Menüyü kapat

    Bültenimize abone olun

    Stüdyoİmge'de yayınlanan yazıları çıktığı anda e-posta gelen kutunuzda görün.

    Facebook X (Twitter) Instagram
    StüdyoİmgeStüdyoİmge
    Facebook X (Twitter) Instagram Bluesky
    • Yazılar
      1. Güncel
      2. Röportaj
      3. Dosyalar
      4. Konser & Etkinlik
      5. Albümler
      6. Portre
      7. Tümünü gör

      W(HISK)Y, Z Kuşağı

      03.07.2026

      PAUL McCARTNEY ve RINGO STARR: Geçmişle Konuşan İki Çınar

      30.06.2026

      DEEP PURPLE Hâlâ Heyecan Oluşturuyor

      09.06.2026

      DICK PARRY: Pink Floyd’un “Muazzam Güzellik İmzası”

      28.05.2026

      RAINBOW45 RECORDS SALİH: Plaklara Fısıldayan Adam

      05.08.2026

      Bir ACİL SERVİS Hikâyesi: SAMİ ERTAN KIZILTAN

      24.07.2026

      TAMIKREST: Çölün, Şiirin ve Yolculuğun Sesi

      26.06.2026

      KESMEŞEKER: Çünkü Sonunda Şarkılar Kalıyor

      25.06.2026

      ROCK VE BİLİMKURGU. Fantastik Frekanslar

      04.08.2026

      Rock ve Saykedelik Folk’ta Okültizm #3: Hasır Adamın Ateşi

      10.07.2026

      ROCK VE PİYANO: Tuşların Hafızasında Bir Yolculuk

      02.06.2026

      Rock Tarihinde GERÇEK HİKÂYESİ Olan Şarkılar: #2

      18.05.2026

      BBC PROMS: Senfoni Orkestrası Prog Klasikleri Çalarsa!

      28.07.2026

      BEAT İSTANBUL’da: Bir Konser, Sayısız Artçı Sarsıntı ve Üç Yazar

      17.07.2026

      ROBERT PLANT: Meğer Cennete Giden Merdiven Harbiye’den Geçiyormuş

      08.07.2026

      THE GATHERING ve THE PINEAPPLE THIEF: İstanbul’da, Aynı Gecede Mucize Gibi Bir Konser! 

      02.07.2026

      YENİ RAPORU: Rock Aleminin Temmuz ve Ağustos Albümleri

      24.08.2026

      Little White Wonder: BOB DYLAN’ın Beyaz Kapak Ardındaki Hikâyesi

      06.08.2026

      FOREIGN TONGUES: Üç Kuşağı Sallayan, Taşları Hâlâ Yuvarlayan Albüm

      29.07.2026

      Aurora. YES mi? EVET!

      20.07.2026

      Tez-Antitez: PINK FLOYD

      27.07.2026

      Rock Müziğin En Leziz Hali: GRUP HARDAL

      23.07.2026

      İSKENDER PAYDAŞ: Bir Ses Mimarı

      21.07.2026

      SOUTHERN PACIFIC ve 80’ler

      13.07.2026

      YENİ RAPORU: Rock Aleminin Temmuz ve Ağustos Albümleri

      24.08.2026

      Little White Wonder: BOB DYLAN’ın Beyaz Kapak Ardındaki Hikâyesi

      06.08.2026

      RAINBOW45 RECORDS SALİH: Plaklara Fısıldayan Adam

      05.08.2026

      ROCK VE BİLİMKURGU. Fantastik Frekanslar

      04.08.2026
    • Anasahne
    • Yazılar
      1. Güncel
      2. Konser & Etkinlik
      3. Albümler
      4. Biyografi
      5. Portre
      6. Eski Sayılar
      7. Tümünü gör

      W(HISK)Y, Z Kuşağı

      03.07.2026

      PAUL McCARTNEY ve RINGO STARR: Geçmişle Konuşan İki Çınar

      30.06.2026

      DEEP PURPLE Hâlâ Heyecan Oluşturuyor

      09.06.2026

      DICK PARRY: Pink Floyd’un “Muazzam Güzellik İmzası”

      28.05.2026

      BBC PROMS: Senfoni Orkestrası Prog Klasikleri Çalarsa!

      28.07.2026

      BEAT İSTANBUL’da: Bir Konser, Sayısız Artçı Sarsıntı ve Üç Yazar

      17.07.2026

      ROBERT PLANT: Meğer Cennete Giden Merdiven Harbiye’den Geçiyormuş

      08.07.2026

      THE GATHERING ve THE PINEAPPLE THIEF: İstanbul’da, Aynı Gecede Mucize Gibi Bir Konser! 

      02.07.2026

      YENİ RAPORU: Rock Aleminin Temmuz ve Ağustos Albümleri

      24.08.2026

      Little White Wonder: BOB DYLAN’ın Beyaz Kapak Ardındaki Hikâyesi

      06.08.2026

      FOREIGN TONGUES: Üç Kuşağı Sallayan, Taşları Hâlâ Yuvarlayan Albüm

      29.07.2026

      Aurora. YES mi? EVET!

      20.07.2026

      FLÖRT ve Müzikal Yolculuğu. Üç İsim, Dört Mevsim

      08.05.2026

      Sandy Denny: Eski Moda Bir Vals Gibi

      10.02.2026

      Tünay Akdeniz: Türk Punk’ın Babası

      21.01.2026

      Skip Spence: Kayıp Ruhun Yolculuğu

      17.11.2025

      Tez-Antitez: PINK FLOYD

      27.07.2026

      Rock Müziğin En Leziz Hali: GRUP HARDAL

      23.07.2026

      İSKENDER PAYDAŞ: Bir Ses Mimarı

      21.07.2026

      SOUTHERN PACIFIC ve 80’ler

      13.07.2026

      İLHAN İREM: Analog Bir Sabır, Kristal Bir Varoluş

      01.04.2026

      Cem Karaca: Dervişan Yeniden Doğuyor

      10.02.2026

      Pearl Jam: Eski Müziğin Yeni Ruhu

      20.11.2025

      David Bowie: Dünyaya Düşen Adam

      12.11.2025

      YENİ RAPORU: Rock Aleminin Temmuz ve Ağustos Albümleri

      24.08.2026

      Little White Wonder: BOB DYLAN’ın Beyaz Kapak Ardındaki Hikâyesi

      06.08.2026

      RAINBOW45 RECORDS SALİH: Plaklara Fısıldayan Adam

      05.08.2026

      ROCK VE BİLİMKURGU. Fantastik Frekanslar

      04.08.2026
    • Dosyalar
    • Röportajlar
    • N’olmuş?
    • Künye
    • Podcast
      • Spotify
      • Apple Podcasts
      • YouTube
    StüdyoİmgeStüdyoİmge
    Ana sayfa»Albümler»Yeni Raporu»YENİ RAPORU: Rock Aleminin Temmuz ve Ağustos Albümleri
    Yeni Raporu

    YENİ RAPORU: Rock Aleminin Temmuz ve Ağustos Albümleri

    Stüdyoİmge'nin radarına takılan "yeni çıkmış" ve "çıkacak" albümleri her ay masaya yatırmaya devam ediyoruz. Ağustos ayı raporunun kalemini Recep Karaş, Levent Erseven ve Meral Akman tuttu.
    StüdyoİmgeStüdyoİmge24.08.202640 dakikalık okuma
    Paylaş
    Facebook Twitter WhatsApp Email Bağlantıyı kopyala

    Temmuz ayında, Rock/Metal dünyasında, emektar rockçıların dört gözle beklenen geri dönüşleri, ’60’lardan, ’80’lerden, ’90’lardan Rock ve Metal sanatçılarının hem kendi kuşaklarının hem de yeni nesil dinleyicilerin beğenisini kazanan albümler sahnede yerini aldı. Fiziki satışlarda, dijital akış kanallarında (streaming) ve müzik basınında Temmuz ayına damgasını vuran albümler şunlar.

    TEMMUZ AYINDA ÇIKAN ALBÜMLER

    DEEP PURPLE – Splat!

    Hard Rock
    3 Temmuz

    Rock tarihinin tartışmasız en önemli birkaç grubundan biri, bu müziğe şekil veren öncülerin birlikteliği. Hard Rock ve Heavy Metal’e varan yolların taşlarını döşeyen öncülerden biri. Sansasyonel birlikteliklerle anılan bir grup. Örneğin herhangi bir üyesinin yerini pek rahatlıkla bir başka önemli isimle doldurabilmiş, ara ara yaşadıkları duraklamalara rağmen daima geri gelmeyi becerebilmiş bir grup. Deep Purple her türlü koşulda ayakta kalmayı başarabiliyor.

    2022’de Steve Morse’un sağlık sorunları yaşayan eşinin yanında olabilmek için gruptan ayrılmasıyla, boşalan koltuğa gelen Simon McBride’ın bayrağı devralmakta zorlanmaması buna en son örnek. Deep Purple sıfır kilometre yeni albümü Splat! ile hayranlarını hayal kırıklığına uğratacakmış gibi görünmüyor. Tuşlarla aşk yaşayan Don Airey değil de Jon Lord sanki. Grup üyelerinin aralarındaki enstrüman atışmaları bildiğiniz gibi. Grup rüştünü ispatlamıyor, yukarıdan aşağıyı izliyor.

    Bir önceki konsept odaklı ve nispeten temkinli albümleri =1 ile kıyaslandığında Splat!, grubun 1970’lerdeki Machine Head döneminde yakaladığı o dizginlenemez, doğaçlamaya dayalı ve yüksek tempolu canlı sahne enerjisine çok daha yakın duruyor. Gitarist Simon McBride’ın gruba getirdiği taze kan ile Don Airey’nin klasik org tonlarının muazzam uyumu, grubun 1980’li ve 1990’lı yıllardaki daha cilalı Hard Rock tonlarından sıyrıldığı organik ve vurucu bir sound elde etmesini sağlamış.

    Albüm Ian Gillan’ın zamana meydan okuyan vokaline tanık olduğumuz, grubun teknik yetkinliğinin halen zirvede olduğunu kanıtlayan parçalardan oluşuyor. Dikkatimizi çeken parçalar: Arrogant Boy, The Rider, Sacred Land, Guilt Trippin’… Elbette bunlar bizim dikkatimizi çekenler… Splat!, yaşlanmayan bir efsanenin geçmişine saygı gösterisinde bulunurken, günümüzün prodüksiyon imkânlarının nostalji tuzağına düşmeden kullanılabileceğinin en somut kanıtı.

    Albüm, Birleşik Krallık’ta Official Albums Chart’ta on ikinci, Official Rock & Metal Albums Chart’ta birinci sıraya yükseldi.

