Menüyü kapat

    Bültenimize abone olun

    Stüdyoİmge'de yayınlanan yazıları çıktığı anda e-posta gelen kutunuzda görün.

    Facebook X (Twitter) Instagram
    StüdyoİmgeStüdyoİmge
    Facebook X (Twitter) Instagram Bluesky
    • Yazılar
      1. Güncel
      2. Röportaj
      3. Dosyalar
      4. Konser & Etkinlik
      5. Albümler
      6. Portre
      7. Tümünü gör

      W(HISK)Y, Z Kuşağı

      03.07.2026

      PAUL McCARTNEY ve RINGO STARR: Geçmişle Konuşan İki Çınar

      30.06.2026

      DEEP PURPLE Hâlâ Heyecan Oluşturuyor

      09.06.2026

      DICK PARRY: Pink Floyd’un “Muazzam Güzellik İmzası”

      28.05.2026

      RAINBOW45 RECORDS SALİH: Plaklara Fısıldayan Adam

      05.08.2026

      Bir ACİL SERVİS Hikâyesi: SAMİ ERTAN KIZILTAN

      24.07.2026

      TAMIKREST: Çölün, Şiirin ve Yolculuğun Sesi

      26.06.2026

      KESMEŞEKER: Çünkü Sonunda Şarkılar Kalıyor

      25.06.2026

      ROCK VE BİLİMKURGU. Fantastik Frekanslar

      04.08.2026

      Rock ve Saykedelik Folk’ta Okültizm #3: Hasır Adamın Ateşi

      10.07.2026

      ROCK VE PİYANO: Tuşların Hafızasında Bir Yolculuk

      02.06.2026

      Rock Tarihinde GERÇEK HİKÂYESİ Olan Şarkılar: #2

      18.05.2026

      LAMB OF GOD ile Heavy Metal ve İstanbul Kedileri

      28.08.2026

      BBC PROMS: Senfoni Orkestrası Prog Klasikleri Çalarsa!

      28.07.2026

      BEAT İSTANBUL’da: Bir Konser, Sayısız Artçı Sarsıntı ve Üç Yazar

      17.07.2026

      ROBERT PLANT: Meğer Cennete Giden Merdiven Harbiye’den Geçiyormuş

      08.07.2026

      HİMALAYALAR’a yolculuk: A Musical Journey on the Road to Bhutan

      02.09.2026

      STEREOPHONICS – Performance and Cocktails (1999)

      27.08.2026

      YENİ RAPORU: Rock Aleminin Temmuz ve Ağustos Albümleri

      24.08.2026

      Little White Wonder: BOB DYLAN’ın Beyaz Kapak Ardındaki Hikâyesi

      06.08.2026

      ARDA UMURHAN: Kendi Sesinin Peşinde

      25.08.2026

      Tez-Antitez: PINK FLOYD

      27.07.2026

      Rock Müziğin En Leziz Hali: GRUP HARDAL

      23.07.2026

      İSKENDER PAYDAŞ: Bir Ses Mimarı

      21.07.2026

      HİMALAYALAR’a yolculuk: A Musical Journey on the Road to Bhutan

      02.09.2026

      LAMB OF GOD ile Heavy Metal ve İstanbul Kedileri

      28.08.2026

      STEREOPHONICS – Performance and Cocktails (1999)

      27.08.2026

      ARDA UMURHAN: Kendi Sesinin Peşinde

      25.08.2026
    • Anasahne
    • Yazılar
      1. Güncel
      2. Konser & Etkinlik
      3. Albümler
      4. Biyografi
      5. Portre
      6. Eski Sayılar
      7. Tümünü gör

      W(HISK)Y, Z Kuşağı

      03.07.2026

      PAUL McCARTNEY ve RINGO STARR: Geçmişle Konuşan İki Çınar

      30.06.2026

      DEEP PURPLE Hâlâ Heyecan Oluşturuyor

      09.06.2026

      DICK PARRY: Pink Floyd’un “Muazzam Güzellik İmzası”

      28.05.2026

      LAMB OF GOD ile Heavy Metal ve İstanbul Kedileri

      28.08.2026

      BBC PROMS: Senfoni Orkestrası Prog Klasikleri Çalarsa!

