Sabahattin Bilgiç, Rock tarihimize damga vuran grupların kısa biyografilerine odaklanan mini serinin bu bölümünde, 60’ların sonunda Saykedelik ve Underground damardan beslenerek Garage Rock üçlüsü olarak filizlenen Grup Bunalım’ı; Aydın Çakus ve Ahmet Güvenç’in Erkin Koray’la kesişen yollarını odağına alıyor.
Hepinize selamlar Stüdyoİmge okurları. Geçtiğimiz günlerde yer verdiğimiz Erkin Koray Yeraltı Dörtlüsü yazısının ardından, Rock tarihimize damga vuran grupların kısa biyografilerine yeni bir yazıyla devam ediyoruz. Bu yazıyı, öncesinde yayımlanan ve ardından gelecek yazıyla birlikte, küçük bir mini serinin parçası olarak düşünmenizi isterim. Çünkü bu yazılarda yalnızca grupların hikâyelerini değil; birbirinden özel ve kıymetli müzisyenlerin, kimi zaman rekabet içinde görünseler de aynı müzikal iklimde, omuz omuza ve benzer bir arayışın peşinde nasıl yol aldıklarını da anlatmaya çalışıyoruz.
Bu yazımızın konuğu, rekabet içinde olduğu Yeraltı Dörtlüsü gibi 60’ların sonunda, 1969-1972 yılları arasında, Saykedelik ve Underground temellerden beslenerek Garage Rock üçlüsü olarak filizlenen Grup Bunalım. Yazının iki temel sacayağını ise kurucu isimler Ayet Aydın Çakus ve Ahmet Güvenç oluşturuyor. Her ikisinin de Erkin Koray’la kesişen yollarını yazının ilerleyen bölümlerinde detaylandıracağım. Hazırsanız başlayalım o halde.
Cem Karaca Apaşlar’ın ön grubu olarak 1969 yılında Rock sahnelerine adım atan Grup Bunalım, adını dönemin ruhuna yakışır biçimde seçmişti. Kendilerini şu sözlerle anlatıyorlardı:
“Grup Bunalım adını bilinçaltına indiğimizde karşımıza çıkan, çağımızın kaçınılmaz acı gerçeklerini seren yoğun bunalımlarla karşılaştığımız için aldık. Aslında bilinç ile bilinçaltı arasındaki çizgiydi Bunalım.” – Aydın Çakus – Adalet Gazetesi, 22 Mart 1970
Grubun kurucu isimlerinden Aydın Çakus, 1949 yılında reji asistanı ve kameraman babası Necati Kemal Çakus’un ABD’de fotoğrafçılık eğitimi aldığı dönemde New York’ta doğdu. Babası Necati Bey fotoğraf sevdasını bir adım öteye taşıyarak film yönetmenliğine yönelmiş, kardeşi Ali Necati Çakus da ilerleyen yıllarda film yapımcısı olmuştu. Çocukluğu İstanbul’da geçen Aydın Çakus üç yaşında eline aldığı bas gitar ile rotasını müziğe çevirmişti. Ergenlik döneminde ailesinin isteğiyle birkaç filmde rol alan Aydın Çakus’u 1962 tarihli Öldüren Bahar isimli filmde aktör Turgut Özatay’ın çocukluğunu canlandırırken görebilirsiniz. Babasının prodüksiyon amiri olduğu bu filme YouTube platformundan erişebilirsiniz. Neyse, bu ilginç anekdotun ardından biz müziğe dönelim. Cream, Deep Purple, Led Zeppelin ve Uriah Heep gibi Heavy Rock gruplarından etkilenen Çakus’un bas gitar sonrasında elektrogitarda ustalaşmaya başlaması tam olarak bu döneme tekabül eder.