    MOONSPELL – Far from God

    Gothic Metal / Doom Metal / Melodic Death Metal
    3 Temmuz

    Moonspell, 1990’ların başlarından bu yana aşina olduğumuz bir grup. Portekiz’in Fado ile yoğrulmuş bağrından çıkıp gelen Moonspell, sadece Portekiz’de değil, ülke dışında da hatırı sayılır bir dinleyici kitlesine ulaşabilmiş bir Gotik/Dark Metal sentezi… Mistik temaları, edebî derinliği ve Akdeniz melankolisini Metalle harmanlayan bu nev-i şahsına münhasır grubun yeni albümü Far from God, orijinal davulcuları Miguel “Mike” Gaspar’ın ardından gruba dâhil olan Hugo Ribeiro ile kaydettikleri ikinci albüm. Fernando Ribeiro’yla bir yakınlığı yok bu arada… Bu son albüm, önceki çalışmaları Hermitage ve 1755’e kıyasla grubun kültleşmiş başyapıtları Irreligious ve Wolfheart döneminin daha çiğ, karanlık, romantik ve gitar odaklı Gotik atmosferine dönüşü temsil ediyor.

    Fernando Ribeiro’nun bir yanda fısıltılı ve tok bariton vokalleri, diğer yanda ise yırtıcı brutal çıkışları albümün teatral ve tekinsiz havasını zirveye taşıyor. Sound açısından albüm, ağır doom ritimleri ile 1980’lerin Gothic Rock klavye astarları ve sert Metal riffleriyle kusursuz bir dengede buluşturuyor.
    Albüme adını veren parça Far from God, aynı zamanda albümün lokomotifi. Uyuşturucu etkisi yapan bas hatları üzerine binen melankolik gitar melodileri, korolar dinleyiciyi anında yakalayıp parçayı bir Gotik Metal marşına dönüştürüyor. Albüm temposu ve klavye astarlarıyla grubun 1990’lardaki dinamizmini günümüzün prodüksiyon zenginliğiyle buluşturuyor. Aynı zamanda, senfonik şovlara veya karmaşık konseptlere ihtiyaç duymadan da Gotik metalin eteklerinde neden hâlâ cirit attığının cevabını veren, son derece tekinsiz, sürükleyici ve atmosferik bir çalışma.

    Albüm, Birleşik Krallık’ta Official Album Downloads Chart’ta 89., Official Independent Albums Chart’ta 41. ve Official Independent Album Breakers Chart’ta yedinci sıraya yükseldi.

    JACK WHITE – Frozen Charlotte

    Blues Rock / Garage Rock Revival / Alternative Rock / Punk Blues / Experimental Rock
    10 Temmuz

    Jack White, Alternatif müzik dünyasının yönünü belirleyen yetenekli, vizyoner bir müzisyen, şarkı yazarı, prodüktör ve gitarist. Müziği temelde Garage Rock, Blues Rock ve Alternatif Rock ekseninde şekilleniyor. Vintage ve ham sesi sevdiğinden, eski model amfileri, analog ekipmanları ve canlı performans dinamiklerini tercih eder. Agresif bir gitar tekniği, çiğ ve dinamik sololar belirleyici özelliklerindendir. Bunun dışında görselliğe de çok önem verir. Onun evreninde renklerin ve eski tarz kıyafetlerin yeri ve önemi büyüktür. Tüm bu özellikler, onun Modern Rock tarihinin en önemli figürlerinden birine dönüşmesini sağlamıştır.
    Jack White’ı ilk olarak White Stripes ile duyduk. 1990’ların sonu, 2000’lerin başında The White Stripes ile kaybolmaya yüz tutan Garage Rock ve analog Blues ruhunu yeniden canlandıran anahtar figür oldu. Sadece bir müzisyen değil, aynı zamanda kurduğu Third Man Records plak şirketiyle plak kültürünün (vinyl) küresel çapta yeniden doğmasında ve korunmasında devasa bir rol oynamıştır. Modern Rock müziğin son “klasik ve ikonik” Rock starlarından biri olarak kabul ediliyor.

    10 Temmuz 2026’da dinleyiciyle buluşan yeni albümü Frozen Charlotte, sanatçının bir önceki çalışması No Name’de yeniden alevlenen hırçın, cilasız ve amfileri zorlayan gitar yaklaşımını sürdürüyor; yer yer daha da yoğunlaştırıyor. Akustik bir geri çekilmeden çok Garage Rock, Punk Blues ve Deneysel dokuların birbirine çarptığı ham, huzursuz ve yüksek enerjili bir çalışma. Albümle aynı adı taşıyan bir parça bulunmuyor; çıkış teklisi Dollar Bill. Açılıştaki G.O.D. and the Broken Ribs’ten kapanıştaki Neighbors Blues’a kadar analog kayıt hissi, kirli org tonları ve ani tempo değişimleri belirgin.

    Albüm, ABD’de Billboard 200 listesinde 32., Birleşik Krallık’ta Official Albums Chart’ta 29. sıraya yükseldi.
    Öne çıkan parçalar ise şöyle: G.O.D. and the Broken Ribs, org ve sert gitar rifflerinin ön planda olduğu son derece dinamik bir parça.

    Dollar Bill, tempolu ve akılda kalıcı gitar melodileriyle dikkati çekiyor.

    Derecho Demonico, canlı performans havası ve hırçın ritim yapısıyla öne çıkıyor.

    You’ll Never Fix Me, Hammond org tonlarının ve agresif gitar sololarının en iyi harmanlandığı, dinleyicilerin ve eleştirmenlerin en beğendiği parçalardan biri.

    Neighbors Blues, albümün kapanış parçası. Epik gitar soloları ve jam atmosferiyle dikkat çekiyor.

    THE ROLLING STONES – Foreign Tongues

    Rock / Blues
    10 Temmuz

    1962’de kurulan ve altmış yılı aşkın süredir Rock and Roll müziğin canlı tanığı, belirleyicisi ve simgesi kabul edilen The Rolling Stones, türün estetik ve kültürel standartlarını çizen en köklü ekiptir. Bir başka deyişle, Rock’ı tanımlayan o sert ve ritim ağırlıklı sound’un öncülüğünü yaptı.

    Grubun yeni albümü Foreign Tongues, eleştirmenlerden tam not alan bir önceki stüdyo albümleri Hackney Diamonds’a kıyasla daha salaş, Blues köklerine sadık ve yer yer Amerikan dokunuşları barındıran bir soundda ilerliyor. Hackney Diamonds’ın cilalı, modern stüdyo prodüksiyonu ve radyo dostu yapısının aksine bu yeni çalışma, grubun 1970’lerin başında yayınladığı Exile on Main St. dönemindeki o kirli, samimi, garaj kayıtlarını andıran canlı hissi günümüze taşıyor.

    Mick Jagger’ın zamana meydan okuyan dinamik vokal performansı ve Keith Richards’ın imza niteliğindeki açık akort gitar riffleri, albümün omurgasını oluşturuyor. Albümde Foreign Tongues adlı bir parça bulunmuyor; ilk duyuru, In the Stars ve Rough and Twisted’ın çift A yüzlü tekli olarak yayımlanmasıyla yapıldı. Albümün temposunu düşüren ve “Gutter Poetry” nitelikleri taşıyan parçalar, yaslandıkları piyano akorları ve arka vokalleriyle grubun melankolik yönünü de ortaya çıkarıyor. Davul kayıtlarının doğallığı ve bas tonlarının dolgunluğu, dijital desteklere yaslanmadan da devasa bir sound üretilebileceğini göstermesi açısından değerli. Foreign Tongues, bir efsanenin geçmişini taklit etmek yerine Rock and Roll’un özündeki ham ve tutkulu ruhu 2026 koşullarında dinleyiciye sunmanın güzel bir örneği.

    Gelelim öne çıkan parçalarla kulaklarımıza takılanlara…

    Sokak Şiirselliği (Gutter Poetry) havasını taşıyan parçalar:

    Rough and Twisted: Albüm duyurulmadan önce grubun 1970’lerde gizli konserlerinde kullandığı “The Cockroaches” takma adıyla sınırlı sayıda plak olarak çıkardığı parça. Hem arka plana yayılan gitar amfilerinin kirli tonlarıyla hem de sözsel olarak tam bir “sokak/gece hayatı” anlatısına sahip.

    Jealous Lover: Keith Richards’ın ikonik ve pürüzlü gitar riffleriyle örülü, grubun klasik “dirty Rock ‘n’ Roll” damarını canlı tutan hırçın şarkılardan biri.

    Hit Me in the Head: Sadece 3 dakikaya yakın süresiyle albümün en kısa, en tempolu ve ham garaj Rock enerjisine sahip parçası.

    You Know I’m No Good: Amy Winehouse’ın şarkısına The Rolling Stones dokunuşu. Parça tam anlamıyla seviye atlamış diyebiliriz.

    “Synth Pad” kullanımı: Bu satırları yazan kişi “astar” sözcüğünü seçti. Astarlar (arkada uzayıp giden atmosferik sesler) açısından bakacak olursak:

    Divine Intervention: Konuk sanatçı olarak Robert Smith (The Cure) ve klavyede Steve Winwood’un katkı verdiği bu parçada, arkada uzayıp giden Gotik ve karanlık klavye astarları şarkıya alışılmadık bir derinlik katıyor.

    Side Effects: Synth ve perküsyon dokularıyla arka planda zengin bir ses zemini oluşturan modern bir Stones denemesi.

    Some of Us’ta Bob Dylan çağrışımı… Keith Richards’ın lead vokale geçtiği bu şarkıda Jagger arka planda. Richards’ın yaşlandıkça daha pürüzlü, derin, biraz kırılgan ve yaşanmışlık izleri taşıyan vokal tarzı (buna gruff/fragile vocal deniyormuş), tam da Bob Dylan’ın son dönem albümlerindeki “yaşlı halk ozanı” anlatıcılığını çağrıştırıyor. Aynı zamanda Gospel ve kırık bir balad havası da veren parçada arka planda uzayıp giden org ve Gospel dokuları, Bob Dylan’ın 1970’lerdeki Folk-Rock ve Gospel dönemlerini hatırlatan bir zemin yaratıyor.

    Özetle albüm, hem o eski “kirli ve sokak ağzı” Rock ruhunu koruyor hem de klavye katmanlarıyla zenginleştirilmiş modern dokular barındırıyor.

    Albüm, Birleşik Krallık’ta Official Albums Chart’a 1. sıradan giriş yaptı ve The Rolling Stones’un bu ülkedeki 15. liste başı albümü oldu.

    DEVILDRIVER – Strike and Kill

    Groove Metal / Melodic Death Metal
    10 Temmuz

    Coal Chamber’ın solisti Dez Fafara, 2002’de daha sert bir müzikal yön arayışıyla DevilDriver’ı kurdu. Kuruluşundan itibaren grup, modern Metal sahnesinin en istikrarlı, agresif ve enerjik ekiplerinden biri olarak Groove Metal ile Melodik Death Metal sınırında kendine sağlam bir yer edindi. Özellikle canlı performanslarındaki devasa “circle pit” rutinleriyle tanındı.