      28.07.2026

      BEAT İSTANBUL’da: Bir Konser, Sayısız Artçı Sarsıntı ve Üç Yazar

      17.07.2026

      ROBERT PLANT: Meğer Cennete Giden Merdiven Harbiye’den Geçiyormuş

      08.07.2026

      HİMALAYALAR’a yolculuk: A Musical Journey on the Road to Bhutan

      02.09.2026

      STEREOPHONICS – Performance and Cocktails (1999)

      27.08.2026

      YENİ RAPORU: Rock Aleminin Temmuz ve Ağustos Albümleri

      24.08.2026

      Little White Wonder: BOB DYLAN’ın Beyaz Kapak Ardındaki Hikâyesi

      06.08.2026

      FLÖRT ve Müzikal Yolculuğu. Üç İsim, Dört Mevsim

      08.05.2026

      Sandy Denny: Eski Moda Bir Vals Gibi

      10.02.2026

      Tünay Akdeniz: Türk Punk’ın Babası

      21.01.2026

      Skip Spence: Kayıp Ruhun Yolculuğu

      17.11.2025

      ARDA UMURHAN: Kendi Sesinin Peşinde

      25.08.2026

      Tez-Antitez: PINK FLOYD

      27.07.2026

      Rock Müziğin En Leziz Hali: GRUP HARDAL

      23.07.2026

      İSKENDER PAYDAŞ: Bir Ses Mimarı

      21.07.2026

      İLHAN İREM: Analog Bir Sabır, Kristal Bir Varoluş

      01.04.2026

      Cem Karaca: Dervişan Yeniden Doğuyor

      10.02.2026

      Pearl Jam: Eski Müziğin Yeni Ruhu

      20.11.2025

      David Bowie: Dünyaya Düşen Adam

      12.11.2025

      HİMALAYALAR’a yolculuk: A Musical Journey on the Road to Bhutan

      02.09.2026

      LAMB OF GOD ile Heavy Metal ve İstanbul Kedileri

      28.08.2026

      STEREOPHONICS – Performance and Cocktails (1999)

      27.08.2026

      ARDA UMURHAN: Kendi Sesinin Peşinde

      25.08.2026
    • Dosyalar
    • Röportajlar
    • N’olmuş?
    • Künye
    • Podcast
      • Spotify
      • Apple Podcasts
      • YouTube
    StüdyoİmgeStüdyoİmge
    Ana sayfa»Albümler»HİMALAYALAR’a yolculuk: A Musical Journey on the Road to Bhutan
    Albümler

    HİMALAYALAR’a yolculuk: A Musical Journey on the Road to Bhutan

    Linde Nijland ve Bert Ridderbos, Hollanda’dan Butan’a uzanan iki aylık yolculuklarında müziği ortak bir dile dönüştürdüler. Yol boyunca yerel müzisyenlerle buluşup kayıtlar yapan ikili, yolculuğu bir albümde anlattılar.
    Levent VarlıkLevent Varlık02.09.20267 dakikalık okuma
    Paylaş
    Facebook Twitter WhatsApp Email Bağlantıyı kopyala

    Bir zamanlar hippileri Avrupa’dan Nepal’e taşıyan yollar, 2008’de bu kez iki Hollandalı müzisyeni Butan’a götürüyor. Linde Nijland ve Bert Ridderbos; Türkiye’den İran’a, Pakistan’dan Hindistan’a uzanan yolculuklarında yerel müzisyenlerle buluşuyor, beklenmedik mekânlarda kayıtlar yapıyor ve sonunda Himalayalar’ın eteklerinde müzikle örülmüş benzersiz bir seyahat albümüne ulaşıyor. Levent Varlık bize bu renkli çiftin hikayesini aktarıyor.

    Yıllar önce Sirkeci tren istasyonundan inip İETT otobüsleriyle İstanbul Üniversitesi’ne giderken Sultanahmet civarında kızlı erkekli, rengârenk giysili, uzun saçlı, neşeli hippileri görürdüm. Sultanahmet o yıllarda Avrupa’dan yola çıkıp Nepal ve Hindistan’a gidecek olan hippilerin mola, haberleşme ve buluşma merkezlerinden biriydi. Çoğunlukla Lale Restoran Pudding Shop’ta üslenirler, vakit gelince o eski, efsanevi Volkswagen karavanlarla, kaportası saykedelik desenlerle bezeli otobüslerle yollarına devam ederlerdi.