1951 yılında Ankara’da dünyaya gelen Ahmet Güvenç de genç yaşlarda gönlünü bas gitara kaptıranlardandı. Müzik yolculuğunun ilk ciddi adımlarını, liseden arkadaşları Ercüment ve Bülent Ortaçgil ile kurduğu Sorular isimli okul grubuyla attı. Okul çevrelerinde verdikleri konserlerle dikkat çeken ekibin Ortaçgil kardeşlerle birlikteliği çok uzun sürmedi ve yollar ayrıldı. Ahmet Güvenç, Sorular kadrosunda yer alan Aydın Çakus ve yetenekli baterist Hüseyin Sultanoğlu ile çalışmalarına devam etti. Yeni müzikal yollar arayan üçlü, Esentepe Sağlam Fikir Sokak 21 Numara’da yaşayan Ahmet Güvenç’in evini prova üssüne dönüştürerek tam gaz süren çalışmalarla, müzikal tavrını, grubun diğer elemanlarını da etkisi altına alan Underground/Garage Rock çizgisinde netleştirmeye başladı. Amplifikatörlerinin ses düğmesini sonuna kadar açan “power trio” okul çevrelerinde Sorular adı altında konserlere devam etti. Böylece memlekette Rock müziğin yeraltı damarlarından birini besleyecek olan Grup Bunalım’ın hikâyesi artık yavaş yavaş şekillenmeye başladı.

Üçlünün kaderi, yazlık sinemalarda çalan ve o sıralarda ön grup arayışında olan Cem Karaca Apaşlar’ın teklifiyle 1969 yazında birdenbire değişti. Cem Karaca Apaşlar’ın ön grubu olarak sahneye çıkmayı kabul eden üçlü sahnedeki yüksek performanslarıyla göz doldurdu. Artık Cem Karaca’nın kanatları altına giren yetenekli gençler büyük bir sürprizle karşı karşılaştı: Plak anlaşması. O dönem Türkofon için müzik direktörlüğü yapan Cem Karaca grubun hem menajerliğini hem de prodüktörlüğünü üstlenmiş ve aynı zamanda ekibin isim babası olmuştu: GRUP BUNALIM.
Artık işin rengi birdenbire değişmişti. Provalarına bir süredir Gar Gazinosu’nda devam eden üçlünün ilk 45’liği, 1970 yılında Türkofon etiketiyle yayımlandı: Yeter Artık Kadın / Taş Var Köpek Yok (Türkofon 1007). Plak, Grup Bunalım’ın sert, çiğ, çılgın ve sınır tanımayan tavrını daha ilk kayıtta açıkça ortaya koyuyordu. Yeter Artık Kadın, Lee Dorsey’nin Allen Toussaint imzalı Get Out of My Life, Woman şarkısından yola çıkıyordu; ancak Grup Bunalım bu parçayı doğrudan bir uyarlama olmaktan çıkarıp bambaşka bir enerjiye taşıdı. Iron Butterfly’ın 1968 tarihli yorumunu temel alan düzenlemede tempo yükseliyor, gitarlar sertleşiyor, şarkının Blues/Funk kökenli yapısı Garage Rock’ın daha vahşi, saldırgan ve sert alanına çekiliyordu. Cem Karaca’nın yazdığı isyankâr Türkçe sözler de grubun asi imajıyla birebir örtüşüyordu. Plağın diğer yüzündeki Taş Var Köpek Yok sözlerini, milattan sonra 500’lerde yazılan ve Can Yücel’in çevirisiyle dilimize kazandırılan kitap Herboydan – Dünya Şiirinden Seçmeler’de yer alan bir şiirden alıyordu.
Grup Bunalım ilk konserini 17 Ocak 1970’te, Şan Sineması’nda düzenlenen 2. Hafif Batı Müziği Konseri kapsamında verdi. İngiltere’den getirdikleri ekipmanlarla Moğollar ve Mavi Işıklar’dan önce sahneye çıkan ekip, yalnızca müziğiyle değil sahne görüntüsüyle de şimşek hızında dikkatleri çekmişti. Bu konserde sahne dekoru olarak King Crimson’ın kısa sürede sansasyon yaratan In the Court of the Crimson King albüm kapağının devasa bir görselini kullanıp üstleri çıplak biçimde sahneye çıkan üçlü, vücut makyajlarıyla dikkatli bakışları üzerlerine toplamayı başarmıştı. Dönemin dergilerinde neşredilen konser fotoğrafları Rockseverler tarafından merakla takip edilmişti. Sansasyonu ve şaşırtmayı seven Grup Bunalım’ın bu ilk dönemi uzun sürmedi. Büyük beklentiler içerisinde olan grubun şefi Aydın Çakus ideallerini gerçekleştiremeyeceğini düşündüğü gerekçesiyle Ekim 1970’te grubu dağıttı. Çakus, daha sonra ikinci kez kurulan Haramiler’e katıldı; davulcu Hüseyin Sultanoğlu ise Cem Karaca Kardaşlar’a geçti.
