Menüyü kapat

    Bültenimize abone olun

    Stüdyoİmge'de yayınlanan yazıları çıktığı anda e-posta gelen kutunuzda görün.

    Facebook X (Twitter) Instagram
    StüdyoİmgeStüdyoİmge
    Facebook X (Twitter) Instagram Bluesky
    • Yazılar
      1. Güncel
      2. Röportaj
      3. Dosyalar
      4. Konser & Etkinlik
      5. Albümler
      6. Portre
      7. Tümünü gör

      GİTARİST YOK, GİTARI SAHNEDE: Bu Kaydın Hakları Kimde?

      21.09.2026

      W(HISK)Y, Z Kuşağı

      03.07.2026

      PAUL McCARTNEY ve RINGO STARR: Geçmişle Konuşan İki Çınar

      30.06.2026

      DEEP PURPLE Hâlâ Heyecan Oluşturuyor

      09.06.2026

      RAINBOW45 RECORDS SALİH: Plaklara Fısıldayan Adam

      05.08.2026

      Bir ACİL SERVİS Hikâyesi: SAMİ ERTAN KIZILTAN

      24.07.2026

      TAMIKREST: Çölün, Şiirin ve Yolculuğun Sesi

      26.06.2026

      KESMEŞEKER: Çünkü Sonunda Şarkılar Kalıyor

      25.06.2026

      Rock Dünyasının YARIDA KALAN Konserleri

      24.09.2026

      ROCK VE BİLİMKURGU. Fantastik Frekanslar

      04.08.2026

      Rock ve Saykedelik Folk’ta Okültizm #3: Hasır Adamın Ateşi

      10.07.2026

      ROCK VE PİYANO: Tuşların Hafızasında Bir Yolculuk

      02.06.2026

      TEOMAN: Gri Ankara’da Papatya Gibi Açtı

      22.09.2026

      Speed Metal Attack 1 – Moda Sineması’nda Keşmekeş

      08.09.2026

      LAMB OF GOD ile Heavy Metal ve İstanbul Kedileri

      28.08.2026

      BBC PROMS: Senfoni Orkestrası Prog Klasikleri Çalarsa!

      28.07.2026

      CEM ARIK: Yıllar Sonra Gelen Acı Tatlı Paranoyak Bir 45’lik

      29.09.2026

      JESUS CHRIST SUPERSTAR: Gürültüyle Başlayan, Sessizlikle Biten Bir Hikâye

      25.09.2026

      YENİ RAPORU: Rock Aleminin Ağustos ve Eylül Albümleri

      20.09.2026

      BIG IN JAPAN: Sen Bizi Bir de Japonya’da Göreceksin!

      07.09.2026

      Kimin (Neyin) Nesi Bu NANKER PHELGE?

      23.09.2026

      ARDA UMURHAN: Kendi Sesinin Peşinde

      25.08.2026

      Tez-Antitez: PINK FLOYD

      27.07.2026

      Rock Müziğin En Leziz Hali: GRUP HARDAL

      23.07.2026

      CEM ARIK: Yıllar Sonra Gelen Acı Tatlı Paranoyak Bir 45’lik

      29.09.2026

      Gri Yılların Renkli Fırtınası: ERSEN VE DADAŞLAR. Bir Arayışın Portresi

      28.09.2026

      JOHNNY RAMONE: Peki Senin Pozisyonun Hangisi?

      27.09.2026

      FAIRPORT CONVENTION – Si Tu Dois Partır. Ya Da HAYDİ GİT!

      26.09.2026
    • Anasahne
    • Yazılar
      1. Güncel
      2. Konser & Etkinlik
      3. Albümler
      4. Biyografi
      5. Portre
      6. Eski Sayılar
      7. Tümünü gör

      GİTARİST YOK, GİTARI SAHNEDE: Bu Kaydın Hakları Kimde?

      21.09.2026

      W(HISK)Y, Z Kuşağı

      03.07.2026

      PAUL McCARTNEY ve RINGO STARR: Geçmişle Konuşan İki Çınar

      30.06.2026

      DEEP PURPLE Hâlâ Heyecan Oluşturuyor

      09.06.2026

      TEOMAN: Gri Ankara’da Papatya Gibi Açtı

      22.09.2026

      Speed Metal Attack 1 – Moda Sineması’nda Keşmekeş

      08.09.2026

      LAMB OF GOD ile Heavy Metal ve İstanbul Kedileri

      28.08.2026

      BBC PROMS: Senfoni Orkestrası Prog Klasikleri Çalarsa!

