2026 Nisan ayının ilk yarısı gibi faaliyetlerine başlayan Distancia şimdiye dek biri Dorock’ta, diğeri İstanbul Üniversitesi’nde toplam iki tane konser verdi, şu sıralar ise ilk single parçalarını yayınlamak için geri sayıyorlar. Enerjileriyle gelecek vaat eden gruba Adnan Alper Demirci sorularını yöneltti.
Önümde bir Instagram sayfası, grupla ilgili edinebileceğim tüm bilgiler burada. Başka yerde yok. Çünkü Distancia çok yeni bir grup, yayındaki en eski post 10 Nisan’a kadar gidiyor. Böyle bir durumda soru biriktirmek açıkçası biraz zor oldu. 13 Mayıs Dorock konseri, 14 Mayıs Orta Fest sahnesi… Yakında gelecek bir single, adı henüz belli değil. Beş kişilik bir çaba, elde şimdilik hayallerden başka pek bir şey yok. Dilerim uzun ömürlü olur da, beş yıl sonra Distancia iyi bir yerlere geldiğinde ben de “Bu grup daha iki aylıkken sorularımı sormuştum” diyebilirim.
Röportaja başlık ararken kafamda bir anda Kronik‘ten İşin Başı şarkısı çalmaya başladı, bu durumda başlığa o şarkının nakaratından başka bir şey yazamazdım.
Lafı fazla uzatmayacağım, lafın da çok uzayası yok zaten. Sadece, sorulara geçmeden grup üyelerini tanıtmakta fayda var: Vokalde Efe, ritim gitar ve klavyede Yiğit, lead gitarda Umut, basta Arda ve davulda Ege.
• Grubun izini sürmeye başladığımda en erken 10 Nisan tarihine kadar gidebildim. Ondan öncesi yok. Bireysel olarak daha önce nerelerde çalıyordunuz, nasıl bir araya geldiniz? Gerçekten bir buçuk aylık taze bir grup mu Distancia?
• Ege: Bir eski grubumuz vardı, onun devamı sayılır aslında. Orada birtakım sorunlar oldu, vokal değiştirdik mesela. Yani Distancia‘nın bir buçuk ayının öncesi de var. Toplamda yaklaşık bir yıllık bir süreç kısacası. Ondan önce benim Perküsyon Senfoni Orkestrası‘nda deneyimim oldu. Böyle bir süredir müzikle içli dışlı vakit geçiriyorum.
• Umut: Ben öncesinde bir grupta çalmıyordum, okulda dümenden çaldığım şeyler olmuştu tabi. Daha çok evde kendi kendime çalıyordum. Sonra dört ay kadar önce Ege ile bir araya geldik, gruba katıldım. O zamandan beri devam.
• Arda: Ben ekiple çok önceden tanışıyordum aslında ama aynı ekiple birlikte çalıyor olmam iki ya da üç ay öncesine denk geliyor. Çok uzun değil, dört yıllık bir müzik geçmişim var. Bunun son iki üç ayında beraberiz işte…
• Yiğit: Benim de bir dokuz ay oldu galiba abartmıyorsam. Bir forum üzerinde yazışırken gruba katıldım. İlk başta bas gitardaydım. Şu anda klavyeyle ritim gitardayım, bazıları benim yerimi çaldığı için! Şaka şaka, çalmak demeyelim…
• Benim yorumlardan gördüğüm, grubun joker elemanı olarak biliniyor oluşun.
• Yiğit: Şöyle, ben ilk başta basçıydım, sonra sıkıldım bas çalmaktan, Arda’ya ulaştık, bas gitarda aramıza o katıldı. Bu birinci sebep. Bir diğeriyse, ben İstanbul’da değilim. İstanbul’da olan bir basçıya ihtiyacımız vardı. Ben o yüzden ritim gitara geçtim. Klavye de lazımdı, onu da yapayım dedim…
• Arda: Ege de tam bu sıralarda beni buldu, gruba davet etti. Son iki konserde Yiğit gelemediği için klavyesiz olan şarkıları çaldık. Zaten setlisti kısa olan konserlerdi, biri okulda geçti mesela, idare ettik.