    Özenirdim, ama okul vardı, para yoktu; olmazdı. Ha, gerçi çok yıllar sonra artık okul yoktu, para vardı ve ben Katmandu yollarına düşmüştüm, ama o zaman da Freak Street, artık okuduğum o eski Freak Street değildi! 

    Zaman çok acımasız!

    Ama olsundu, Batı dünyası bu hâldeyken o yolculukların cazibesi hiç bitmeyecekti.

    Uzun zamandır dinlediğim Hollandalı bir şarkıcı var: Linde Nijland. O da benim gibi bir Sandy Denny hayranı olduğu için belki yirmi yıldır ismen tanıyorum. Bir gün Coşkun Aral’ın o eski İZ TV’sini seyrederken Wilco van Herpen’in Wilco’nun Karavanı programına rastladım. Wilco, Sultanahmet’te dolaşırken hippi kılıklı Hollandalı bir müzisyen grupla karşılaşmış. Hollandalılar arabalarla doğuya doğru yola çıkmışlar. Uğradıkları ülkelerde imkân buldukları zaman yerel müzisyenlerle müzik yapıyorlarmış.

    Wilco onlara takılıp İstanbul’dan Kapadokya’ya doğru yola çıkıyor. Grup, Kapadokya’daki kayalıklara oyulmuş antik kiliselerden birinde kayıt yapmak istiyor. Gruptakilerin kim olduklarını bilmiyorum, hiçbirinin ismi geçmiyor. Ama ben kızın sesinden, galiba anlıyorum kim olduğunu. Linde Nijland olmalı bu, antik kiliselerden birinde şarkı söylüyor. Daha önce İskoçyalı Dick Gaughan’dan dinlediğim bir İngiliz Folk şarkısı, The Snows They Melt the Soonest.

    Linde’ye Facebook üzerinden yazarak programı anlatıyorum; o da Wilco’yla nasıl karşılaştıklarını ve doğuya doğru seyahatlerini uzun uzun anlatıyor.

    Bert ve Linde

    Hikâye, Linde Nijland ve Bert Ridderbos’un Groningen’de verdikleri konserden sonra bir izleyiciyle tanışmalarıyla başlıyor. Bu kişi, arkadaşlarıyla Butan’a, ülkenin yeni kralının taç giyme kutlamalarına katılmak için yola çıkacaklarını; isterlerse kendilerine eşlik etmelerinden memnun olacağını söylüyor. Linde ve Bert ummadıkları bu teklifi seve seve kabul ediyorlar ve hazırlıklara başlıyorlar.

    Yolculuk Hollanda’dan Almanya, Macaristan, Sırbistan, Bulgaristan, Türkiye, İran, Pakistan ve Hindistan üzerinden Butan’a kadar planlanıyor; uğranılan ülkelerde, mümkün olursa, yerel müzisyenlerle ses ve görüntü kayıtları yapmak da amaçlanıyor. Ancak kayıtlar ve ses düzenekleri için bir ekip de gerektiği için araç ihtiyacı duyuluyor ve bir iş insanından ödünç olarak dört çeker bir araç temin ediliyor. Görüşmeler sonunda, seyahati esas organize eden ekiple birlikte, biri spor otomobil olmak üzere sekiz araçla yola çıkılması planlanıyor.

    Bert Ridderbos, Henk Helmantel’in stüdyosunda

    Yol hazırlıklarının en önemli simgesi bir cittern. Bert bir multi-enstrümantalist ve en çok kullandığı çalgılardan biri cittern. Cittern, geç Orta Çağ ve Rönesans resimlerinde de sıkça görülen, on telli tarihî bir çalgı. Gezi için İngiltere’den getirttikleri özel bir cittern’i Hollanda’lı ressam Henk Helmantel’e bir natürmortta resmettirip, tur sonunda diğer enstrümanlarla birlikte Butan’daki Kilu Müzik Okulu’na bağışlamaya karar veriyorlar.

    Grup 28 Eylül 2008’de iki ay sürecek yolculuğuna başlıyor. İlk durak Sırbistan’da 12 yaşındaki Danica Krstić’le bir Ortodoks kilisesinde iki Balkan şarkısı, Zaspo Janko ve Ajda Kato’yu kaydediyorlar.