      28.07.2026

      CEM ARIK: Yıllar Sonra Gelen Acı Tatlı Paranoyak Bir 45’lik

      29.09.2026

      JESUS CHRIST SUPERSTAR: Gürültüyle Başlayan, Sessizlikle Biten Bir Hikâye

      25.09.2026

      YENİ RAPORU: Rock Aleminin Ağustos ve Eylül Albümleri

      20.09.2026

      BIG IN JAPAN: Sen Bizi Bir de Japonya’da Göreceksin!

      07.09.2026

      Gri Yılların Renkli Fırtınası: ERSEN VE DADAŞLAR. Bir Arayışın Portresi

      28.09.2026

      FLÖRT ve Müzikal Yolculuğu. Üç İsim, Dört Mevsim

      08.05.2026

      Sandy Denny: Eski Moda Bir Vals Gibi

      10.02.2026

      Tünay Akdeniz: Türk Punk’ın Babası

      21.01.2026

      Kimin (Neyin) Nesi Bu NANKER PHELGE?

      23.09.2026

      ARDA UMURHAN: Kendi Sesinin Peşinde

      25.08.2026

      Tez-Antitez: PINK FLOYD

      27.07.2026

      Rock Müziğin En Leziz Hali: GRUP HARDAL

      23.07.2026

      İLHAN İREM: Analog Bir Sabır, Kristal Bir Varoluş

      01.04.2026

      Cem Karaca: Dervişan Yeniden Doğuyor

      10.02.2026

      Pearl Jam: Eski Müziğin Yeni Ruhu

      20.11.2025

      David Bowie: Dünyaya Düşen Adam

      12.11.2025

      CEM ARIK: Yıllar Sonra Gelen Acı Tatlı Paranoyak Bir 45’lik

      29.09.2026

      Gri Yılların Renkli Fırtınası: ERSEN VE DADAŞLAR. Bir Arayışın Portresi

      28.09.2026

      JOHNNY RAMONE: Peki Senin Pozisyonun Hangisi?

      27.09.2026

      FAIRPORT CONVENTION – Si Tu Dois Partır. Ya Da HAYDİ GİT!

      26.09.2026
    • Dosyalar
    • Röportajlar
    • Künye
    • Podcast
      • Spotify
      • Apple Podcasts
      • YouTube
    • Dükkan
    StüdyoİmgeStüdyoİmge
    Ana sayfa»Portre»GRUP BUNALIM: Bilinç ile Bilinçaltı Arasındaki Çizgi
    Portre

    GRUP BUNALIM: Bilinç ile Bilinçaltı Arasındaki Çizgi

    Erkin Koray Yeraltı Dörtlüsü ile başladığımız mini serinin bu bölümü; 60’ların Saykedelik ve Underground damarından beslenen Grup Bunalım’ın kısa ama etkili hikâyesini, bu kez Aydın Çakus ile Ahmet Güvenç cephesinden anlatıyor.
    Sabahattin BilgiçSabahattin Bilgiç01.07.202611 dakikalık okuma
    Paylaş
    Facebook Twitter WhatsApp Email Bağlantıyı kopyala

    Sabahattin Bilgiç, Rock tarihimize damga vuran grupların kısa biyografilerine odaklanan mini serinin bu bölümünde, 60’ların sonunda Saykedelik ve Underground damardan beslenerek Garage Rock üçlüsü olarak filizlenen Grup Bunalım’ı; Aydın Çakus ve Ahmet Güvenç’in Erkin Koray’la kesişen yollarını odağına alıyor.

    Hepinize selamlar Stüdyoİmge okurları. Geçtiğimiz günlerde yer verdiğimiz Erkin Koray Yeraltı Dörtlüsü yazısının ardından, Rock tarihimize damga vuran grupların kısa biyografilerine yeni bir yazıyla devam ediyoruz. Bu yazıyı, öncesinde yayımlanan ve ardından gelecek yazıyla birlikte, küçük bir mini serinin parçası olarak düşünmenizi isterim. Çünkü bu yazılarda yalnızca grupların hikâyelerini değil; birbirinden özel ve kıymetli müzisyenlerin, kimi zaman rekabet içinde görünseler de aynı müzikal iklimde, omuz omuza ve benzer bir arayışın peşinde nasıl yol aldıklarını da anlatmaya çalışıyoruz.