• Grup hakkındaki ilk izlenimim Death Metal ile Nu-Metal tarzlarına referans veren bir müzik yaptığınız yönünde. Aslında tını olarak geleneksel Death Metal’e daha yakın geldi kulağıma ancak sahne kıyafetleri, duyurulara iliştirdiğiniz bilindik şarkılar ve diğer küçük detaylar müziğe modern bir yerden baktığınızı söyleyebilirim. Benim izlenimimden bağımsız, sahnenizi anlatabilir misiniz?
• Ege: Modern bakıyoruz evet, olabildiğince modern bakmaya çalışıyoruz. Hem sound olsun, diğer unsurlar olsun, kendi çapımızda farklı bir şeyler oluşturmaya çalışıyoruz. Klavyeyi o yüzden ekledik. Distancia öncesinde çaldığımız dönemde klavye yoktu, daha çiğ bir müzik yapıyorduk. Nasıl söyleyeyim, yenilikçi olmaya çalışıyoruz. Kıyafetler açısından ise özellikle seçtiğimiz sahne kostümlerimiz yok. Vokaldeki Efe son konserde basketbol formasıyla çıktı mesela, ben genelde üstüm çıplak çalıyorum. Özellikle tercih ettiğimiz şeyler değil, o gün ne giyersek diyeyim.
• Umut: Bu konuda ben de özellikle dikkat etmiyorum. Onun dışında sahnede grup baya enerjik, ancak ben enerjik olanlar arasında değilim. Genelde Arda ve Efe aşırı enerjik oluyorlar, işte sahneden atlamalar filan… Zaten o yüzden hep kablosuz ekipmanlarla çalıyorlar. Distancia enerjik bir grup yani.
• Arda: Umut’a katılıyorum, sahnede enerjinin çoğunu Efe ile ikimiz yükleniyoruz. Ancak bu diğerlerinin enerjik olmadığı anlamına gelmiyor tabi ki. Mesela Ege’nin de aksiyonla dolu hareketleri oluyordu.
• Yiğit henüz grupla sahneye çıkmadı değil mi?
• Yiğit: Distancia adı altında çıkmadım fakat önceki dönemde iki kere konserde gruba katılmıştım.
• Sanırım şimdilik sahnede cover şarkılara yer veriyorsunuz. Kimin hangi şarkılarını çalıyorsunuz? İçlerinde bir favoriniz var mı?
• Ege: Bizim amacımızdan bahsedeyim ilk başta. Birinci aşamada cover şarkıları iyice azaltmayı amaçlıyoruz. Kendi adıma konuşayım, ben Sepultura‘yı çok seviyorum. Benim için bu sorunun cevabı Territory olur. Çok da hoşuma giderek çalıyorum o parçayı. Sıkıldım mı? Çok çaldık, evet biraz sıkıldım ama halen daha gidiyor.
• Umut: Favori şarkım Silent Night, Bodom Night olabilir, Children of Bodom’dan. Çünkü çok güzel soloları var.
• Arda: Benim için de en favori şarkı Silent Night, Bodom Night‘tır, zaten Children of Bodom en sevdiğim grup. Bunun sebebi hem bas dizilişlerinin çok iyi olması hem de benim geri vokallerini çok rahat yapabildiğim muhtemelen tek şarkı olması.
• 13 ve 14 Mayıs konserlerinize rastladım, Dorock’ta ve Orta Fest’te. İkisi birbirine zıt yapıda iki konser, nasıl birer deneyimdi sizin için?
• Umut: 13 Mayıs Dorock konseri ayarlanmıştı, zaten yapacaktık. Ben İstanbul Üniversitesi’nde okuyorum, orada da Orta Fest düzenleniyordu, Dorock’tan bir gün sonraya denk geldi. Ege de Çorlu’da yaşıyor, şehir dışından geldi. İki gün üst üste iyi oldu.
• Ege: Dorock’ta konser güzeldi, beklentinin de üzerinde bir bilet satışı olduğu için mekan sahibiyle çıkışta konuştuğumda oldukça teşekkür etti. Çok büyük bir kalabalık yoktu ancak mekanı tatmin etti yani. Bize de özgüven oldu o. Ve gerçekten güzel bir performans sergilediğimize inanıyorum. Orta Fest’te ise açık havada güzel bir deneyim oldu. Daha geniş bir kitle, daha farklı insanlar geldi. Bu tarz konserlerin devamı gelir umarım.