    Grubun ilk adı Deathride idi. Ancak aynı adı kullanan başka oluşumların bulunması ve isim hakkı sorunları nedeniyle adlarını doğrudan DevilDriver olarak değiştirdiler. “Devil driver” terimi, İtalyan cadılık geleneğinde kötü ruhları uzaklaştırmak için kullanılan çanları ifade ediyor. Grup, logosu olarak da dinî ve otoriter kabulleri sorgulama fikriyle ilişkilendirdiği “Cross of Confusion” sembolünü benimsedi.

    Roadrunner’dan çıkan ilk albümleri DevilDriver (2003), sert ve hırçın vokalleriyle dikkat çekerken, I Could Care Less ve Meet the Wretched parçaları grubun marşları hâline geldi. İkinci albümleri The Fury of Our Maker’s Hand (2005), kimliklerinin iyice oturduğu ve gruba büyük övgüler getiren bir albüm oldu. Grubun altın çağı ise 2007-2014 yılları arasındaydı. Bu dönem, grup açısından tam bir festival çılgınlığı dönemiydi. The Last Kind Words (2007) albümüyle beraber Wacken, Graspop gibi büyük festivallerin ana sahnesine terfi ettiler ve alametifarikaları hâline gelecek devasa “circle pit”leri tanıtmaya başladılar. Hızlı riffler, ikili gitar melodileri ve agresif double-bass davul ritimleri grubun imzası hâline geldiği en verimli dönemlerinde sırasıyla Pray for Villains (2009), Beast (2011) ve Winter Kills (2013) albümlerini yayımladılar. 2014-2019 yılları arasında çeşitli kadro değişiklikleri ve yeniden yapılanma çabalarıyla hatırlanırken, 2020’den itibaren birbirinin devamı olan iki konsept albüm yaptılar.

    Grubun son çalışması Strike and Kill, 2023 çıkışlı Dealing with Demons Vol. 2 albümündeki atmosferik ve Deneysel arayışlardan sıyrılarak grubun kült albümü The Last Kind Words dönemindeki o amansız, aralıksız ve agresif ritim tempolarına doğrudan bir geri dönüşü temsil ediyor. Sound açısından prodüksiyonda dijital temizlik yerine daha organik, gürültülü gitar tonları ve devasa bir bas varlığı tercih edilmiş. Fafara’nın karakteristik, yırtıcı vokalleri albümün her saniyesinde baskın bir güç olarak öne çıkarken, davul kayıtlarındaki hızlı vuruş ve çift bas davul kullanımı albüme muazzam bir ivme kazandırıyor. Albümün dinamizmini belirleyen ve öne çıkan parçalar arasında yer alan albümle aynı adlı Strike and Kill şarkısı, ilk andan itibaren insanı çarpan agresif gitar rifflerinin yanında, dinleyiciyi yerinde durdurmayacak ve bir Metal konserinde herkesi birbirine katacak kadar yüksek tempolu/vurucu bir ritim yapısına sahiptir. Dealing with Demons serisinin melankolik havasına kıyasla çok daha doğrudan, tavizsiz ve tavırlı bir tınıya sahip olan bu albüm, DevilDriver’ın modern Metal sahnesindeki en sert ve odaklanmış işlerinden biri olarak diskografideki yerini alıyor.

    Albüm, Birleşik Krallık’ta Official Albums Sales Chart’ta 66., Official Album Downloads Chart’ta 37., Official Physical Albums Chart’ta 75., Official Rock & Metal Albums Chart’ta 12., Official Independent Albums Chart’ta 23. ve Official Independent Album Breakers Chart’ta 4. sıraya yükseldi.

    THE PLOT IN YOU – The Plot in You (The Volumes Series)

    Metalcore / Post Hardcore
    10 Temmuz

    Amerikalı The Plot in You, Metalcore sahnesinin en karakteristik ve dönüştürücü gruplarından biridir. Kariyerine son derece sert ve hırçın bir Metalcore/Deathcore grubu olarak başlayan ekip, zamanla Elektro-Rock, Post Hardcore ve Alternatif Metal ögelerini harmanlayarak kendilerine has, karanlık ve duygusal bir sound yakalamıştır.

    Grup 2010’da daha önce Before Their Eyes grubunun gitaristi olan Landon Tewers önderliğinde Ohio’da kuruldu. İlk iki albümleri First Born (2011) ve Could You Watch Your Child Burn (2013) ile hemen çıkış yakaladılar. Bu dönem müzikleri; aşırı sert vokaller, sert ‘breakdown’lar (yavaşlama diyebiliriz) ve koyu, kasvet uyandıran temalardan oluşan Metalcore/Deathcore çizgisindeydi.

    Ancak 2015’ten sonra bir kırılma yaşadılar ve tarzlarında değişikliğe gittiler. 2015’te yayınlanan Happiness in Self Destruction grubun müzikal evrimindeki kilometre taşı oldu. Sert ritimleri, melodik ve atmosferik öğelerle süslemeye başladılar. Tewers’ın kişisel yaşantısından yola çıkan bağımlılık, depresyon ve iç/dış kişisel hesaplaşmaları da grubun dinleyiciyle olan bağını güçlendirmeye yaramıştı.

    2018’deki Dispose ise grubun yeniden doğuşu gibiydi. Grup eski sert çizgisinden sıyrılıp Alternatif metale geçiş yaptığı ve elektronik altyapılara yer verdiği bir başyapıta imza atmıştı. Özellikle Feel Nothing dijital platformlarda ve sosyal medya mecralarında patlama yaparak milyonlarca dinleme sayısına ulaştı. Aynı zamanda bu parça, grubun dünya çapında geniş bir hayran kitlesi kazanmasına vesile oldu. 2021’de yayınlanan Swan Song bir başka değişime ev sahipliği yaptı. Bu kez, Elektro-Rock tınılarının heavy gitar tonlarıyla harmanlandığı, atmosferik vokalleri ve derin bas katmanlarını bünyesinde barındıran daha olgun bir çalışma ortaya çıktı.

    Ve artık günümüzdeyiz. 2023-2026 yılları boyunca dört üç şarkılık bölüm hâlinde tasarlanan Volume serisinin 12 parçası, 10 Temmuz 2026’da yayımlanan The Plot In You albümünde bir araya getirildi. Öne çıkan parçalar arasında Left Behind, Closure, Divide, You Get One ve Carved yer alıyor.

    Albümün genel sound yapısı, geleneksel sertlik anlayışını yalnızca fiziksel hırpalayıcılık üzerinden değil, dinleyicide bıraktığı psikolojik ve duygusal derinlik üzerinden kuruyor. The Volumes Series, Metalcore sınırlarını Post Metal ve Alternatif Rock doğrultusunda genişleten grubun müzikal olgunluk belgesi niteliğinde.

    Albüm, Volume döneminde parça parça yayımlanan 12 şarkıyı ilk kez tek bir fiziksel ve dijital albüm altında topladı.

    MOTIONLESS IN WHITE – Decades

    Metalcore / Gothic Metal / Industrial Metal / Nu Metal
    17 Temmuz

    2005 yılında Scranton, Pennsylvania’da kurulan Motionless in White (MIW), vokalist ve ana vizyoner Chris “Motionless” Cerulli liderliğinde müzik yolculuğuna başladı. Gotik estetiği, Endüstriyel Metal dokularını ve agresif Metalcore ögelerini harmanlayan grup, 2010 yılında yayımladıkları debut albümleri Creatures ile sahneye damgasını vurdu. Yıllar içinde Infamous (2012), Reincarnate (2014), Roadrunner Records etiketiyle çıkan Graveyard Shift (2017) ve Disguise (2019) gibi başarılı albümlerle kitlesini hızla büyüttü. 2022’deki Scoring the End of the World albümüyle küresel çapta büyük ticari başarı yakalayan MIW, modern Heavy Metal sahnesinin en istikrarlı ve yenilikçi gruplarından biri haline geldi.

    Son albüm Decades (2026) grubun 20. kuruluş yıl dönümüne ithafen 17 Temmuz 2026’da Roadrunner Records aracılığıyla dinleyicilerle buluştu. MIW’ın geçmişten günümüze taşıdığı tüm müzikal stillerin bir kutlaması niteliğindeki albümün yapımcıları Drew Fulk ve Justin DeBlieck’tir. 14 parçalık albüm, grubun sert tonlarını elektronik ve Endüstriyel öğelerle harmanlıyor.

    Albüme adını veren Decades, grubun 20 yıllık direnişini ve evrimini temsil eden agresif bir marş gibi. Patlayıcı davul ritimleri ve koro vokalleriyle albümün temposunu baştan belirliyor. Albüm döneminin erken teklilerinden Afraid of the Dark, yüksek enerjili Elektro-Metalcore yapısı ve akılda kalıcı nakaratıyla öne çıkıyor. R.I.P.’te Skylar Grey, Playing God’da Corey Taylor konuk vokalde yer alıyor. Blood Rave’de Dark Divine vokalisti Anthony Martinez’in katkısı duyulurken, Corey Hart’ın 1980’ler klasiği Sunglasses at Night’a yapılan Endüstriyel Metal yorumu gruba özgü karanlık ve eğlenceli bir dokunuş sunuyor.

    Decades, dijital akış platformlarının yanı sıra CD, kaset, plak ve dijital indirme formatlarında satışa sunuldu. Albüm, ABD’de Billboard 200 listesinde 15. sıraya yükseldi. Birleşik Krallık’ta ise Official Albums Chart’ta 31., Official Albums Sales Chart’ta 8., Official Album Downloads Chart’ta 5., Official Physical Albums Chart’ta 9. ve Official Rock & Metal Albums Chart’ta 1. sıraya yerleşti. Afraid of the Dark ise Billboard Hot Hard Rock Songs listesinde 1. sıraya yükselerek grubun bu listedeki ilk zirvesi oldu.

    QUICKSAND – Bring on the Psychics

    Post Hardcore / Alternative Metal
    17 Temmuz

    Quicksand, solist/gitarist Walter Schreifels (Gorilla Biscuits), basçı Sergio Vega, davulcu Alan Cage ve gitarist Tom Capone tarafından 1990 yılında New York’ta kuruldu. New York Hardcore sahnesinden beslenen ancak bunu Alternatif Rock ve gürültülü ritimlerle harmanlayan grup, 1990’lı yılların Alternatif müzik rüzgarına yön veren en kritik gruplardan biri oldu. 1993 tarihli debut albümleri Slip ve ardından gelen 1995 yapımı Manic Compression, günümüzde Deftones ve At the Drive-In gibi dev gruplara ilham kaynağı olmuş kült klasikler olarak kabul edilir. Dağılmalar ve uzun araların ardından 2012’de tekrar bir araya gelen grup, Interiors (2017) ve Distant Populations (2021) albümleriyle olgunluk dönemine girdi.