    Linde ve Bert Sırbistan’dan sonra iki gün için İstanbul’a geliyor, burada Wilco’yla birlikte Göreme’ye hareket ediyorlar. Linde Kapadokya’yı masalsı bir yer diye tanımlıyor. Dokuzuncu yüzyıldan kalma, kayalara oyulmuş bir kilisede The Snows They Melt the Soonest’ı kaydediyorlar. Birkaç günlük kamptan sonra grup doğuya, İran’a doğru yola devam ediyor.

    İran’daki ilk durakları, kökleri 7. yüzyıla uzanan ve Qara Kelisa, yani Kara Kilise adıyla bilinen Aziz Tadeus Manastırı. Etrafı tepelerle çevrili ıssız bir arazide konumlanmış, çevresi gibi toprak renkli bir yapı. Kilise bahçesine kamp kuruyorlar. Linde, burada başörtüsü takması gerekmediğinden yanında getirdiği eşarpları kullanmak zorunda kalmıyor ve Bert’in cittern’i eşliğinde şarkı söyleyebiliyor. Sesi duyup gelen İranlılar da konseri ilgiyle izliyorlar.

    Daha sonra ekip Kazvin’e geçiyor ve burada zither, arp benzeri bir çalgı olan chang ve değişik flütler gibi binlerce yıllık Pers enstrümanlarını yeniden üreten Seyfollah Shokri ve arkadaşı Seyed Kamal Rezayi ile buluşup müzik yapmaya başlıyorlar. Bu iki İranlı müzisyene Bert de katılıyor. Ama İranlılar bununla yetinmiyor, yasal olarak bir kadının şarkı söylemesinin yasak olmasına rağmen, Linde’den şarkı söylemesini rica ediyorlar. Linde önce şaşırıyor ve o çok sevdiği, The Snows They Melt the Soonest’ı söylemeye başlıyor. Arkasından Seyf Ollah Shoukri Mevlânâ’dan bir rubai geçiyor. Tümüyle doğaçlama bir çalışma. Bu konser aslında bir yeraltı konseri. Kadınların şarkı söylemesi yasak olduğu için toplanma alanı şüphe üzerine iki kez değiştiriliyor ve katılacak kişiler mekâna şifreyle geliyor.

    Ertesi gün ise stres yok. Kazvin’den ayrılan grup Hollanda Büyükelçiliği’nde konser vermek üzere Tahran’a gidiyor. Burada Lindeİranlı ve Hollandalı izleyicilere üstelik başörtüsüz olarak konser veriyor. Ama tabii yer Hollanda mülkü olunca sorun olmuyor! Bununla da kalmıyor, Linde, özel bir izinle Tahran’da MAHAK Hastanesi’nde çocuklara da şarkı söylüyor.

    Tahran’a kadar gelerek İran’ın büyük kısmını geçmiş olan grup Pakistan sınırına doğru ilerlerken çölde, kerpiç yapılardan oluşan küçük bir köyde eski bir kervansaraya yerleşiyor ve yıldızlılarla dolu gökyüzünün altında Richard Thompson’ın Waltzing’s for Dreamers yorumunu kaydediyorlar.

    Linde ve arkadaşları Pakistan sınırından içeri girince bambaşka bir dünyayla karşılaştıklarını; her tarafta makineli tüfekli askerlerin nöbet tuttuğunu, özellikle yabancılar için çok sayıda kontrol noktası bulunduğunu ve ülkeyi terk edinceye kadar silahlı polislerin kendilerine eskortluk ettiğini söylüyorlar.

    Pakistan’dan ayrılıp Hindistan’a geçince yine farklı ama daha güvenli bir dünyayla karşılaşıyorlar. Müzisyenlere aracını ödünç veren sponsorları aracılığıyla Delhi’de, gençlerin eğitimi için düzenlenen bir yardım konserine katılıyorlar. Ertesi gün Delhi’nin büyük televizyon istasyonlarından birinde canlı programa alınıyorlar ve amaçlarının farklı coğrafyalardaki insanlarla müzik yoluyla iletişim kurmak olduğunu anlatıp birkaç şarkı söylüyorlar.

    Sabah kalktıklarında sitar, tabla ve harmonyum ustası üç müzisyenle buluşup önce akşamki konser için prova yapıyorlar. Akşam da 40’ar dakikalık iki set hâlinde, Hintli müzisyenler eşliğinde sahneye çıkıyorlar. Konser çok sayıda televizyon kanalı tarafından canlı olarak yayınlanıyor.