• Arda: Orta Fest konseri biraz daha farklı bir seyirci kitlesine seslenmişti. Orada daha çok Türkçe Rock grupları vardı, biz aslında tarz olarak biraz yabancı kaçtık oraya. Ancak sonuçta ikisi de çok iyi konserlerdi.
• Şu an Distancia’nın en büyük gündemi, yakında gelecek olan single. Şarkıyı biraz anlatabilir misiniz? Bu şarkı aynı zamanda grubun gelecekteki besteleri için tematik bir ipucu veriyor mu?
• Umut: Klasik bir gitar kullanımı var, ayrıca klavye rifleri de mevcut. Grubun her üyesinin kendine göre bir özelliği var. Ben mesela gitarı hızlı tarzda çalmayı seviyorum. Yiğit klavyeden atmosferik şeyler yapmayı seviyor. Ege de bahsetti ya Sepultura‘yı çok sevdiğinden, oradan gelen şeyler de farklı bir sentez oluşturuyor yani. Bu, herkesin karakterini yansıtabildiği bir şarkı oldu yani. O açıdan önemli bir şarkı. İleride farklı şeyler yapacağız tabi. Bu daha çok gitar ağırlıklı bir şarkı oldu.
• Ege: Mesela farklı farklı havalar ritimler filan var, hani kimi yerde 3/4’lük ritimler giriyor örneğin. Yani olay klasik, yüzde yüz yardırmalı da değil. Arada tuhaf, klasik gitar solosu gibi şeyler olabildiğince ekledik. Amacımız aslında farklı yelpazeleri birleştirmek diyebiliriz, dikkat çekmek biraz da. Tabi bunun da bir sınırı var, her şeyi de koyalım değil yani.
• Doğruca arka arkaya sorayım: Planlar nasıl? Şu an kayda girmeyen kaç besteniz var? Albüm düşünceniz ve ona saklayacağınız şarkılar var mı?
• Ege: Kayda girmek için bu şarkı zaten mevcut, diğerleri için de hafiften başladık. Dolayısıyla bir albüm düşüncesi de var. Bunu geçen gün de tartıştık, belki konsept bir şeyler olur.
• Umut: Bunlar daha düşünme aşamasında olan şeyler. Ben şahsen şu anda single yapmaya odaklıyım, müziği yazmaya filan. Şimdilik albümün şarkılarını single serisi halinde yayınlayacağız gibi duruyor ancak bu da değişebilir yani.
• Yarın bir kaset yayınlayacak olsaydınız kartonetin teşekkür bölümünde kimlerin adı geçerdi?
• Umut: Mesela son son Dorock konserinde Redneck çaldık sahnede Hilal Türker ile, Metaforya‘nın vokalisti. O olurdu. Bizim vokal Efe aslında bu network olayında daha yetkin bir insan, benim o kadar çok tanıdığım insan yok, o yüzden az isim aklıma geliyor. Bir de Alp Demirtaş, Hatemotion‘ın vokalisti. O aynı zamanda bize fotoğrafçılık yapıyor sağ olsun.
• Arda: Benim teşekkür edeceğim kişi muhtemelen prova aldığımız stüdyonun sahibi Anıl ağbi olurdu. Cidden bize çok büyük imkanlar sağlıyor bu konuda. Provalar olsun, sahneler olsun, birçok konuda yardımcı olmuştur, benim teşekkür edeceğim kişi o olurdu.
• Yiğit: Keşfedebileceğiniz biri değil fakat teşekkür listesine babamı eklerdim. Yaptığım her işi desteklerken aynı zamanda yapıcı bir şekilde eleştiriyor iyi bir dinleyici olarak ve ben de bundan büyük bir ilham alıyorum.
• Grup beşte dört oranında buradayken biraz kişisel cevaplara da yer açmak istiyorum. Size en çok ilham veren üç grubu saymakla başlayabiliriz…
• Ege: Gojira olur. Sepultura olur. Üçüncü olarak Manowar olabilir ya… Ben Manowar‘ın davullarını seviyorum yani. Çok “Vay arkadaş” dedirtecek kadar değil ama güzel yani. Düşününce bu üç grup bana gayet de ilham veriyor.