Ne var ki Haramiler cephesinde de işler yolunda gitmedi ve üç aylık turnenin ardından grup bu kez tamamen tarihe karıştı. Haramiler’de aradığını bulamayan Aydın Çakus, Ahmet Güvenç’le birlikte, Kardaşlar’a kaptırdıkları Hüseyin Sultanoğlu’nun boşluğunu Nihat Örerel ile doldurarak Grup Bunalım’ı 1971 başında ikinci kez ayağa kaldırdı. Yeni yılın ilk haftasında Cem Karaca Kardaşlar’la birlikte verdikleri konserle yeniden halkın huzuruna çıkan üçlünün yolu bu kez Moğollar’ın eski solisti Aziz Azmet’le kesişmişti.
Hey dergisi okurları tarafından 1970 yılının “Ümit Veren Şarkıcısı” seçilen Aziz Azmet, derginin ödül gecesinde Grup Bunalım’la aynı sahneyi paylaştı. Artık ilk dönemindeki kadar katı bir Underground tavır takınmayan ekip, Aziz Azmet’le birlikte Anadolu Rock sound’una göz kırpan bir çizgiye yöneldi. Bu birlikteliğin ürünü olan Yollar / Hele Hele Gel 45’liği (Diskotür DT 5033) Nisan 1971’de yayımlandı. Aziz Azmet’le çıktıkları Anadolu turnesinde konserlerin ilk bölümünde kendi repertuvarlarıyla ve yabancı şarkılarla sahne alan Grup Bunalım, Aziz Azmet’in yer aldığı ikinci bölümde şarkıcıya Türkçe parçalarda eşlik ediyordu. Grup Bunalım’ın o dönemki konser repertuarında, Deep Purple’dan Into the Fire ve Black Night, Taj Mahal’den Leaving Trunk, The Who’dan My Generation gibi parçaların yorumlarıyla birlikte, 425 ve A Way from Home isimli kendi İngilizce besteleri de yer alıyordu.
Turne sonrasında Aziz Azmet’le yollarını ayıran Grup Bunalım, 13 Kasım 1971’de Erkin Koray Süper Group’un Fitaş Sineması konserinde ön grup olarak sahne aldı. 19 Kasım’da gerçekleşen Arnavutköy Kız Koleji konserinin ardından Nihat Örerel ve Ahmet Güvenç’in ayrılmasıyla Bunalım ikinci kez dağıldı. Erkin Koray Yeraltı Dörtlüsü–Bunalım–Erkin Koray Süper Group kronolojik düzleminde her iki müzisyen de muhtelif zamanlarda Erkin Koray’la birlikte sahne veya plak çalışmalarında yer aldı. Erkin Koray tarafıyla Bunalım’ın ilk müzikal etkileşimi bu iki değerli müzisyenin katılımları ve katkılarıyla gerçekleşmiş oldu.
Kısa bir süre sonra Aydın Çakus, Bunalım adıyla yeniden bir ekip topladı. Aydın Çakus’la İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde tanışan, grubun konserlerini de yakından izleyen genç gitarist Berç Yenal ve onun kuzeni bas gitarist Melik Yirmibir bu yeni oluşuma dâhil oldular. Bagetlerin emanet edildiği Mehmet Gözüpek’in provaları aksatması, grubu çıkmaları gereken konserler öncesinde acil bir davulcu arayışına itti. Çözüm, Berç Yenal’ın henüz 16 yaşlarındaki kardeşi Nur Yenal oldu. Profesyonel olarak davul deneyimi olmamasına rağmen kısa sürede çalıştırılan Nur Yenal, konserlere yetiştirildi. Sonuç beklenenden daha başarılı olmuştu. Üçüncü kez kurulan grup yıl sonuna doğru Anadolu Rock ile Hard Rock’ı aynı potada erittikleri Başak Saçlım / Bunalım (Diskotür DT 5042) 45’liğini yayımladı. Plak kapağında ve göbek etiketinde gördüğümüz üzere Bunalımlar isminde karar kılıp, yeni isimleriyle farklı bir sayfa açmak istemişlerdi.