    Bu yazımızın konuğu, rekabet içinde olduğu Yeraltı Dörtlüsü gibi 60’ların sonunda, 1969-1972 yılları arasında, Saykedelik ve Underground temellerden beslenerek Garage Rock üçlüsü olarak filizlenen Grup Bunalım. Yazının iki temel sacayağını ise kurucu isimler Ayet Aydın Çakus ve Ahmet Güvenç oluşturuyor. Her ikisinin de Erkin Koray’la kesişen yollarını yazının ilerleyen bölümlerinde detaylandıracağım. Hazırsanız başlayalım o halde.

    Cem Karaca Apaşlar’ın ön grubu olarak 1969 yılında Rock sahnelerine adım atan Grup Bunalım, adını dönemin ruhuna yakışır biçimde seçmişti. Kendilerini şu sözlerle anlatıyorlardı:

    “Grup Bunalım adını bilinçaltına indiğimizde karşımıza çıkan, çağımızın kaçınılmaz acı gerçeklerini seren yoğun bunalımlarla karşılaştığımız için aldık. Aslında bilinç ile bilinçaltı arasındaki çizgiydi Bunalım.” – Aydın Çakus – Adalet Gazetesi, 22 Mart 1970

    Grubun kurucu isimlerinden Aydın Çakus, 1949 yılında reji asistanı ve kameraman babası Necati Kemal Çakus’un ABD’de fotoğrafçılık eğitimi aldığı dönemde New York’ta doğdu. Babası Necati Bey fotoğraf sevdasını bir adım öteye taşıyarak film yönetmenliğine yönelmiş, kardeşi Ali Necati Çakus da ilerleyen yıllarda film yapımcısı olmuştu. Çocukluğu İstanbul’da geçen Aydın Çakus üç yaşında eline aldığı bas gitar ile rotasını müziğe çevirmişti. Ergenlik döneminde ailesinin isteğiyle birkaç filmde rol alan Aydın Çakus’u 1962 tarihli Öldüren Bahar isimli filmde aktör Turgut Özatay’ın çocukluğunu canlandırırken görebilirsiniz. Babasının prodüksiyon amiri olduğu bu filme YouTube platformundan erişebilirsiniz. Neyse, bu ilginç anekdotun ardından biz müziğe dönelim. Cream, Deep Purple, Led Zeppelin ve Uriah Heep gibi Heavy Rock gruplarından etkilenen Çakus’un bas gitar sonrasında elektrogitarda ustalaşmaya başlaması tam olarak bu döneme tekabül eder.

    Grup Bunalım Esentepe Sağlam Fikir Sokak’ta

    1951 yılında Ankara’da dünyaya gelen Ahmet Güvenç de genç yaşlarda gönlünü bas gitara kaptıranlardandı. Müzik yolculuğunun ilk ciddi adımlarını, liseden arkadaşları Ercüment ve Bülent Ortaçgil ile kurduğu Sorular isimli okul grubuyla attı. Okul çevrelerinde verdikleri konserlerle dikkat çeken ekibin Ortaçgil kardeşlerle birlikteliği çok uzun sürmedi ve yollar ayrıldı. Ahmet Güvenç, Sorular kadrosunda yer alan Aydın Çakus ve yetenekli baterist Hüseyin Sultanoğlu ile çalışmalarına devam etti. Yeni müzikal yollar arayan üçlü, Esentepe Sağlam Fikir Sokak 21 Numara’da yaşayan Ahmet Güvenç’in evini prova üssüne dönüştürerek tam gaz süren çalışmalarla, müzikal tavrını, grubun diğer elemanlarını da etkisi altına alan Underground/Garage Rock çizgisinde netleştirmeye başladı. Amplifikatörlerinin ses düğmesini sonuna kadar açan “power trio” okul çevrelerinde Sorular adı altında konserlere devam etti. Böylece memlekette Rock müziğin yeraltı damarlarından birini besleyecek olan Grup Bunalım’ın hikâyesi artık yavaş yavaş şekillenmeye başladı.

    Grup Bunalım menajerleri Cem Karaca ile Gar Gazinosu’nda provada

    Üçlünün kaderi, yazlık sinemalarda çalan ve o sıralarda ön grup arayışında olan Cem Karaca Apaşlar’ın teklifiyle 1969 yazında birdenbire değişti. Cem Karaca Apaşlar’ın ön grubu olarak sahneye çıkmayı kabul eden üçlü sahnedeki yüksek performanslarıyla göz doldurdu. Artık Cem Karaca’nın kanatları altına giren yetenekli gençler büyük bir sürprizle karşı karşılaştı: Plak anlaşması. O dönem Türkofon için müzik direktörlüğü yapan Cem Karaca grubun hem menajerliğini hem de prodüktörlüğünü üstlenmiş ve aynı zamanda ekibin isim babası olmuştu: GRUP BUNALIM.

