden anlattığı, kapıyı çarpmadan veda ettiği parçadır.

