BEAT’in İstanbul konseri yalnızca bir sahne gösterisi değil; zamanın büküldüğü, sesin bedene çarptığı ve artçı sarsıntıları uzun zaman sürecek ortak bir deneyimdi. Üç yazar, aynı gecenin üç ayrı yüzünü aynı hislerle anlatıyor.
rock yazıları:
Southern Pacific’in Country Rock, Creedence ve Doobie Brothers elemanlarını buluşturan hikâyesi, Akün Sineması’ndan kalan unutulmaz bir konser anısıyla yeniden canlanıyor.
Genesis’in Peter Gabriel’in maskeli masallarından Phil Collins’in stadyumlara açılan Pop Rock döneminin hikâyesi: eski hayranı bir küstürüp bir barıştıran, yenisini peşine takan, kimlik değiştirme konusunda Rock tarihine ders veren bir grup.
Robert Plant Harbiye’de şarkı söylemedi; zamanı büktü, kalpleri titretti, derinlere gönderdiğimiz ergen hayranlığımızı da dürtükleyerek yeniden diriltti.
1994 tarihli Smash, The Offspring’i yeraltından çıkarıp 90’ların en büyük Punk Rock patlamalarından birine dönüştüren albümdü.
Cream, Rock müziğin yalnızca daha yüksek sesle değil, daha derin, daha özgür ve daha tehlikeli düşünülmesini sağlayan gruplardan biriydi.
Türk Hard Rock sahnesinin efsane grubu Whisky, ülkenin ilk Heavy Metal kaseti olan kült albümleri Babaanne’yi yıllar sonra plak formatında arşivlere armağan ediyor. Kâmil Özaydın’ın anısını yaşatan bu özel basım, Hard Rock ruhunu kuşaklar arasında yeniden canlandırıyor.
The Gathering ve The Pineapple Thief, İstanbul’da yalnızca bir konser değil; eski dostlukları, gençlik anılarını ve yıllardır içimizde yaşayan şarkıları yeniden hatırlatan özel bir gece yaşattı.
Erkin Koray Yeraltı Dörtlüsü ile başladığımız mini serinin bu bölümü; 60’ların Saykedelik ve Underground damarından beslenen Grup Bunalım’ın kısa ama etkili hikâyesini, bu kez Aydın Çakus ile Ahmet Güvenç cephesinden anlatıyor.
Beatles efsanesinin hayattaki iki devi Paul McCartney ve Ringo Starr, ilerleyen yaşlarına rağmen yayımladıkları yeni albümlerle üretmeye devam ediyorlar. Yazı, iki çınarın geçmişin ihtişamına sığınmadan kendi köklerine ve Rock’n’Roll’a sundukları içten selamı inceliyor.