    Artık işin rengi birdenbire değişmişti. Provalarına bir süredir Gar Gazinosu’nda devam eden üçlünün ilk 45’liği, 1970 yılında Türkofon etiketiyle yayımlandı: Yeter Artık Kadın / Taş Var Köpek Yok (Türkofon 1007). Plak, Grup Bunalım’ın sert, çiğ, çılgın ve sınır tanımayan tavrını daha ilk kayıtta açıkça ortaya koyuyordu. Yeter Artık Kadın, Lee Dorsey’nin Allen Toussaint imzalı Get Out of My Life, Woman şarkısından yola çıkıyordu; ancak Grup Bunalım bu parçayı doğrudan bir uyarlama olmaktan çıkarıp bambaşka bir enerjiye taşıdı. Iron Butterfly’ın 1968 tarihli yorumunu temel alan düzenlemede tempo yükseliyor, gitarlar sertleşiyor, şarkının Blues/Funk kökenli yapısı Garage Rock’ın daha vahşi, saldırgan ve sert alanına çekiliyordu. Cem Karaca’nın yazdığı isyankâr Türkçe sözler de grubun asi imajıyla birebir örtüşüyordu. Plağın diğer yüzündeki Taş Var Köpek Yok sözlerini, milattan sonra 500’lerde yazılan ve Can Yücel’in çevirisiyle dilimize kazandırılan kitap Herboydan – Dünya Şiirinden Seçmeler’de yer alan bir şiirden alıyordu.

    Şan Sineması konserinden

    Grup Bunalım ilk konserini 17 Ocak 1970’te, Şan Sineması’nda düzenlenen 2. Hafif Batı Müziği Konseri kapsamında verdi. İngiltere’den getirdikleri ekipmanlarla Moğollar ve Mavi Işıklar’dan önce sahneye çıkan ekip, yalnızca müziğiyle değil sahne görüntüsüyle de şimşek hızında dikkatleri çekmişti. Bu konserde sahne dekoru olarak King Crimson’ın kısa sürede sansasyon yaratan In the Court of the Crimson King albüm kapağının devasa bir görselini kullanıp üstleri çıplak biçimde sahneye çıkan üçlü, vücut makyajlarıyla dikkatli bakışları üzerlerine toplamayı başarmıştı. Dönemin dergilerinde neşredilen konser fotoğrafları Rockseverler tarafından merakla takip edilmişti. Sansasyonu ve şaşırtmayı seven Grup Bunalım’ın bu ilk dönemi uzun sürmedi. Büyük beklentiler içerisinde olan grubun şefi Aydın Çakus ideallerini gerçekleştiremeyeceğini düşündüğü gerekçesiyle Ekim 1970’te grubu dağıttı. Çakus, daha sonra ikinci kez kurulan Haramiler’e katıldı; davulcu Hüseyin Sultanoğlu ise Cem Karaca Kardaşlar’a geçti.

    Aydın Çakus ve Bunalım’daki günlerinden Hüseyin Sultanoğlu

    Ne var ki Haramiler cephesinde de işler yolunda gitmedi ve üç aylık turnenin ardından grup bu kez tamamen tarihe karıştı. Haramiler’de aradığını bulamayan Aydın Çakus, Ahmet Güvenç’le birlikte, Kardaşlar’a kaptırdıkları Hüseyin Sultanoğlu’nun boşluğunu Nihat Örerel ile doldurarak Grup Bunalım’ı 1971 başında ikinci kez ayağa kaldırdı. Yeni yılın ilk haftasında Cem Karaca Kardaşlar’la birlikte verdikleri konserle yeniden halkın huzuruna çıkan üçlünün yolu bu kez Moğollar’ın eski solisti Aziz Azmet’le kesişmişti.