    Oradan, önce Agra, arkasından Varanasi’ye giderken Linde ve Bert bir benzin istasyonunda duruyorlar. O sırada yakınlardaki bir ahırdan gelen müziği duyuyorlar, ahıra doğru yaklaşınca, onları gören Hintliler yanlarına geliyor, bir doğum günü kutlaması yaptıklarını söyleyip Linde’yle Bert’i içeriye, 24 saat sürecek Hare Krishna ibadetinin yapıldığı ahıra davet ediyorlar. Burada da birkaç saatlik eğlence ve sohbetten sonra Varanasi’ye doğru yola çıkıyorlar. Burada Ganj Nehri kıyısında Richard Thompson’ın Dimming of the Day parçasının bir yorumunu kaydediyorlar.

    Ertesi gün Darjeeling ve Indus vadisinden geçiyorlar. Hindistan’da, geçtikleri birçok yerde kalabalık yüzünden istedikleri gibi kayıt yapamayan müzisyenler, DVD çekimleri için Himalayalar’ın eteklerindeki sessiz, sakin küçük bir yerleşim yeri olan Kalimpong’a gidiyorlar. Burada Himalayalar’ın karlı tepelerinin önünde Sandy Denny’nin Rising for the Moon isimli şarkısını kaydediyorlar.

    Kayıtların arasında çekilmiş bir fotoğraf

    Hindistan turu da bitince artık nihai hedefe varılıyor: Butan. 

    Butan’ı nasıl anlatsam… Himalayalar’ın eteğinde 700.000 nüfuslu Budist bir ülke. Kralından köylüsüne kadar herkes, giyim dahil, geleneksel yaşamlarını sürdürüyor. Zenginliklerini “Gayri Safi Milli Gelir”le değil, “Gayri Safi Milli Mutluluk” kriterleriyle ölçüyor. Ülkede asık yüzlü kimse yok, yolsuzluk yok. Eğitim, barınma, sağlık sorunu yok. Ülke çapında organik üretim yapılan tek memleket. Rengarenk Budist tapınaklar tertemiz. Tepeler arasında Budist dua bayrakları rüzgârda rengarenk uçuşuyorlar. Havası temiz, suyu temiz, doğası temiz… Linde ve Bert başkent Thimpu’daki Kilu Müzik Okulu’nda ilk konserlerini veriyorlar, Butanlı müzisyenlerle, tanışıyorlar ve ertesi gün ülkenin beşinci kralı Jigme Khesar Namgyel Wangchuck’un (resmî ismi Dragon King – Ejderha Kral) taç giyme töreninde sahneye çıkmak için hazırlanıyorlar. 

    Kutlama konserleri Thimpu’da nehir kenarında büyük bir meydanda yapılıyor. Linde ve Bert Kraliyet müzisyenleri Lhamo Dukpa, Namhka Lhamo ve Jigme Drukpa’yla sahneye çıkıyorlar hem kendi şarkılarını hem de Butan ezgilerini seslendiriyorlar. Müzikleri ülkenin televizyon kanallarında yayınlanıyor ve halktan gördükleri ilgiyle, Linde ve Bert amaçlarına ulaşmış olarak ülkelerine dönüyorlar.

    Son bir not: Linde ve Bert birkaç yıl önce İranlı sanat yönetmenleri Sam Chegini ile (Sam’in, Linde’nin Traveller şarkısı için yaptığı klip Kanada’da ödül almıştı. Daha sonra Jethro Tull, Jakko Jakszyk, Chris de Burgh ve daha birçok müzisyenin resmî video kliplerini de Chegini hazırlamıştır.) buluşmak üzere İstanbul’a da gelmişler, Moda’da Gitar Kafe’de bir mini konser vermiş, Açık Radyo’da Koyu Mavi programına konuk olarak katılmışlardı.

