Lennon’dan Harrison’a, Bonham’dan Dylan’a: Babalarının gölgesinde büyüyüp sahneye kendi enstrümanlarıyla çıkan rock efsanelerinin oğulları.
yabancı yazıları:
Fransız Rock grubu Noir Désir’in 2001 tarihli Le Vent Nous Portera (Rüzgâr Bizi Götürecek) şarkısı, hipnotik melodisiyle dünyada üne kavuştu.…
Pembe püsküllerle başlayıp Eleanor Rigby’yi Proto-Metal karanlığına sürüklediler. The Zoot’u hatırlayanlar zaten gülümsedi; ilk kez duyanlar içinse hikâye şimdi başlıyor.
Bazen bir albümü değil, albümün içinde yaşayan o günkü halimizi dinleriz. Placebo’nun Sleeping With Ghosts’u, gençliğin geride bıraktığını sandığımız hayaletlerinin yirmi yıl sonra bile aynı yerde olduğunu hatırlatıyor.
“Benden mutlu şeyler beklemeyin!” Steven Wilson sözünü tutuyor ve yas, yalnızlık ve pişmanlığı öyle bir ses mimarisine dönüştürüyor ki insan üzülürken bir yandan da “ne güzel üzülüyorum” diye düşünüyor.
Johnny Ramone, sahnede “yok denecek kadar az” pozisyon değiştirmesiyle Rock tarihinin en takıntılı müzisyenlerinden biri olarak görülür. Ramones konser görüntülerine…
Fairport Convention, Bob Dylan’ın 1964 yılında yazdığı ama yayınlamaya üşendiği “If You Gotta Go, Go Now” parçasını yeniden yorumladıkları “Si…
İsa’nın hikâyesinde en ürkütücü karakter sessiz Judas değil, gürültülü kalabalıktır.
Bazen bir konseri hastalık, bazen fırtına, bazen de kontrolden çıkan kalabalık bitirir. Müzik tarihinin unutulmayan yarım kalmış konserlerinin ardındaki hikâyeler…
The Rolling Stones daha efsane olmadan önce parasız, üşümüş ve biraz da baş belasıydı. Bir gün 102Edith Grove’un kapısında elinde bavuluyla James Phelge belirdi ve işler hiç düzelmedi ama en azından Nanker Phelge diye bir efsane doğdu.