1972’nin ilk konserini yenilenmiş kadrosuyla Taksim’de bir gece kulübünde, Erkin Koray Süper Group ve Cem Karaca Kardaşlar’la birlikte veren Bunalımlar, aynı dönemde Balet Plak’la sözleşme imzaladı. Bir araya geldikleri genç şarkıcı Fikri Takbak’ın Aşk Senin Bildiğin Gibi Değil/Bir Dünya da Bana Ver Tanrım (Balet 109) 45’liğinde şarkıcıya eşlik ettiler. Yenal kardeşlerin ayrılığının ardından davula Cengiz Teoman’ın gelmesiyle Bunalımlar yeniden üçlü formasyona döndü: Aydın Çakus, Melik Yirmibir ve Cengiz Teoman. Bu yeni kadro, folk akımına gönül veren, adını duyurmaya hevesli, iddialı şarkıcı Rıfat Öncel’le bir araya geldi. Rıfat Öncel’in bestelerinden oluşan iki plakta aynı kadroyla çalan Bunalımlar, mayıs ayında önce Kınalı Gelin/Güzel (Balet 128) 45’liğini, akabinde Bir Yar İçin / Ayrılık Olmasaydı (Balet 130) 45’liği çıkardı. Bu son plakta yaylı tamburda Sadun Aksüt, bağlamada ise konuk müzisyen olarak Arif Sağ gruba eşlik etti. Telli sazın hakkını verdikleri bu iki şarkının yer aldığı plak, Bunalımlar’ın kariyerinde piyasaya sürülen son plak anlamına da geliyordu.
Aslında oldukça verimli bir yıl geçiren Bunalımlar, konser turlarını tamamladıktan sonra bu kez nihai olarak dağıldı. Dört yıla yayılan bu kısa sürede eleman trafiğinin oldukça hızlı yaşandığı maceradan geriye kendi adlarıyla yayımladıkları iki 45’lik ve eşlik grubu olarak yer aldıkları dört 45’lik olmak üzere toplamda altı 45’lik plak kalmıştı. Buna karşılık Bunalımlar’ın etkisi, diskografilerinin hacminden çok daha büyüktü. Bunalımlar, bünyesinden gelip geçen birbirinden kıymetli müzisyenlerle Rock tarihimiz için adeta bir okul görevi görmüştü. Uzun yıllar bulunması neredeyse imkânsız hale gelen bu altı 45’lik ilk olarak 2006’da Shadoks Music tarafından yayımlanan toplama albümde bir araya getirildi. Bu toplama albümle hem ülkemizde hem de yurt dışında yeni kuşaklar Grup Bunalım’ı keşfetmiş oldu. Meğerse 1971’de Odeon için Ayla Algan’la bir araya gelen Bunalımlar, şarkıcıya sözleri Aysel Gürel’e ait Yörük Yaylası adlı eserde eşlik etmişler. Plak olarak yayımlanmayan bu kaydın yıllar sonra YouTube’da gün ışığına çıkması grubun izini süren dinleyiciler için oldukça hoş bir sürpriz olmuştu.
Bunalımlar macerasının ardından ilginç bir gelişme daha yaşandı. Gruptan Aydın Çakus ve Nur Yenal, yanlarına bas gitarist Özkan Uğur’u alarak Ter grubunu kurdu. Kısa bir süre sonra, öteden beri rekabet içinde oldukları ve hatta “düello” konserlerine çıktıkları Erkin Koray’la birleştiler. Ancak bu oluşumun ömrü maalesef uzun süreli olmadı. Hor Görme Garibi / Züleyha (İstanbul Plak 9241) 45’liğini yayımlayan bu süper grup, Ankara Pop Festivali’nde verdikleri büyük konserin ardından dağıldı. Yukarıda bahsettiğim Bunalım elemanları Örerel-Güvenç ikilisinin Erkin Koray ile gerçekleştirdikleri ilk etkileşimin ardından bu ikinci Erkin Koray-Bunalım etkileşimi maalesef tek plakla sınırlı kaldı. Bugün dinleyenleri hâlâ hayrete düşüren Hor Görme Garibi’nin eşsiz heavy yorumunda ses limitlerini zorlayan yenilikçi ekip zihinlerde adeta çiçekler açtırıyor. Koray-Çakus ikilisi yola beraber devam etseydi memleketteki Rock tarihi yeniden yazmak gerekebilirdi.