    Hey dergisi okurları tarafından 1970 yılının “Ümit Veren Şarkıcısı” seçilen Aziz Azmet, derginin ödül gecesinde Grup Bunalım’la aynı sahneyi paylaştı. Artık ilk dönemindeki kadar katı bir Underground tavır takınmayan ekip, Aziz Azmet’le birlikte Anadolu Rock sound’una göz kırpan bir çizgiye yöneldi. Bu birlikteliğin ürünü olan Yollar / Hele Hele Gel 45’liği (Diskotür DT 5033) Nisan 1971’de yayımlandı. Aziz Azmet’le çıktıkları Anadolu turnesinde konserlerin ilk bölümünde kendi repertuvarlarıyla ve yabancı şarkılarla sahne alan Grup Bunalım, Aziz Azmet’in yer aldığı ikinci bölümde şarkıcıya Türkçe parçalarda eşlik ediyordu. Grup Bunalım’ın o dönemki konser repertuarında, Deep Purple’dan Into the Fire ve Black Night, Taj Mahal’den Leaving Trunk, The Who’dan My Generation gibi parçaların yorumlarıyla birlikte, 425 ve A Way from Home isimli kendi İngilizce besteleri de yer alıyordu. 

    Aziz Azmet – Yollar / Hele Hele Gel (1971)

    Turne sonrasında Aziz Azmet’le yollarını ayıran Grup Bunalım, 13 Kasım 1971’de Erkin Koray Süper Group’un Fitaş Sineması konserinde ön grup olarak sahne aldı. 19 Kasım’da gerçekleşen Arnavutköy Kız Koleji konserinin ardından Nihat Örerel ve Ahmet Güvenç’in ayrılmasıyla Bunalım ikinci kez dağıldı. Erkin Koray Yeraltı Dörtlüsü–Bunalım–Erkin Koray Süper Group kronolojik düzleminde her iki müzisyen de muhtelif zamanlarda Erkin Koray’la birlikte sahne veya plak çalışmalarında yer aldı. Erkin Koray tarafıyla Bunalım’ın ilk müzikal etkileşimi bu iki değerli müzisyenin katılımları ve katkılarıyla gerçekleşmiş oldu. 

    Kısa bir süre sonra Aydın Çakus, Bunalım adıyla yeniden bir ekip topladı. Aydın Çakus’la İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde tanışan, grubun konserlerini de yakından izleyen genç gitarist Berç Yenal ve onun kuzeni bas gitarist Melik Yirmibir bu yeni oluşuma dâhil oldular. Bagetlerin emanet edildiği Mehmet Gözüpek’in provaları aksatması, grubu çıkmaları gereken konserler öncesinde acil bir davulcu arayışına itti. Çözüm, Berç Yenal’ın henüz 16 yaşlarındaki kardeşi Nur Yenal oldu. Profesyonel olarak davul deneyimi olmamasına rağmen kısa sürede çalıştırılan Nur Yenal, konserlere yetiştirildi. Sonuç beklenenden daha başarılı olmuştu. Üçüncü kez kurulan grup yıl sonuna doğru Anadolu Rock ile Hard Rock’ı aynı potada erittikleri Başak Saçlım / Bunalım (Diskotür DT 5042) 45’liğini yayımladı. Plak kapağında ve göbek etiketinde gördüğümüz üzere Bunalımlar isminde karar kılıp, yeni isimleriyle farklı bir sayfa açmak istemişlerdi.

    Grubun “Bunalımlar” döneminde çekilen basın fotoğrafı

    1972’nin ilk konserini yenilenmiş kadrosuyla Taksim’de bir gece kulübünde, Erkin Koray Süper Group ve Cem Karaca Kardaşlar’la birlikte veren Bunalımlar, aynı dönemde Balet Plak’la sözleşme imzaladı. Bir araya geldikleri genç şarkıcı Fikri Takbak’ın Aşk Senin Bildiğin Gibi Değil/Bir Dünya da Bana Ver Tanrım (Balet 109) 45’liğinde şarkıcıya eşlik ettiler. Yenal kardeşlerin ayrılığının ardından davula Cengiz Teoman’ın gelmesiyle Bunalımlar yeniden üçlü formasyona döndü: Aydın Çakus, Melik Yirmibir ve Cengiz Teoman. Bu yeni kadro, folk akımına gönül veren, adını duyurmaya hevesli, iddialı şarkıcı Rıfat Öncel’le bir araya geldi. Rıfat Öncel’in bestelerinden oluşan iki plakta aynı kadroyla çalan Bunalımlar, mayıs ayında önce Kınalı Gelin/Güzel (Balet 128) 45’liğini, akabinde Bir Yar İçin / Ayrılık Olmasaydı (Balet 130) 45’liği çıkardı. Bu son plakta yaylı tamburda Sadun Aksüt, bağlamada ise konuk müzisyen olarak Arif Sağ gruba eşlik etti. Telli sazın hakkını verdikleri bu iki şarkının yer aldığı plak, Bunalımlar’ın kariyerinde piyasaya sürülen son plak anlamına da geliyordu.