    Grubun 17 Temmuz 2026’da Equal Vision Records etiketiyle dinleyicilere sunduğu Bring On The Psychics, grubun köklerindeki agresif riff yapısını daha derli toplu ve dinamik bir Post Hardcore atmosferiyle sunuyor. Albüm, grubun otuz yılı aşan sound birikimini sade ama vurucu 10 parçayla paylaşıyor.

    Albümün çıkış teklisi olan Get to It, Alan Cage’in ritmik davul altyapısı ve Walter Schreifels’ın karakterize vokaliyle grubun klasik 1990’lar enerjisini 2020’lere taşıyor. Tempolu ritimleri ve dinleyiciyi anında yakalayan gitar tonlarıyla Cool Guy, albümün en dinamik ve canlı performans parçalarından biri.

    Regenerate, bas gitarist Sergio Vega’nın öne çıktığı, karanlık melodik çizgisi ve hipnotik yapısıyla grubun Shoegaze (yoğun gitar efektleri ve puslu vokal katmanlarıyla rüya gibi bir atmosfer yaratan, müzisyenlerin sahnede gösterişten uzak ve içe dönük bir tavırla ürettiği psikedelik ve atmosferik bir Alternatif Rock türü) ve Alternatif Rock sularında gezindiği bir çalışma. Ağır rifflerin atmosferik gitar katmanlarıyla buluştuğu Crystallize, grubun duygusal derinliği yüksek parçalarından biri. In Full Color ise akıcı temposu ve Schreifels’ın melodik vokalleriyle grubun olgun dönem sound’unu en net yansıtan kapanışa yakın eserlerden.

    Bring On The Psychics, Equal Vision Records aracılığıyla dijital platformların yanı sıra renkli plak, CD ve dijital indirme formatlarında müzikseverlerle buluştu. Albüm, Birleşik Krallık’ta Official Album Downloads Chart’a 62. sıradan giriş yaptı.

    THE MENZINGERS – Everything I Ever Saw

    Punk Rock
    17 Temmuz

    Scranton, Pennsylvania Punk Rock sahnesinin hikâye anlatıcısı devi The Menzingers, 17 Temmuz 2026’da yayımladığı Everything I Ever Saw albümüyle gerçek ve taze bir işe imza attı. 2006 yılında Scranton’da kurulan The Menzingers; vokalist/gitaristler Greg Barnett ve Tom May, basçı Eric Keen ve davulcu Joe Godino dörtlüsünden oluşuyor. Ska-Punk kökenli ilk denemelerinden sonra melankolik, hikâye odaklı ve enerjik Punk Rock sularına yelken açtılar. 2007’deki çıkış albümleri A Lesson in the Abuse of Information Technology ve 2010 yapımı Chamberlain Waits ile dikkat çeken grup, 2012 tarihli On the Impossible Past albümüyle türün klasikleri arasına girdi. Rented World (2014), otuzlu yaşların eşiğindeki sancıları anlatan After the Party (2017), Hello Exile (2019) ve Some of It Was True (2023) ile büyüme, olgunlaşma, geçmişe duyulan özlem ve hayatın değişen gerçeklerini anlatmada usta bir Punk Rock devine dönüştüler.

    Grubun 20. yılına yaklaşırken Epitaph Records etiketiyle çıkardığı Everything I Ever Saw, iki ana vokalist Greg Barnett ve Tom May’in farklı ama kesişen yetişkinlik deneyimlerini; evlilik, ebeveynlik, ayrılık ve yeniden başlama temaları üzerinden merkezine alıyor. Öne çıkan parçalar şöyle: Albümün ilk teklilerinden ve klasik Menzingers marşı niteliğindeki Chance Encounters’da nostaljik gitarlar ve akılda kalıcı nakaratlar ön plana çıkıyor. Better Angels, Bruce Springsteen esintili melodik tonlar ve romantik Punk enerjisi barındıran büyüleyici bir parça. Romanticism, grubun ikonik Sun Hotel şarkısındaki Leonard Cohen göndermelerine yıllar sonra selam çakan, nostalji ile modernitenin çatıştığı bir eser. Other People’s Money, şehir hayatını, ekonomik sürüklenmeyi ve sınıf hissini Tom May’in pürüzlü, karakteristik vokalleri üzerinden anlatan dinamik bir Punk parçası. Gasoline & Matches, orta tempolu bas altyapısıyla başlayan, nakarata doğru duygusal patlamalar yaşayan katmanlı bir çalışma. The Fool, albümün en Deneysel ve farklı şarkısı. When She Enters My Dreams, Greg Barnett’ın 2010 tarihli Time Tables parçasına yıllar sonra attığı bir devam düğümü; olgun aşkın ve kırılganlığın ifadesi. Albüme adını veren final parçası Everything I Ever Saw, geçmişin ve geleceğin muhasebesini yapıp umut dolu bir veda tablosu çiziyor.

    Everything I Ever Saw, Epitaph Records aracılığıyla dijital platformların yanı sıra sınırlı sayıda plak, CD ve kaset formatlarında satışa sunuldu. Albüm, Birleşik Krallık’ta Official Albums Sales Chart’ta 45., Official Album Downloads Chart’ta 23., Official Physical Albums Chart’ta 51., Official Record Store Chart’ta 12., Official Independent Albums Chart’ta 12. ve Official Independent Album Breakers Chart’ta 2. sıraya yükseldi.

    LOATHE – A Stranger to You

    Metalcore / Nu Metal / Post Metal / Alternative Metal / Progressive Metal
    17 Temmuz

    2014 yılında Liverpool, İngiltere’de kurulan Loathe’ın 2026 kadrosunda vokalist Kadeem France, gitarist/vokalist Erik Bickerstaffe, basçı Feisal El-Khazragi ve davulcu Sean Radcliffe yer alıyor. Kurucu dönem gitaristi Connor Sweeney 2021’de gruptan ayrıldı. 2015 tarihli Prepare Consume Proceed EP’si ve 2017 yapımı kavramsal ilk albümleri The Cold Sun ile dikkat çeken grup, Metalcore, Endüstriyel sesler ve Post-Rock ögelerini agresif bir dille birleştirdi. 2020 yılında yayımladıkları ve günümüz Alternatif Metal sahnesinin başyapıtlarından kabul edilen I Let It In and It Took Everything albümüyle küresel bir kırılma yaşadılar. Deftones esintili Shoegaze dokularını ezici ritimlerle harmanlayarak kendilerine has “Shoegaze-Metal” kimliğini inşa ettiler.

    Ağır turne temposu ve 6 yıllık stüdyo sessizliğinin ardından gelen A Stranger to You, grubun bugüne kadar yaptığı en maksimalist, Deneysel ve cesur albümü. Prodüktörlüğünü gruptan Erik Bickerstaffe’ın üstlendiği 14 parçalık çalışma; Endüstriyel metalden R&B ve Indie balladlarına uzanan çok katmanlı bir atmosfer sunuyor. Albümde öne çıkan parçalar şu şekilde: Entrance (bucki sugar’la birlikte): Dinleyiciyi sakin, piyano ağırlıklı ve hip-hop dokunuşlu Deneysel bir atmosferle karşılayan albüm açılışı. Block Of Flats (Static Dress’le birlikte): Shoegaze ve Endüstriyel metalin iç içe geçtiği; Alternatif Rock ve keskin gitar patlamalarıyla yükselen ilk öne çıkan şarkı. Fortress Down & Harder To Pretend: İvme kazandıran sert Rock ritimlerini elastik bas yürüyüşleriyle birleştiren, canlı performans odaklı parçalar. Revenant (NOWHERE2RUN’la birlikte): Code Orange üyelerinin projesi NOWHERE2RUN iş birliğiyle ortaya çıkan, Godflesh havasında ezici Nu Metal ritimleri barındıran albümün en ağır çalışmalarından biri. Fangs: Ağır sentetik synth dalgaları ile R&B vokallerinin buluştuğu; Kadeem France’ın ses rengini ve geniş vokal aralığını sergilediği parça. The Ladder (Jordan Rakei’yle birlikte): Prodüktör/şarkıcı Jordan Rakei’in katkılarıyla albümün en yumuşak, içe dönük Indie-Ballad durağı. Gifted Every Strength: Yaklaşık 8 dakikalık süresiyle albümdeki tüm müzikal tarzların (sertlik, atmosfer, Shoegaze) harmanlandığı epik bir merkez parçası.

    SharpTone Records aracılığıyla yayımlanan A Stranger to You, dijital platformların yanı sıra 2xLP plak, CD, kaset ve dijital indirme formatlarında satışa sunuldu. Albüm, Birleşik Krallık’ta Official Albums Chart’a 68., Official Albums Sales Chart’a 10., Official Album Downloads Chart’a 12., Official Physical Albums Chart’a 11., Official Vinyl Albums Chart’a 10., Official Record Store Chart’a 7., Official Rock & Metal Albums Chart’a 2., Official Independent Albums Chart’a 2. ve Official Independent Album Breakers Chart’a 1. sıradan giriş yaptı.

    TESLA – Homage

    Hard Rock / Blues Rock
    17 Temmuz

    1981 yılında Sacramento, Kaliforniya’da City Kidd adıyla kurulan grup, 1986’daki efsanevi çıkış albümleri Mechanical Resonance öncesinde adını dahi mucit Nikola Tesla’dan esinlenerek Tesla olarak değiştirdi. Vokalist Jeff Keith, gitaristler Frank Hannon ve Dave Rude (önceden Tommy Skeoch), basçı Brian Wheat ve davulcu Steve Brown (önceden Troy Luccketta) kadrosuyla tanınan ekip; 1980’lerin gösterişli Glam Metal modasına meydan okuyup kot-tişört sadeliği ve Blues kökenli Hard Rock tarzıyla öne çıktı.

    1989 yapımı multi-platin albümleri The Great Radio Controversy ve 1990’daki ikonik akustik canlı albümleri Five-Man Acoustical Jam (özellikle Signs yorumları) ile 1990’ların Rock sahnesine damga vurdular. Psychotic Supper (1991) ve Bust a Nut (1994) gibi başyapıtların ardından kısa bir dağılma dönemi yaşasalar da 2000’lerde tekrar bir araya geldiler. Into the Now (2004), iki bölümlük Real to Reel (2007), Forever More (2008), Twisted Wires & the Acoustic Sessions (2011), Simplicity (2014) ve 2019 çıkışlı Shock albümleriyle milyonlarca albüm satarak Amerikan Hard Rock’ının en samimi temsilcileri arasında kaldılar.