• Arda: Benim ilham aldığım en büyük grup Iron Maiden‘dır. Steve Harris‘in bas tonuna gerçekten bayılırım. Onun dışında WASP gerçekten çok beğendiğim bir gruptur Glam Metal türünde. Onun da gerçekten baslarından ilham aldığımı söyleyebilirim. Onun dışında Cliff Burton kişi olarak en büyük ilham kaynağı kişi benim için. Özellikle solo atar tarzda bas çalışı, distortion içeren bas tonu, ki zaten benim de sahnede uyguladığım bir şey…
• Umut: Dream Theater kesinlikle olur, en sevdiğim grup diyebilirim. Çok büyük ilham kaynağımdır, John Petrucci en sevdiğim gitaristlerden biridir. Ritchie Blackmore söyleyebilirim ikinci olarak. Çünkü hem Rainbow hem Deep Purple‘daki müziği beni çok etkilemişti. İlk dinlediğim gruplardan biriydi ikisi de. O çok önemli benim için. Onun dışında yine gitarist olarak Malmsteen olabilir, onun çalış tekniği beni çok etkilemişti. Uzun süre onun gibi çalmaya çalışmıştım, halen daha çalışıyorum.
• Yiğit: Benimkiler; Malice Mizer, Japon Pop Rock grubu, Avenged Sevenfold ve Aphex Twin galiba, daha deneysel olduğu için.
• “Keşke ben yazmış olsaydım” dediğiniz bir adet şarkı…
• Yiğit: Avenged Sevenfold‘dan A Little Piece of Heaven kesinlikle. “Keşke ben yazmış olsaydım” derim ona…
• Arda: Ben de yüksek ihtimalle Dark Tranquillity‘den Lethe ile cevap verirdim. Çok kabus bir şarkı ancak keşke ben yazmış olsaydım.
• Umut: Bu şarkıyı setliste ekledik, çaldırmak için çocuğu zorladık ya…
• Ege: Death‘in Spirit Crusher baterileri çok sağlam, aklıma o geldi düşününce. Ben halen daha oradaki ton geçişlerini kullanıyorum.
• Umut: Dream Theater‘dan bahsettim zaten. En sevdiğim albümü Metropolis II‘nin en sevdiğim şarkısı Finally Free, her anlamıyla mükemmel bir şarkı bence. O kesinlikle olurdu.
• Eski basçı, şu anda hem ritim gitarcı hem de klavyeci Yiğit için biraz komik bir soru olabilir fakat mevcut enstrümanlarınızı elinizden alsalar ve başka bir şey çalmanız gerekse, hangi müzik aletini çalardınız?
• Yiğit: Saksafon.
• Ege: Darbuka çalardım ağbi ya.
• Arda: Ben yüksek ihtimalle davul ya da gitar derdim.
• Umut: Ben yaylı bir şey isterdim ya, keman ya da çello.
• Yerli ya da yabancı fark etmez, Türkiye’de gerçekleşmiş eski bir konserden hangisinde seyirci olarak bulunmak isterdiniz?
• Arda: 2013 Iron Maiden konseri, rakipsiz, direkt!
• Ege: Ben geçen sene Gojira‘ya gidemedim, çok içimde kaldı benim.
• Yiğit: Rammstein ya, 2010’da olması lazım.
• Umut: Benim bu konuda çok bilgim yok, ama herkes geçen sene ya da ondan önceki sene olan Opeth konserini çok övüyordu, onda olmak isterdim.
• Ve buradan son soruyu tekrar sizin konserlerinize bağlayayım. Sıradaki Distancia konseri için dinleyiciler neler beklemeli? Aklınızda öncekilerden farklı şeyler var mı?
• Yiğit: Klavye var! (gülüyor)
• Ege: Sıradaki konserimiz 21 Ağustos’ta Dorock’ta.
• Umut: Evet klavye olacak, tam kadro olarak ilk defa sahneye çıkacağız. Onun dışında ilk single parçamızı yüzde doksan çalarız, bir sorun olacağını düşünmüyorum o konuda. Üzerinde çalıştığımız diğer şarkılar da hazır olursa onlara da yer vermek istiyoruz. Daha uzun bir setlist olacak. Bir de grubun kimyası daha çok oturmuş olacak. Çünkü şu an aramızda olmayan vokalistimiz Efe ilk konsere çıktığında gruba henüz iki hafta önce katılmıştı, hatta o zaman yeni tanıştık bile. Cuma günü olması da önemli.