    Grup Bunalım, Ayla Algan ile…

    Aslında oldukça verimli bir yıl geçiren Bunalımlar, konser turlarını tamamladıktan sonra bu kez nihai olarak dağıldı. Dört yıla yayılan bu kısa sürede eleman trafiğinin oldukça hızlı yaşandığı maceradan geriye kendi adlarıyla yayımladıkları iki 45’lik ve eşlik grubu olarak yer aldıkları dört 45’lik olmak üzere toplamda altı 45’lik plak kalmıştı. Buna karşılık Bunalımlar’ın etkisi, diskografilerinin hacminden çok daha büyüktü. Bunalımlar, bünyesinden gelip geçen birbirinden kıymetli müzisyenlerle Rock tarihimiz için adeta bir okul görevi görmüştü. Uzun yıllar bulunması neredeyse imkânsız hale gelen bu altı 45’lik ilk olarak 2006’da Shadoks Music tarafından yayımlanan toplama albümde bir araya getirildi. Bu toplama albümle hem ülkemizde hem de yurt dışında yeni kuşaklar Grup Bunalım’ı keşfetmiş oldu. Meğerse 1971’de Odeon için Ayla Algan’la bir araya gelen Bunalımlar, şarkıcıya sözleri Aysel Gürel’e ait Yörük Yaylası adlı eserde eşlik etmişler. Plak olarak yayımlanmayan bu kaydın yıllar sonra YouTube’da gün ışığına çıkması grubun izini süren dinleyiciler için oldukça hoş bir sürpriz olmuştu.

    Bunalımlar macerasının ardından ilginç bir gelişme daha yaşandı. Gruptan Aydın Çakus ve Nur Yenal, yanlarına bas gitarist Özkan Uğur’u alarak Ter grubunu kurdu. Kısa bir süre sonra, öteden beri rekabet içinde oldukları ve hatta “düello” konserlerine çıktıkları Erkin Koray’la birleştiler. Ancak bu oluşumun ömrü maalesef uzun süreli olmadı. Hor Görme Garibi / Züleyha (İstanbul Plak 9241) 45’liğini yayımlayan bu süper grup, Ankara Pop Festivali’nde verdikleri büyük konserin ardından dağıldı. Yukarıda bahsettiğim Bunalım elemanları Örerel-Güvenç ikilisinin Erkin Koray ile gerçekleştirdikleri ilk etkileşimin ardından bu ikinci Erkin Koray-Bunalım etkileşimi maalesef tek plakla sınırlı kaldı. Bugün dinleyenleri hâlâ hayrete düşüren Hor Görme Garibi’nin eşsiz heavy yorumunda ses limitlerini zorlayan yenilikçi ekip zihinlerde adeta çiçekler açtırıyor. Koray-Çakus ikilisi yola beraber devam etseydi memleketteki Rock tarihi yeniden yazmak gerekebilirdi. 

    Aydın Çakus

    Mart 1973’te Aydın Çakus ve Nihat Örerel bu kez Erol Büyükburç’un Elçiler grubuna dâhil oldu. İkili konserlerde ve Saner Plak etiketiyle yayımlanan plaklarda (1031, 1037, 1048) Erol Büyükburç’a eşlik etti. Aynı yılın Kasım ayında Elçiler’den ayrılan Nur Yenal ve Aydın Çakus’un yer aldığı TANK grubu, şarkıcılığa soyunan Fikret Hakan ile birleşti fakat bu oluşum herhangi bir plak çalışmasına dönüşmedi. İsmini grup elemanlarının isimlerinin baş harfinden alan TANK’ta Moğollar’dan kopan Taner Öngür ve Kılıç Danışman da yer alıyordu.

    Nisan 1974’te Aydın Çakus, yeniden kurulan Kardaşlar kadrosunda yer aldı. Öteden beri solist arayan Kardaşlar, arayışların sonuçsuz kalması üzerine bas gitarist Seyhan Karabay’ın şarkı söylediği Edalı Gelin / Nem Kaldı 45’liği Şahinler Plak (238) tarafından piyasaya sürüldü. Aydın Çakus’un askere gitmeyi reddedip ABD’ye göç etmesiyle Kardaşlar macerası böylece müzisyenin memleketteki son macerası oldu. 

    Mayıs 1974’ten bu yana California’da yaşayan ve müzik çalışmalarına orada devam eden Aydın Çakus uzun soluklu Rock yaşamına Strict Voice, ARC, Earthlinx ve Fear Nature gruplarında ABD topraklarında devam etti.