    Grubun 17 Temmuz 2026’da Frontiers Music Srl etiketiyle yayımladığı 14 parçalık Homage, Tesla’nın kariyerinde tam bir çemberi tamamlama projesidir. Albüm hem grubun kendi klasik dönemine hem de onları besleyen 1970’lerin Arena Rock geleneklerine bir saygı duruşu niteliğinde. 1980’lerin başında bar ve kulüplerde cover grubu olarak başladıkları günleri selamlayan çalışma, grubu biçimlendiren efsanevi vokalistlerin ve şarkıların köklerine yazılmış bir teşekkür mektubu sanki. Grubun 2010’lardaki daha modern stüdyo albümleriyle kıyaslandığında Homage, analog kayıt hissini, ikili gitar sololarını ve Jeff Keith’in pürüzlü, karakteristik vokalinin ham hâlini öne çıkaran son derece organik bir sound’a sahip. 13 özenle seçilmiş klasik ile bir yeni orijinal parçadan oluşan albüm, Tesla’nın trendlere yenilmeden öz hakiki Hard Rock ruhunu nasıl koruyabildiğinin açık bir kanıtı.

    Albüm 1 yeni Tesla şarkısı Never Alone ile çeşitli dönem ve tarzlardan 13 klasik şarkının cover’ından oluşuyor. Parça listesi sırasıyla şöyle:

    1. Never Alone (orijinal şarkı)
    2. Bring It On Home (Sam Cooke cover)
    3. Spread Your Wings (Queen cover)
    4. I Wish It Would Rain (The Temptations cover)
    5. Night Moves (Bob Seger cover)
    6. If I Can Dream (Elvis Presley cover)
    7. Come And Get It (Badfinger cover)
    8. I Got You (James Brown cover)
    9. Give A Little Bit (Supertramp cover)
    10. I Love You (2026 Version) (Climax Blues Band cover)
    11. The Ballad Of Curtis Loew (Lynyrd Skynyrd cover)
    12. Have You Ever Seen The Rain (Creedence Clearwater Revival cover)
    13. I’d Rather Go Blind (Etta James cover)
    14. Mind Your Own Business (Hank Williams Sr. cover)

    Öne çıkan parçalarsa şöyle: Never Alone: Albümün açılışını yapan ve albümdeki tek yeni Tesla bestesi. Grubun köklü elektrik/akustik gitar altyapısını ve Jeff Keith’in duygu yüklü vokallerini barındıran tam bir modern Tesla klasiği. Bring It On Home: Sam Cooke’un unutulmaz Soul klasiğine çekilen sert Hard Rock/Blues ritmi; Keith’in vokalindeki ayırt edici özelliği en net ortaya koyan eserlerden biri. Spread Your Wings: Queen’in 1977 tarihli başyapıtına yapılan sadık ama daha gitar odaklı yorum; Frank Hannon ve Dave Rude ikilisinin büyüleyici armonik sololarıyla parlıyor. I Wish It Would Rain: Motown Soul müziğinin hüznünü elektro gitar katmanlarıyla buluşturan, albümün melodik derinliği en yüksek anlarından. I Love You: Albümün ilk çıkış teklisi ve klip parçası. 1970’lerin bu yumuşak Rock klasiği, grubun karakterize dinamikleriyle modern bir Hard Rock marşına dönüştürülmüş. If I Can Dream & Night Moves: Elvis ve Seger klasiklerine Jeff Keith’in pürüzlü ve içten sesiyle yapılan; grubun kendi müzikal mirasına harika birer selam çakan düzenlemeler. The Ballad Of Curtis Loew: Southern Rock efsanesine adanmış, slide gitarlar ve akustik tonlarla beslenmiş 1970’ler atmosferini yeniden canlandıran özel bir çalışma.

    Albüm dijital platformlar ve fiziksel formatlarda (CD, kaset, sınırlı sayıda renkli vinil) sevenlerine sunuldu. Birleşik Krallık’ta Official Albums Sales Chart’ta 49., Official Physical Albums Chart’ta 49. ve Official Independent Albums Chart’ta 14. sıraya yükseldi.

    MADBALL – Not Your Kingdom

    Hardcore Punk / Hardcore
    24 Temmuz

    New York Hardcore (NYHC) efsanesi Madball, 8 yıllık stüdyo sessizliğini kırarak 24 Temmuz 2026’da Nuclear Blast Records etiketiyle 10. stüdyo albümleri olan Not Your Kingdom’ı yayımladı.

    1988 yılında Queens, New York’ta kurulan Madball; Agnostic Front’un efsanevi solisti Roger Miret’in üvey kardeşi Freddy Cricien (henüz 12 yaşındayken) liderliğinde doğdu. İlk yıllarında Agnostic Front üyelerinin desteklediği bir yan proje gibi başlasa da grubun kendi kimliğini kazanması uzun sürmedi. Grup, 1980’lerin sonundan bu yana sokak kültürünün, sertliğin ve tavizsiz Hardcore anlayışının dünyadaki en büyük temsilcisidir. 1994 tarihli debut albümleri Set It Off ve 1996 yapımı Demonstrating My Style ile New York Hardcore sahnesinin en agresif ve tavizsiz temsilcilerinden biri haline geldiler. Look My Way (1998), Hold It Down (2000), Legacy (2005), Infiltrate the System (2007), Hardcore Lives (2014) ve For the Cause (2018) gibi albümlerle sokak kültürünü, sadakati, Family First (Önce Aile) felsefesini ve direnişi 35 yılı aşkın süredir sahnede canlı tutmayı başardılar.

    Son dönem albümleri For the Cause ile kıyaslandığında Not Your Kingdom, biraz daha kısa, marş niteliğinde sözlere sahip ve doğrudan Crossover Thrash/Hardcore ritimlerine dayanan bir sound sunuyor. Freddy Cricien’in agresif, komut veren vokal tarzı ve gruptaki sert groove bas hatları albümün lokomotifi konumunda. Albüm aynı zamanda, grubun uzun yıllardır bas gitaristliğini yapan ve birçok riff’in mimarı olan Jorge “Hoya Roc” Guerra’nın 2023’teki ayrılığından sonraki ilk albüm olma özelliğini taşıyor. Andrew Baylis yapımcılığında Nashville’deki The Boneyard Studios’ta kaydedilen 14 parçalık albüm, klasik NYHC sertliğini daha seçici ve çok yönlü bir ses yapısı ile birleştiriyor.

    Albümdeki öne çıkan parçalar:

    Tethered: Albümün açılış parçası ve ikinci teklisi olan bu eser, nostaljik NYHC groove’ları ile grubun yenilikçi tonlarını harmanlayan, temposuyla tüm albümün yönünü belirleyen enerjik bir giriş.

    Rebel Kids: Albümün ilk çıkış şarkısı olan ve şarkı yazımı iki yıl önce tamamlanan parça; doğrudan ritimleri, yırtıcı vokalleri ve sokak ruhunu yansıtan klip çalışmasıyla klasik Madball çizgisini koruyor. Don’t

    MisStep: Çıkışıyla birlikte video klibi de paylaşılan, dinleyiciyi sahnede mosh pit’e davet eden keskin gitar rifflerine ve ritim değişimlerine sahip sert bir Hardcore marşı.

    Flammable ve Sunrise: Grubun ritmik davul altyapılarını ve arka vokallerle desteklenen koro efektlerini en iyi sergilediği yüksek tempolu albüm dinamikleri.

    Family First: Grubun köklü aile ve sadakat temasını işleyen, eski okul Hardcore tutkunlarına selam çakan duygusal ama ezici bir çalışma.

    Nuclear Blast Records etiketiyle dünya genelinde sunulan Not Your Kingdom, dijital akış platformlarının (Spotify, Apple Music, YouTube Music, Amazon) yanı sıra CD, sınırlı sayıda renkli plak (mavi/kırmızı LP varyasyonları) ve dijital indirme formatlarında sevenleriyle buluştu.

    Sekiz yıllık aranın ardından çıkan albüm, Birleşik Krallık’ta Official Independent Album Breakers Chart’a 10. sıradan giriş yaptı.

    THE HU – Hun

    Folk Metal
    24 Temmuz

    Moğolistan’ın bağrından kopup gelen ve “Hunnu Rock” tarzıyla tüm dünyayı kasıp kavuran The HU, 24 Temmuz 2026’da Better Noise Music etiketiyle üçüncü stüdyo albümleri olan Hun’ı müzikseverlerin beğenisine sundu.

    2016 yılında Moğolistan’ın başkenti Ulan Batur’da kurulan The HU; Galbadrakh “Gala” Tsendbaatar, Nyamjantsan “Jaya” Galsanjamts, Enkhsaikhan “Enkush” Batjargal ve Temuulen “Temka” Naranbaatar tarafından kuruldu. Grup, geleneksel Moğol gırtlak şarkıcılığını (Khoomei), Morin Khuur (at kafalı keman) ve Tovshuur gibi etnik enstrümanları modern Heavy Metal ve Hard Rock ritimleriyle birleştirerek kendi yarattıkları “Hunnu Rock” akımını doğurdu.

    2018 yılında yayımladıkları Yuve Yuve Yu ve Wolf Totem videolarıyla küresel çapta viral olan grup, 2019 çıkışlı ilk albümleri The Gereg ile Billboard listelerinde tarihî başarılara imza attı. 2022 yapımı Rumble of Thunder albümü ile Metallica’nın Sad But True ve Through the Never yorumlarıyla konumlarını pekiştiren ekip, UNESCO tarafından “Barış Sanatçısı” unvanına layık görüldü ve Iron Maiden gibi devlerin turne ortağı oldu.

    Moğolcada “insan” anlamına gelen Hun, grubun toplumsal hafıza, içsel arayış ve ortak insanlık deneyimini odağına alan en olgun ve Deneysel albümüdür. 11 parçadan oluşan çalışma, Batı Rock yapısı ile Doğu ezgilerini güçlü bir prodüksiyonla buluşturuyor. Hun, küresel çıkış yaptıkları The Gereg ve devamı Rumble of Thunder’a kıyasla geleneksel enstrümanların sert elektro gitarlarla entegrasyonunu daha olgun bir seviyeye taşıyor. Önceki albümlerde Folk ögeleri ile Metal altyapısı zaman zaman iki ayrı katman gibi dururken, burada Batı tarzı elektro gitarlar ile Doğu’nun at kılı kemanları tek bir enstrüman gibi tınlayan devasa bir ses duvarı oluşturuyor. Grup bu albümle egzotik bir merak unsuru olmanın ötesine geçip Folk Metal kulvarında ne kadar kalıcı ve yenilikçi bir güç olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
    Öne çıkan parçalar ise şöyle: Warrior Chant: Albümü açan, gırtlak vokalleri ve savaş davullarıyla dinleyiciyi doğrudan bir bozkır atmosferine davet eden epik bir marş. Lost Soul (Nothing More’dan Jonny Hawkins’le birlikte): Nothing More vokali Jonny Hawkins’in konuk olduğu, agresif batı Modern Rock ögeleriyle harmanlanmış albümün en dikkat çekici düeti. Horsemen: Moğol süvarilerinin disiplinini, cesaretini ve tarihi ruhunu kutlayan; yüksek tempolu Morin Khuur riff’leriyle albümün enerjisini zirveye çıkaran ana çıkış parçası. The Men & Shadow: Grubun ağır ritimler ile karanlık elektronik dokuları bir arada kullandığı içsel ve ritmik parçalar. Echoes of My Father: 6 dakikayı aşan süresiyle atalardan gelen mirasa selam çakan, duygusal derinliği ve enstrümantal zenginliği yüksek epik bir eser. Greed & The Real You: Maddiyatçılığı eleştiren ve insanın maskelerinin ardındaki gerçek kimliğini sorgulayan güçlü temalara sahip dinamik parçalar. Grey Hun & Universe: Albümün sinematik finaline doğru evrilen; kozmik bağları ve insan ruhunun evrenle uyumunu işleyen Progresif altyapılı kapanış parçalarından ikisi.