    Yazar

    • Levent Varlık
      Levent Varlık

      Müzik dinlemeye Beatles’la başlamış, Rock, Britanya Folk’u, biraz Caz, dünya müziği, Münir Nurettin, Beethoven’la sürdüren klasik bir 56’lı.

    dünya müziği yabancı
    Paylaş. Facebook Twitter WhatsApp Email
    Önceki yazıLAMB OF GOD ile Heavy Metal ve İstanbul Kedileri

    İlgili Yazılar

    LAMB OF GOD ile Heavy Metal ve İstanbul Kedileri

    28.08.2026Yazan: Zeynep Poyrazoğlu

    STEREOPHONICS – Performance and Cocktails (1999)

    27.08.2026Yazan: Sabahattin Bilgiç

    YENİ RAPORU: Rock Aleminin Temmuz ve Ağustos Albümleri

    24.08.2026Yazan: Stüdyoİmge

    Little White Wonder: BOB DYLAN’ın Beyaz Kapak Ardındaki Hikâyesi

    06.08.2026Yazan: Bülent Seyitdanlıoğlu

    ROCK VE BİLİMKURGU. Fantastik Frekanslar

    04.08.2026Yazan: Meral Akman

    FOREIGN TONGUES: Üç Kuşağı Sallayan, Taşları Hâlâ Yuvarlayan Albüm

    29.07.2026Yazan: Sinan San, Güner Elif Bozkurt ve Bülent Seyitdanlıoğlu
    En son yazılar
    Albümler

    HİMALAYALAR’a yolculuk: A Musical Journey on the Road to Bhutan

    Yazan: Levent Varlık02.09.2026

    Linde Nijland ve Bert Ridderbos, Hollanda’dan Butan’a uzanan iki aylık yolculuklarında müziği ortak bir dile dönüştürdüler. Yol boyunca yerel müzisyenlerle buluşup kayıtlar yapan ikili, yolculuğu bir albümde anlattılar.

    LAMB OF GOD ile Heavy Metal ve İstanbul Kedileri

    28.08.2026

    STEREOPHONICS – Performance and Cocktails (1999)

    27.08.2026

    ARDA UMURHAN: Kendi Sesinin Peşinde

    25.08.2026
    Öne çıkanlar

    DISTANCIA: Daha Yolun Başı

    08.06.2026

    Güzin Paksoylu (Metal Oda): Algoritmalar Çağında Metal Müzik

    04.03.2026

    Görkem Karabudak: Oyun Alanından Derinliğe ve Müziğin Akışına Teslim Olmak

    28.01.2026

    Hissikablelvuku: Sezginin Kalpte Doğduğu Yer

    06.03.2026
    Etiketler
    alternative rock anadolu pop art rock beat blues bulutsuzluk özlemi caz cem karaca country deep purple derleme dünya müziği eric clapton flört folk rock frank zappa george harrison hard rock heavy metal kargo kesmeşeker kronik led zeppelin leyan senay metallica müzik basını objektif pentagram pink floyd pop progressive rock psychedelic rock punk rap rock sinema stairway to heaven stüdyoimge tarih teoman the rolling stones thrash metal yabancı yerli özer sarısakal
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • Bluesky

    Bültenimize abone olun

    Stüdyoİmge'de yayınlanan yazıları çıktığı anda e-posta gelen kutunuzda görün.

    Hakkımızda

    Stüdyoİmge: Türkiye’de Rock kültürünün sesi, sözü ve belleği…

    1985-1986, 1989 ve 1992-1993 yıllarında basılı dergi olarak okurlarıyla buluşan Stüdyoİmge, günümüzde yayın hayatını online bir dergi olarak sürdürüyor. Günümüzün Stüdyoİmge yayınında, basılı dönemden bugüne uzanan ekip üyelerinin yanı sıra, yeni katılan (görece) genç kalemlerin enerjisiyle dinamik bir bütün ortaya çıkıyor.

    Son yazılar

    HİMALAYALAR’a yolculuk: A Musical Journey on the Road to Bhutan

    02.09.2026

    LAMB OF GOD ile Heavy Metal ve İstanbul Kedileri

    28.08.2026

    STEREOPHONICS – Performance and Cocktails (1999)

    27.08.2026

    Bültenimize abone olun

    Stüdyoİmge'de yayınlanan yazıları çıktığı anda e-posta gelen kutunuzda görün.

    Stüdyoİmge
    Facebook X (Twitter) Instagram Bluesky
    • Anasahne
    • Künye
    • Dosyalar
    • Röportajlar
    • Eski Sayılar
    • Çerez Politikası
    © 2026 Stüdyoİmge. Sitedeki bütün yazılar yazarlarına, fikirler ise söyleyenlerine aittir.

    Arama yapmak için Enter tuşuna, aramayı iptal etmek için Esc tuşuna bas.