    Rock müziğimizin koca çınarı yaşayan tarih Ahmet Güvenç, Bunalım’la start verdiği profesyonel müzik yaşamında üç efsane Erkin Koray, Barış Manço ve Cem Karaca ile uzun yıllar çalışarak kimselere nasip olmayan müthiş bir kariyere imza attı. Kurtalan Ekspres bayrağını kuşaklar boyu gururla taşıyan Rock müziğimizin yaşayan efsanesini hayranlık ve saygıyla selamlıyor, kendisine sağlıklı günler diliyorum.

    Grup Bunalım’ın ikonik fotoğrafı

    GRUP BUNALIM DİSKOGRAFİSİ

    • Yeter Artık Kadın / Taş Var Köpek Yok – Türkofon (1007) – 1970
    • (Aziz Azmet ile) Yollar / Hele Hele Gel – Diskotür (5033) – 1971
    • Başak Saçlım / Bunalım – Diskotür (5042) – 1971
    • (Fikri Takbak ile) Aşk Senin Bildiğin Gibi Değil / Bir Dünya Da Bana Ver – Balet (109) – 1972
    • (Rıfat Öncel ile) Kınalı Gelin / Güzel – Balet (128) – 1972
    • (Rıfat Öncel ile) Bir Yar İçin / Ayrılık Olmasaydı – Balet (130) – 1972

    Baskıyı durdurun: Murat Ertel’den Grup Bunalım anısı

    Murat Ertel ve Ahmet Güvenç, 16 Ekim 2022’de gerçekleşen Air Anatolia etkinliğinde ilk defa birlikte sahne aldılar.

    Stüdyoİmge adına editörünüz konuşuyor. Erkin Koray yazısında yazıyı yayınladıktan sonra Vecdi Yücalan’dan güzel bir hatıraya denk gelmiştik, bu sefer öncesinde Murat Ertel’in Ahmet Güvenç ile yolunun kesişimi yazımıza dahil oldu. Murat Ertel bu anısını Facebook’ta 2022 yılındaki bir paylaşımında anlatmıştı:

    Sevgili Ahmet Güvenç ile ilk karşılaştığımda üç tekerlekli bisikletime biniyordum. Esentepe’de Sağlam Fikir Sokak’ta komşuyduk ve ben pencereye ellerimi koyup dakikalarca provalarını izlediğim grubun Grup Bunalım olduğunu yıllar sonra anlayacaktım. Bizi ilk defa sahne üzerinde buluşturan Air Anatolia ekibine, harika müzisyenlere, şahane teknisyen ve sahne ekibine, organizatör ve ekip ruhuyla bir olan herkese çok teşekkür ederim. Nasıl da güzel dans ettik müziğin kutsal esintisi ile…

    Sabahattin Bilgiç’in kaleminden Saykedelik Anadolu Serisi:

    • GRUP BUNALIM: Bilinç ile Bilinçaltı Arasındaki Çizgi

      GRUP BUNALIM: Bilinç ile Bilinçaltı Arasındaki Çizgi

    • ERKİN KORAY’ın Saykedelik Halleri: YERALTI DÖRTLÜSÜ

      ERKİN KORAY’ın Saykedelik Halleri: YERALTI DÖRTLÜSÜ

    Yazar

    • Sabahattin Bilgiç
      Sabahattin Bilgiç

      Plak koleksiyoneri ve Standart FM'de yayınlanan "Sinestezi" isimli radyo programının yapımcısı. Beyoğlu aşığı. The Rolling Stones hastası.

    bunalım psychedelic rock rock saykedelik anadolu serisi yerli
    Paylaş. Facebook Twitter WhatsApp Email
    Önceki yazıPAUL McCARTNEY ve RINGO STARR: Geçmişle Konuşan İki Çınar
    Sonraki yazı THE GATHERING ve THE PINEAPPLE THIEF: İstanbul’da, Aynı Gecede Mucize Gibi Bir Konser! 

    İlgili Yazılar

    CEM ARIK: Yıllar Sonra Gelen Acı Tatlı Paranoyak Bir 45’lik

    29.09.2026Yazan: Bülent Seyitdanlıoğlu

    Gri Yılların Renkli Fırtınası: ERSEN VE DADAŞLAR. Bir Arayışın Portresi

    28.09.2026Yazan: Recep Karaş

    JOHNNY RAMONE: Peki Senin Pozisyonun Hangisi?