    Better Noise Music etiketiyle sunulan Hun, küresel çapta çok yönlü bir dağıtımla dinleyiciyle buluştu.

    Dijital/streaming: Spotify, Apple Music, YouTube Music, Amazon Music, Tidal.
    Fiziksel baskılar: Standart CD, Digipak CD, Özel Koleksiyon Kutusu (Box Set) ve Eylül 2026’da teslim edilmek üzere ön siparişe açılan çift plak (2xLP).

    Albüm, Birleşik Krallık’ta Official Album Downloads Chart’ta 10., Official Rock & Metal Albums Chart’ta 21. ve Official Independent Albums Chart’ta 30. sıraya yükseldi.

    NORTH SEA ECHOES – How to Cast a Shadow

    Progressive Metal / Progressive Rock / Ambient Rock
    24 Temmuz

    Fates Warning’ın kurucu gitaristi Jim Matheos ile 1987’den bu yana grubun uzun soluklu vokalisti olan Ray Alder’ın güçlerini birleştirdiği North Sea Echoes, 24 Temmuz 2026’da Metal Blade Records etiketiyle ikinci stüdyo albümleri How to Cast a Shadow’u yayımladı.

    Fates Warning’in uzun süren sessizliğinin ardından, grubun iki uzun soluklu ismi Jim Matheos ve Ray Alder tarafından kurulan North Sea Echoes; Fates Warning’in Progresif Metal tonlarından ve teknik karmaşasından uzaklaşıp daha minimalist, atmosferik Rock, Ambient ve melankolik Progresif kulvarında derin izler bırakan özel bir proje.

    Şubat 2024’te yayımladıkları çıkış albümleri Really Good Terrible Things ile müzik eleştirmenlerinden büyük övgü toplayan proje; karanlık, sinematik dokuları ve samimi duygusal yüküyle dinleyiciye bambaşka bir atmosfer sundu.

    İkilinin 24 Temmuz 2026’da Metal Blade Records aracılığıyla sunduğu ikinci albümü How to Cast a Shadow, ilk albümün minimalist ve puslu yapısını bir adım öteye taşıyor. Bu çalışmada davullarda Dennis Leeflang’in yer alması, sound’u yer yer daha dinamik ve sert gitar ritimleriyle güçlendirmiş durumda. Diğer taraftan albüm, ikilinin ana grubu Fates Warning’in Disconnected veya Parallels albümlerindeki ağır Metal altyapılarından tamamen arınmış; bunun yerine elektro-akustik gitar katmanları, minimalist ritimler ve synthesizer dokuları üzerine kurulmuş bir sound sunuyor. Ray Alder’ın duru, duygusal ve alan yaratan vokalleri ile Jim Matheos’un derin, mekân odaklı gitar kompozisyonları albümü büyüleyici bir meditasyona dönüştürüyor. How to Cast a Shadow, sertlik yerine müzikal derinlik, akustik zenginlik ve sinematik bir hüzün arayan dinleyiciler için biçilmiş kaftan.

    Albümün dikkat çeken parçaları:

    A Time of Innocence and Purpose: Albümün açılışını yapan; yavaşça yükselen gitar katmanlarıyla dinleyiciyi içine çeken samimi ve atmosferik bir giriş parçası.

    Enjoy the View: Albümün çıkış teklilerinden biri. Hareketli davul altyapısı, vurucu gitar yürüyüşleri ve duygusal hissizliği işleyen derin sözleriyle öne çıkıyor.

    Good Enough: Elektronik altyapılar ile akustik tonların dengelendiği, Ray Alder’ın olgun vokal rengini sergilediği melankolik bir eser.

    I’ll Leave a Light On: İlk albümdeki parçalara kıyasla çok daha sert, karanlık ve ağır gitar rifflerine sahip; albümün en karanlık ve sürükleyici anlarından biri.

    All Fall Away: Zamana ve kayıplara dair felsefi sözleriyle dikkat çeken, dinamik yapısıyla grubun kimliğini en net yansıtan şarkılardan. Revenge ve Villains or Saints: İkilinin klasik Ballad çizgisini zamansız bir vokalle birleştirdiği epik ve duygusal duraklar. All That Comes After: Radyo odaklı Rock ritimlerine göz kırpan, akıcı temposuyla dinlemesi son derece keyifli bir parça. How to Cast a Shadow: Albüme adını veren altı dakikayı aşkın kapanış eseri; grubun tüm müzikal ögelerini bir araya toplayan güçlü bir final.

    FIVE FINGER DEATH PUNCH – Legacy

    Groove Metal / Alternative Metal / Hard Rock
    31 Temmuz

    2005 yılında Las Vegas, Nevada’da gitarist Zoltan Bathory ve davulcu Jeremy Spencer tarafından kurulan Five Finger Death Punch (5FDP), karizmatik vokalist Ivan Moody’nin katılımıyla modern Groove Metal, Arena Rock, Hard Rock ve Alternatif metali devasa nakaratlar ve agresif ritimlerle birleştirerek günümüzün en çok satan ve stadyum dolduran Metal gruplarından biri olmayı başardı.

    2007 çıkışlı debut albümleri The Way of the Fist ile Metal dünyasına agresif bir giriş yapan grup; War Is the Answer (2009), American Capitalist (2011), iki bölümden oluşan The Wrong Side of Heaven and the Righteous Side of Hell (2013) ve Got Your Six (2015) gibi albümlerle platin plak başarıları yakaladı. And Justice for None (2018), F8 (2020) ve AfterLife (2022) dönemlerinde kadro değişiklikleri ve kişisel mücadeleler yaşasalar da orduya, gazilere ve gazi ailelerine destekleri, agresif riff’leri ve akılda kalıcı arena nakaratlarıyla müzik dünyasının devlerinden biri olmayı sürdürdüler.

    Grubun ilk albümü The Way of the Fist’in tam 19. yıldönümüne denk gelen 31 Temmuz 2026’da Better Noise Music etiketiyle dijital olarak yayımlanan Legacy, 5FDP’ın 10. stüdyo albümü. Uzun yıllardır birlikte çalıştıkları Kevin Churko yerine yapımcı koltuğuna Drew Fulk’un oturmasıyla grup, 36 dakikalık toplam süresiyle diskografisinin en kısa ama en yoğun ve sert işine imza atmıştır. Albüm, bir önceki albümleri AfterLife’ın hafif Deneysel ve klavye destekli yapısına kıyasla grubun Got Your Six ve War Is the Answer dönemlerindeki o daha sert, marş niteliğindeki doğrudan Groove Metal sound’una bir geri dönüşü simgeliyor. Vokaller ile pürüzsüz melodik nakaratlar arasındaki hızlı geçişleri, albümün dinamik yapısını korumasını sağlıyor. Ivan Moody’nin yırtıcı brutal vokalleri, Zoltan Bathory’nin ritmik riff yapısı ve Andy James’in virtüözlük içeren hızlı gitar soloları prodüksiyonun en güçlü yanları.

    Legacy: Albümün açılışını yapan ve 20 yıllık grup tarihine selam çakan bu parça, Ivan Moody’nin vahşi scream vokalleri ve Andy James’in hızlı solo hatlarıyla tıkır tıkır işleyen bir Groove Metal marşı.

    De Oppresso Liber: ABD Özel Kuvvetleri’nin mottosundan (“Ezilenleri özgürleştirmek”) adını alan ikinci tekli. Sert bas vuruşları ve zayıfın yanında duran temasıyla grubun askerî/vatansever kanadını tam yansıtan bir marş.

    Eye of the Storm: Albümden çıkan ilk tekli. Yüksek enerjili gitar riffleri ve arenayı dolduracak devasa bir nakaratla hazırlanan temposu yüksek bir parça.

    Nails in the Coffin: Çıkış günü kliple desteklenen parça, grubun agresif Nu Metal/Thrash köklerine ne kadar bağlı olduğunu gösteren en yıpratıcı ritimlere sahip.

    In Time ve Unscathed: Ivan Moody’nin melodik vokalleriyle öne çıkan, orta tempolu ama ağır gitar tonlarıyla desteklenmiş katmanlı Modern Rock parçaları. Joke’s on Me ve Everybody Lies: Eleştirel sözleri ve tempolu davul ritimleriyle grubun mizahi ama öfkeli tarafını sergileyen dinamik duraklar.

    Shelter ve Scapegoat: Albümün temposunu düşüren ancak duygusal yükünü artıran; Ballad çizgisine yakın başlayıp patlamalarla kapanan epik final parçaları.

    Legacy, dijital platformlar ile fiziksel koleksiyonerler arasında kademeli bir stratejiyle buluştu. Dijital/akış platformları: 31 Temmuz 2026’da Spotify, Apple Music, Amazon Music, Tidal ve YouTube Music’te eşzamanlı çıkış yaptı. Fiziksel formatlar: CD sürümü için 18 Eylül 2026 tarihi belirlenirken; grubun resmi mağazasında sınırlı sayıda gümüş renkli Plak (Silver Vinyl) ve Picture Disc LP formatları ön siparişe sunuldu.

    Albüm 31 Temmuz 2026’da yayımlandığından, bu metnin bilgi kontrolünün yapıldığı 5 Ağustos 2026 itibarıyla haftalık ana albüm listelerindeki ilk tam hafta sonuçları henüz kesinleşmemişti.

    Not: Liste verileri 7 Ağustos 2026 itibarıyla günceldir.

    AĞUSTOS AYINDA ÇIKACAK ALBÜMLER

    Ağustos ayı Rock dünyasında sakin başlayıp son haftaya doğru iyice hareketlenecek gibi görünüyor. Yaşayan efsanelerin yeni çalışmalarından uzun süredir beklenen geri dönüşlere, New York Alternatif Rock’ından İngiliz Progresif Rock’ına uzanan geniş bir albüm takvimi var önümüzde. İşte Stüdyoİmge’nin radarına takılan Ağustos 2026 albümleri çıkış tarihlerine göre sıralanmış hâliyle.

    BILLY MORRISON – Hollow

    Hard Rock / Alternatif Rock / Punk Rock
    7 Ağustos 2026

    Billy Idol’ın uzun yıllardır ritim gitaristliğini yapan ve 2001-2002 yılları arasında The Cult kadrosunda bas gitar çalan Billy Morrison, 2024 tarihli The Morrison Project albümünün ardından yeni solo çalışması Hollow ile dönüyor. Albüm, TLG | ZOID etiketiyle Virgin Music Group dağıtımında yayımlanacak.