Mart 1973’te Aydın Çakus ve Nihat Örerel bu kez Erol Büyükburç’un Elçiler grubuna dâhil oldu. İkili konserlerde ve Saner Plak etiketiyle yayımlanan plaklarda (1031, 1037, 1048) Erol Büyükburç’a eşlik etti. Aynı yılın Kasım ayında Elçiler’den ayrılan Nur Yenal ve Aydın Çakus’un yer aldığı TANK grubu, şarkıcılığa soyunan Fikret Hakan ile birleşti fakat bu oluşum herhangi bir plak çalışmasına dönüşmedi. İsmini grup elemanlarının isimlerinin baş harfinden alan TANK’ta Moğollar’dan kopan Taner Öngür ve Kılıç Danışman da yer alıyordu.
Nisan 1974’te Aydın Çakus, yeniden kurulan Kardaşlar kadrosunda yer aldı. Öteden beri solist arayan Kardaşlar, arayışların sonuçsuz kalması üzerine bas gitarist Seyhan Karabay’ın şarkı söylediği Edalı Gelin / Nem Kaldı 45’liği Şahinler Plak (238) tarafından piyasaya sürüldü. Aydın Çakus’un askere gitmeyi reddedip ABD’ye göç etmesiyle Kardaşlar macerası böylece müzisyenin memleketteki son macerası oldu.
Mayıs 1974’ten bu yana California’da yaşayan ve müzik çalışmalarına orada devam eden Aydın Çakus uzun soluklu Rock yaşamına Strict Voice, ARC, Earthlinx ve Fear Nature gruplarında ABD topraklarında devam etti.
Rock müziğimizin koca çınarı yaşayan tarih Ahmet Güvenç, Bunalım’la start verdiği profesyonel müzik yaşamında üç efsane Erkin Koray, Barış Manço ve Cem Karaca ile uzun yıllar çalışarak kimselere nasip olmayan müthiş bir kariyere imza attı. Kurtalan Ekspres bayrağını kuşaklar boyu gururla taşıyan Rock müziğimizin yaşayan efsanesini hayranlık ve saygıyla selamlıyor, kendisine sağlıklı günler diliyorum.
GRUP BUNALIM DİSKOGRAFİSİ
- Yeter Artık Kadın / Taş Var Köpek Yok – Türkofon (1007) – 1970
- (Aziz Azmet ile) Yollar / Hele Hele Gel – Diskotür (5033) – 1971
- Başak Saçlım / Bunalım – Diskotür (5042) – 1971
- (Fikri Takbak ile) Aşk Senin Bildiğin Gibi Değil / Bir Dünya Da Bana Ver – Balet (109) – 1972
- (Rıfat Öncel ile) Kınalı Gelin / Güzel – Balet (128) – 1972
- (Rıfat Öncel ile) Bir Yar İçin / Ayrılık Olmasaydı – Balet (130) – 1972
Baskıyı durdurun: Murat Ertel’den Grup Bunalım anısı

Stüdyoİmge adına editörünüz konuşuyor. Erkin Koray yazısında yazıyı yayınladıktan sonra Vecdi Yücalan’dan güzel bir hatıraya denk gelmiştik, bu sefer öncesinde Murat Ertel’in Ahmet Güvenç ile yolunun kesişimi yazımıza dahil oldu. Murat Ertel bu anısını Facebook’ta 2022 yılındaki bir paylaşımında anlatmıştı:
Sevgili Ahmet Güvenç ile ilk karşılaştığımda üç tekerlekli bisikletime biniyordum. Esentepe’de Sağlam Fikir Sokak’ta komşuyduk ve ben pencereye ellerimi koyup dakikalarca provalarını izlediğim grubun Grup Bunalım olduğunu yıllar sonra anlayacaktım. Bizi ilk defa sahne üzerinde buluşturan Air Anatolia ekibine, harika müzisyenlere, şahane teknisyen ve sahne ekibine, organizatör ve ekip ruhuyla bir olan herkese çok teşekkür ederim. Nasıl da güzel dans ettik müziğin kutsal esintisi ile…