    27.09.2026Yazan: Stüdyoİmge

    FAIRPORT CONVENTION – Si Tu Dois Partır. Ya Da HAYDİ GİT!

    26.09.2026Yazan: Stüdyoİmge

    JESUS CHRIST SUPERSTAR: Gürültüyle Başlayan, Sessizlikle Biten Bir Hikâye

    25.09.2026Yazan: İzzet Eti

    Rock Dünyasının YARIDA KALAN Konserleri

    24.09.2026Yazan: Hakan Türkoğlu
    En son yazılar
    Albümler

    CEM ARIK: Yıllar Sonra Gelen Acı Tatlı Paranoyak Bir 45’lik

    Yazan: Bülent Seyitdanlıoğlu29.09.2026

    Bir 45’lik düşünün, A yüzü Acı Tatlı, B yüzü Paranoya; besteler 1996’dan, kayıtlar 2026’dan. Cem Arık’ın otuz yıldır bitmeyen Rock’n’Roll sevdasına müzisyen dostları el verince, plak biraz geç ama tam zamanında geliyor.

    Gri Yılların Renkli Fırtınası: ERSEN VE DADAŞLAR. Bir Arayışın Portresi

    28.09.2026

    JESUS CHRIST SUPERSTAR: Gürültüyle Başlayan, Sessizlikle Biten Bir Hikâye

    25.09.2026

    Rock Dünyasının YARIDA KALAN Konserleri

    24.09.2026
    Öne çıkanlar

    BÜYÜK EV ABLUKADA Bizim İçin Bir Vaha

    22.04.2026

    DEMİR DEMİRKAN: Pentagram Bir Gruptan Fazla, Bir Pakt

    17.03.2026

    TAMIKREST: Çölün, Şiirin ve Yolculuğun Sesi

    26.06.2026

    Vecdi Yücalan ve Aptülika ile Objektif

    30.07.2025
    Etiketler
    alternative rock anadolu pop art rock beat blues bulutsuzluk özlemi caz cem karaca country deep purple derleme dünya müziği edebiyat elektronik eric clapton folk rock frank zappa hard rock heavy metal ilhan irem kargo kesmeşeker kronik led zeppelin müzik basını nick drake objektif pentagram pink floyd pop progressive rock psychedelic rock punk rap rock saykedelik anadolu serisi sektör sinema stüdyoimge tarih teoman the rolling stones thrash metal yabancı yerli
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • Bluesky

    Bültenimize abone olun

    Stüdyoİmge'de yayınlanan yazıları çıktığı anda e-posta gelen kutunuzda görün.

    Hakkımızda

    Stüdyoİmge: Türkiye’de Rock kültürünün sesi, sözü ve belleği…

    1985-1986, 1989 ve 1992-1993 yıllarında basılı dergi olarak okurlarıyla buluşan Stüdyoİmge, günümüzde yayın hayatını online bir dergi olarak sürdürüyor. Günümüzün Stüdyoİmge yayınında, basılı dönemden bugüne uzanan ekip üyelerinin yanı sıra, yeni katılan (görece) genç kalemlerin enerjisiyle dinamik bir bütün ortaya çıkıyor.

    Son yazılar

    CEM ARIK: Yıllar Sonra Gelen Acı Tatlı Paranoyak Bir 45’lik

    29.09.2026

    Gri Yılların Renkli Fırtınası: ERSEN VE DADAŞLAR. Bir Arayışın Portresi

    28.09.2026

    JOHNNY RAMONE: Peki Senin Pozisyonun Hangisi?

    27.09.2026

    Bültenimize abone olun

    Stüdyoİmge'de yayınlanan yazıları çıktığı anda e-posta gelen kutunuzda görün.

    Stüdyoİmge
    Facebook X (Twitter) Instagram Bluesky
    • Anasahne
    • Künye
    • Dosyalar
    • Röportajlar
    • Eski Sayılar
    • Dükkan
    • Çerez Politikası
    © 2026 Stüdyoİmge. Sitedeki bütün yazılar yazarlarına, fikirler ise söyleyenlerine aittir.

    Arama yapmak için Enter tuşuna, aramayı iptal etmek için Esc tuşuna bas.

    Sepetiniz (öğe: 0)

    Sepetteki ürünler

    Ürün Ayrıntılar Toplam
    Ara Toplam ₺0,00
    Gönderim ücreti, vergiler ve indirimler ödeme sırasında hesaplanır.
    Sepetimi görüntüle
    Ödemeye git

    Sepetiniz şu anda boş!

    Alışverişe başla

    Bildirimler