    On iki parçadan oluşan albümün altısında vokalleri Morrison üstleniyor; diğer şarkılarda Sully Erna, Dexter Holland, Marilyn Manson, Chuck D, B-Real ve DMC gibi konuklar yer alıyor. Duff McKagan, Steve Stevens ve Nuno Bettencourt da albüme enstrümanlarıyla katkıda bulunan isimler arasında. İlk tekli Becoming, Sully Erna’nın vokalini Nuno Bettencourt’un gitarıyla buluşturuyor.

    Hollow, tek bir grubun albümünden çok, Morrison’ın geniş çevresini gitarlar ve konuk vokaller etrafında bir araya getiren çok sesli bir Rock buluşması görünümünde.

    ELECTRIC CALLBOY – TANZNEID

    Electronicore / Metalcore / EDM / Pop
    7 Ağustos 2026

    Electric Callboy’un yeni albümü TANZNEID. Century Media etiketiyle yayımlanacak 14 parçalık çalışma, grubun Metalcore, EDM ve Pop öğelerini bir araya getiren çizgisini sürdürüyor. Resmî tanıtım, albümü grubun bugüne kadarki en iddialı çalışması olarak konumlandırıyor; yayımlanan tekliler de sert breakdown’larla parlak elektronik düzenlemelerin yine merkezde olacağını gösteriyor.

    CANCER BATS – Give Me Dirt

    Hardcore Punk / Metalcore / Sludge Metal
    7 Ağustos 2026

    Cancer Bats’in sekizinci stüdyo albümü Give Me Dirt, Marshall Records ve grubun Bat Skull Records etiketiyle yayımlanacak. 2022 tarihli Psychic Jailbreak sonrasında gelen çalışma, grubun yirmi yılı aşan Hardcore Punk, Sludge ve Güney Rock etkili ağır müzik çizgisini sürdürüyor. İlk teklilerden biri olan Stay Stuck, albümün doğrudan ve canlı performansa dönük tarafını öne çıkarıyor.

    CEREMONY – Tell Me Your Dream

    Punk Rock / Post-Punk / Hardcore Punk
    7 Ağustos 2026

    Ceremony’nin yedinci stüdyo albümü Tell Me Your Dream, Relapse Records etiketiyle yayımlanacak ve 10 parçadan oluşacak. Albümün yapımcılığını Rocket from the Crypt ve Hot Snakes ile tanınan John Reis üstleniyor. 2019 tarihli In the Spirit World Now sonrasında gelen çalışma, grubun Hardcore köklerini Post-Punk ve daha geniş düzenlemelerle bir araya getiriyor; Dark Summerve Madness ilk örnekler arasında.

    CITIZEN – Halcyon Blues

    Emo / Alternatif Rock / Post-Hardcore / Shoegaze
    7 Ağustos 2026

    Citizen’ın 11 parçalık yeni albümü Halcyon Blues, Run For Cover Records etiketiyle yayımlanacak. Plak şirketinin tanıtımına göre çalışma, grubun Emo, Post-Hardcore, Alternatif Rock ve daha melodik dönemlerinde geliştirdiği farklı yönleri tek bir albümde birleştiriyor. Highs and Lows ile başlık parçası Halcyon Blues, bu bütünleştirici yaklaşımın ilk örnekleri.

    XANDRIA – Eclipse

    Senfonik Metal / Power Metal / Gotik Metal
    7 Ağustos 2026

    Xandria’nın Eclipse albümü Napalm Records etiketiyle yayımlanacak ve 11 parçadan oluşacak. Ambre Vourvahis’in vokalde yer aldığı ikinci uzunçalar olan çalışma, grubun resmî tanıtımında diskografilerinin en çeşitli albümü olarak nitelendiriliyor. The Shannon’s Home, Northstar ve başlık parçası Eclipse, albümden yayımlanan örnekler arasında yer alıyor.

    ANN WILSON & TRIPSITTER – Consecrated Ground

    Hard Rock / Blues Rock / Saykedelik Rock
    14 Ağustos 2026

    Heart’ın sesi Ann Wilson, Tripsitter ile kaydettiği ikinci stüdyo albümü Consecrated Ground için yeniden mikrofon başında. Dokuz parçalık çalışma, 2023’te yayımlanan Another Door ile başlayan ortaklığın devamı.

    Albümün ilk teklisi ve açılış parçası I Will Not Be Coming Back, ağır gitarları, Saykedelik Rock dokusu ve Wilson’ın güçlü vokaliyle çalışmanın sert tarafını öne çıkarıyor. Parça listesinde ayrıca Bone Pain, Me and Comanche, Hard Fought ve Reverse Chaosbulunuyor.

    Duyurulan parçalar ve albüm tanıtımı, Heart’ın 1980’lerdeki Arena Rock çizgisinden daha içe dönük, daha ağır ve daha serbest bir Ann Wilson çalışmasına işaret ediyor.

    THE AFGHAN WHIGS – Soft Control

    Alternatif Rock / Soul Rock / Post-Punk
    21 Ağustos 2026

    The Afghan Whigs, kırkıncı yılını onuncu stüdyo albümü Soft Control ile kutluyor. Greg Dulli ve ekibi albüm için Joshua Tree, New Orleans, Cincinnati ve Doğu Hollywood’daki farklı stüdyolarda 22 şarkı kaydetti; bunların 10’u 37 dakikalık son albüm sıralamasına girdi. Çalışma Royal Cream/BMG etiketiyle yayımlanacak.

    Albümün adı, David Bowie’nin yaş almayı insanın olması gereken kişiye dönüşmesiyle ilişkilendiren sözünden geliyor. Bu çerçeve, Dulli’nin gençlik yıllarındaki kontrolsüz öfkenin yerini daha sakin, kendisinin farkında ama hâlâ keskin bir anlatıcıya bıraktığını düşündürüyor.

    House of I, Duvateen ve Jungle Roux gibi yayımlanan parçalar, grubun Soul ve R&B’den beslenen karanlık Rock çizgisini koruduğunu gösteriyor.

    WEEZER – Weezer (The Gold Album)

    Alternatif Rock / Power Pop / Indie Rock
    21 Ağustos 2026

    Weezer, renklerle anılan kendi adını taşıyan albümlerine bir yenisini ekliyor. Grubun yirminci stüdyo çalışması olan ve The Gold Album adıyla anılan yeni albüm 10 parçadan oluşuyor; aynı zamanda grubun Reprise/Warner’a dönüşünü simgeliyor.

    İlk duyuru teklisi We Might as Well Be Strangers’da Wednesday vokalisti Karly Hartzman yer alıyor. Ardından yayımlanan Shine Again ve C.E.O., temiz gitarlar, büyük Power Pop nakaratları ve Rivers Cuomo’nun kendisiyle ve müzik endüstrisiyle dalga geçen yazarlığını öne çıkarıyor.

    Şarkı listesinde Don’t Make It Weird, The Show Must Go On ve The LA Sound gibi başlıklar da bulunuyor. Albümün yapımcılığını Klas Åhlund ile Kenneth Blume üstleniyor.

    MOB RULES – Stories from the Verdant Vale

    Power Metal / Melodik Heavy Metal
    21 Ağustos 2026

    Mob Rules’un Stories from the Verdant Vale adlı 10 parçalık özel çalışması ROAR/Reigning Phoenix Music aracılığıyla yayımlanacak. Bu kayıt, bütünüyle sıfırdan hazırlanmış yeni bir stüdyo albümünden çok 2025 tarihli Rise of the Ruler dünyasını genişleten bir eşlikçi yayın: İlk yüzünde beş yeni parça, ikinci yüzünde ise daha önce farklı sürümlerde yer alan beş bonus kayıt bulunuyor. Master of the Black Crow ve Above the Maelstrom yeni parçalar arasında.

    CHELSEA WOLFE – The Dark

    Folk / Doom Metal / Gotik Rock / Deneysel
    21 Ağustos 2026 (dijital) / 18 Eylül 2026 (fiziksel)

    Chelsea Wolfe’un 10 parçalık yeni albümü The Dark, 21 Ağustos 2026’da dijital, 18 Eylül 2026’da fiziksel formatlarda Loma Vista Recordings etiketiyle yayımlanacak. Albüm Jennifer Decilveo ve Ben Chisholm ile birlikte yazıldı; katkıda bulunan müzisyenler arasında Robin Finck, Justin Meldal-Johnsen ve Matt Chamberlain bulunuyor. Cold, The Dark ve Death Is Not the Endparçaları, ağır gitarlarla daha kırılgan ve atmosferik düzenlemelerin yan yana geleceğini gösteriyor.

    STEVE CROPPER & THE MIDNIGHT HOUR – Watching the Tide

    Blues Rock / Soul / Rhythm & Blues / Rock’n’Roll
    28 Ağustos 2026

    Booker T. & the M.G.’s gitaristi ve Stax Records sound’unun kurucu isimlerinden Steve Cropper’ın son stüdyo çalışması Watching the Tide, sanatçının Aralık 2025’teki ölümünden sonra Provogue/Artone Label Group etiketiyle yayımlanacak. Kayıtlar ve miksler Cropper hayattayken büyük ölçüde tamamlandı; sanatçı son günlerinde bitmiş hâlini dinleyebildi.

    Albümde Eric Clapton, Brian May, Billy Gibbons ve Ronnie Wood konuk oluyor. Clapton Ticket First’te, May ile Gibbons My Angels Are Calling’de, Ronnie Wood ise Until Now parçasında yer alıyor.

    Adıyla Cropper’ın Otis Redding ile yazdığı (Sittin’ On) The Dock of the Bay’e göndermede bulunan albüm, Amerikan Soul, Rhythm & Blues ve Rock’n’Roll tarihinin en önemli gitaristlerinden birinin son stüdyo kaydı niteliğinde.

    INTERPOL – This Mirror Weighs a Ton

    Post-Punk Revival / Alternatif Rock / Art Rock
    28 Ağustos 2026

    Interpol, sekizinci stüdyo albümü This Mirror Weighs a Ton ile Matador Records dönemini kapatıp Partisan Records’a geçiyor. On iki parçalık albüm, Manhattan’da Andrew Wyatt’ın stüdyosunda kaydedildi; yapımcılığı Wyatt, miksleri ise David Fridmannüstlendi.

    Başlık parçası ile See Out Loud, grubun soğuk gitar çizgisini korurken piyano, elektronik ses tasarımı ve daha geniş düzenlemelere açıldığını gösteriyor. See Out Loud aynı zamanda gitarist Daniel Kessler’in PDA’dan bu yana ilk kez vokale katıldığı Interpol parçası.

    Merkezde yine şehir geceleri, yalnızlık ve bastırılmış gerilim var; yayımlanan ilk parçalar, grubun geçmişini taklit etmekten çok ses alanını genişletmeye çalıştığını düşündürüyor.

    ALABAMA SHAKES – I Must Be Dreaming

    Blues Rock / Soul Rock / Saykedelik Rock
    28 Ağustos 2026

    Alabama Shakes, 11 yıllık albüm sessizliğini I Must Be Dreaming ile bozuyor. 2015 tarihli Sound & Color sonrasında gelen üçüncü stüdyo albümü, Island Records etiketiyle yayımlanacak ve 11 parçadan oluşacak. Albümün çekirdek kadrosunda Brittany Howard, Heath Fogg ve Zac Cockrell bulunuyor.

    Yeni çalışma, grubun Aralık 2024’teki sürpriz buluşmasının ardından şekillendi. Brittany Howard albüm adını iki farklı biçimde yorumluyor: Dünya bir yandan gerçek olamayacak kadar karmaşık, diğer yandan rüya kadar güzel görünebiliyor.

    Another Life, American Dream ve I Feel Hope Coming, grubun Blues ve Soul köklerini daha uçucu, Saykedelik ve atmosferik bir yaklaşımla birleştirdiğini gösteriyor.

    STEVE HACKETT & STEVE ROTHERY – The Roaring Waves

    Progresif Rock / Enstrümantal Rock / Ambient Rock
    28 Ağustos 2026

    Genesis’in klasik dönem gitaristi Steve Hackett ile Marillion’ın kurucu gitaristi Steve Rothery, yıllardır konuşulan ortak albümleri The Roaring Waves için bir araya geliyor. InsideOut Music etiketiyle yayımlanacak yedi parçalık enstrümantal albümün merkezinde deniz, kıyı kasabaları ve suyun değişken karakteri bulunuyor.

    Albüm fikrinin önemli esin kaynaklarından biri, Rothery’nin çocukluğunun bir bölümünü geçirdiği İngiliz sahil kasabası Whitby. İlk yayımlanan parçalar The Black Sea ve Red Dragon, iki gitaristin sakinlikten tehdide uzanan farklı deniz imgelerini melodi ve atmosfer üzerinden anlattığını gösteriyor.

    Hackett ve Rothery’nin ortak noktası, teknik yeteneklerini gösteriş için kullanmamaları. Bu nedenle albüm, karşılıklı bir solo yarışından çok iki ayrı gitar sesinin melodi, atmosfer ve sessizlik üzerinden konuştuğu bir Progresif Rock çalışması vaat ediyor.

    FLOTSAM AND JETSAM – Rats in the Temple

    Thrash Metal / Speed Metal
    28 Ağustos 2026

    Flotsam and Jetsam’ın Napalm Records’tan yayımlanacak yeni albümü Rats in the Temple, grubun 2024 tarihli I Am the Weaponalbümünü takip ediyor. Başlık parçası ile Harvesting the Hate, Eric A.K. Knutson’ın yüksek perdeli vokallerini Michael Gilbert ve Steve Conley’nin çift gitar düzenlemeleriyle buluşturuyor. Albüm, grubun son yıllardaki teknik ve melodik Thrash Metal çizgisini sürdürdüğünü gösteriyor.

    KAMELOT – Dark Asylum

    Power Metal / Senfonik Metal / Progresif Metal
    28 Ağustos 2026

    Kamelot’un 14. stüdyo albümü Dark Asylum, Napalm Records etiketiyle yayımlanacak. 2023 tarihli The Awakening sonrasında gelen çalışma, grubun sinematik ve karanlık Senfonik Metal çizgisini sürdürüyor. Duyurulan bilgiler, albümün çeşitli vinil, CD, kaset ve dijital formatlarda yayımlanacağını ve iki diskli CD sürümünde enstrümantal versiyonların da bulunacağını doğruluyor.

    MASTODON – Marrow Deep

    Progresif Metal / Sludge Metal / Alternatif Metal
    28 Ağustos 2026

    Mastodon’un dokuzuncu stüdyo albümü Marrow Deep, Loma Vista Recordings etiketiyle yayımlanacak. Albüm, Hushed and Grimsonrasındaki ilk uzunçalar; aynı zamanda 2025’te gruptan ayrılan ve daha sonra yaşamını yitiren kurucu gitarist Brent Hinds’in yer almadığı ilk Mastodon albümü. Yeni kadroda gitarist Nick Johnston ve klavyeci João Nogueira bulunuyor.

    Patrik Berger ve Kurt Ballou ile birlikte hazırlanan albümün ilk teklisi Snakes for Dinner’da Josh Homme konuk vokal yapıyor. Duyurulan 12 parçalık çalışma, grubun kayıp, dönüşüm ve yeniden yapılanma temalarını ağır ve teknik bir müzikle işleyeceğini gösteriyor.

    TRIOSPHERE – Oceans Above, Stars Below

    Heavy Metal / Power Metal / Progresif Metal
    28 Ağustos 2026

    Triosphere’ın dördüncü stüdyo albümü Oceans Above, Stars Below, Frontiers Music Srl etiketiyle yayımlanacak. The Heart of the Matter sonrasındaki uzun albüm aralığını kapatan çalışmada Ida Haukland hem bas gitarı hem ana vokalleri üstleniyor. Monster’s Ball, Of Tyrants ve başlık parçası, grubun melodik Heavy Metal yaklaşımını Progresif düzenlemelerle sürdürdüğünü gösteriyor.

    EVERLAST – Embers to Ashes

    Hip-Hop / Folk Rock / Blues
    28 Ağustos 2026

    Everlast’ın sekizinci stüdyo albümü ve sekiz yıl aradan sonraki ilk uzunçaları Embers to Ashes, Martyr Inc Records tarafından Thirty Tigers ve Regime Music Group ortaklığıyla yayımlanacak. 17 parçalık albümün yapımcılığını Yelawolf, mikslerini ise Chris Lord-Alge üstlendi. Nashville’de kaydedilen çalışma, Everlast’in Hip-Hop ritimlerini Akustik Blues ve Folk Rock anlatımıyla birleştiren çizgisine geri dönüyor.

    Yazar

    • Stüdyoİmge
      Stüdyoİmge

      1985'ten bugüne üç basılı dergi dönemi, yayınlanan sayısız kitap, birtakım web sitesi dönemleri ve bugün eski ve yeninin karışımı ekibiyle Türkiye'de Rock kültürünün sesi, sözü ve belleği...

    derleme yabancı
    Paylaş. Facebook Twitter WhatsApp Email
    Önceki yazıLittle White Wonder: BOB DYLAN’ın Beyaz Kapak Ardındaki Hikâyesi

    İlgili Yazılar

    Little White Wonder: BOB DYLAN’ın Beyaz Kapak Ardındaki Hikâyesi

    06.08.2026Yazan: Bülent Seyitdanlıoğlu

    ROCK VE BİLİMKURGU. Fantastik Frekanslar

    04.08.2026Yazan: Meral Akman

    FOREIGN TONGUES: Üç Kuşağı Sallayan, Taşları Hâlâ Yuvarlayan Albüm

    29.07.2026Yazan: Sinan San, Güner Elif Bozkurt ve Bülent Seyitdanlıoğlu

    BBC PROMS: Senfoni Orkestrası Prog Klasikleri Çalarsa!

    28.07.2026Yazan: Cengiz Varlık

    Tez-Antitez: PINK FLOYD

    27.07.2026Yazan: Hacer Erişkin

    Aurora. YES mi? EVET!

    20.07.2026Yazan: Cengiz Varlık
    En son yazılar
    Yeni Raporu

    YENİ RAPORU: Rock Aleminin Temmuz ve Ağustos Albümleri

    Yazan: Stüdyoİmge24.08.2026

    Stüdyoİmge’nin radarına takılan “yeni çıkmış” ve “çıkacak” albümleri her ay masaya yatırmaya devam ediyoruz. Ağustos ayı raporunun kalemini Recep Karaş, Levent Erseven ve Meral Akman tuttu.

    Little White Wonder: BOB DYLAN’ın Beyaz Kapak Ardındaki Hikâyesi

    06.08.2026

    RAINBOW45 RECORDS SALİH: Plaklara Fısıldayan Adam

    05.08.2026

    ROCK VE BİLİMKURGU. Fantastik Frekanslar

    04.08.2026
    Öne çıkanlar

    Strah: Kökleri Öfkeden, Sesi Gerçeklikten

    26.11.2025

    Dinleme Biçimi Değişirken: Eray Düzgünsoy ile Müzik Üzerine

    16.03.2026

    Güzin Paksoylu (Metal Oda): Algoritmalar Çağında Metal Müzik

    04.03.2026

    Conor Riley ile BIRTH ve Progresif Müziğin Karanlık Ufku

    08.04.2026
    Etiketler
    alternative rock anadolu pop art rock blues bulutsuzluk özlemi caz cem karaca country deep purple derleme dünya müziği elektronik eric clapton folk rock frank zappa hakan türkoğlu hard rock heavy metal kargo kesmeşeker king crimson kronik led zeppelin leyan senay mekan müzik basını nick drake objektif pentagram pink floyd pop progressive rock psychedelic rock punk rap rock sinema stüdyoimge tarih teoman the rolling stones thrash metal vecdi yücalan yabancı yerli
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • Bluesky

    Bültenimize abone olun

    Stüdyoİmge'de yayınlanan yazıları çıktığı anda e-posta gelen kutunuzda görün.

    Hakkımızda

    Stüdyoİmge: Türkiye’de Rock kültürünün sesi, sözü ve belleği…

    1985-1986, 1989 ve 1992-1993 yıllarında basılı dergi olarak okurlarıyla buluşan Stüdyoİmge, günümüzde yayın hayatını online bir dergi olarak sürdürüyor. Günümüzün Stüdyoİmge yayınında, basılı dönemden bugüne uzanan ekip üyelerinin yanı sıra, yeni katılan (görece) genç kalemlerin enerjisiyle dinamik bir bütün ortaya çıkıyor.

    Son yazılar

    YENİ RAPORU: Rock Aleminin Temmuz ve Ağustos Albümleri

    24.08.2026

    Little White Wonder: BOB DYLAN’ın Beyaz Kapak Ardındaki Hikâyesi

    06.08.2026

    RAINBOW45 RECORDS SALİH: Plaklara Fısıldayan Adam

    05.08.2026

    Bültenimize abone olun

    Stüdyoİmge'de yayınlanan yazıları çıktığı anda e-posta gelen kutunuzda görün.

    Stüdyoİmge
    Facebook X (Twitter) Instagram Bluesky
    • Anasahne
    • Künye
    • Dosyalar
    • Röportajlar
    • Eski Sayılar
    © 2026 Stüdyoİmge. Sitedeki bütün yazılar yazarlarına, fikirler ise söyleyenlerine aittir.

    Arama yapmak için Enter tuşuna, aramayı iptal etmek için Esc tuşuna bas.