Menüyü kapat

    Bültenimize abone olun

    Stüdyoİmge'de yayınlanan yazıları çıktığı anda e-posta gelen kutunuzda görün.

    Facebook X (Twitter) Instagram
    StüdyoİmgeStüdyoİmge
    Facebook X (Twitter) Instagram Bluesky
    • Anasahne
    • Yazılar
      1. Güncel
      2. Konser & Etkinlik
      3. Albümler
      4. Biyografi
      5. Portre
      6. Eski Sayılar
      7. Tümünü gör

      ROSS THE BOSS: Manowar’ın Evrensel Yüzü

      30.04.2026

      PodsyLive: Mobilden Sahneye Uzanan Köprü

      06.04.2026

      Günahların Müziği SINNERS ya da BLUES’UN KARANLIK HAFIZASI

      26.03.2026

      MERHABA! Stüdyoİmge’den Bilmemkaçıncı Defa…

      23.03.2026

      ERIC CLAPTON ile Kraków’da Bir Gece: 60 Yıllık Bir Blues Hikâyesi

      02.05.2026

      EVRENCAN GÜNDÜZ ile Aşk Üzerine: “Adam Gibi Ağlayacağım” Diye Bağırmak

      17.04.2026

      BIG BIG TRAIN ile Southampton İstasyonu’nda

      27.03.2026

      BaBa ZuLa: 30. Yıl Gecesi’nde Bir Tesadüfler Zinciri

      18.03.2026

      JOE JACKSON ve BRUCE HORNSBY’den Piyano Merkezli İki Albüm, İki Farklı Ses ve Anlatım Biçimi

      01.05.2026

      Budgie (1971)

      03.04.2026

      EPITAPH: Mezar Taşındaki Kehanet ve İNSANLIĞIN KENDİ ELİYLE ÇİZDİĞİ KADER

      25.03.2026

      Fırtına Sonrası: RAINBOW RISING

      13.03.2026

      Sandy Denny: Eski Moda Bir Vals Gibi

      10.02.2026

      Tünay Akdeniz: Türk Punk’ın Babası

      21.01.2026

      Skip Spence: Kayıp Ruhun Yolculuğu

      17.11.2025

      AZİZA A.: Çeyrek Asır Sonra “Hayat Hâlâ Groove”

      23.04.2026

      DAVID BOWIE: Yasın Beş Rengi

      21.04.2026

      PHIL COLLINS: Zamanla Yüzleşen Davulcu

      09.04.2026

      CEM KARACA: Posterdeki Gözyaşları

      05.04.2026

      İLHAN İREM: Analog Bir Sabır, Kristal Bir Varoluş

      01.04.2026

      Cem Karaca: Dervişan Yeniden Doğuyor

      10.02.2026

      Pearl Jam: Eski Müziğin Yeni Ruhu

      20.11.2025

      David Bowie: Dünyaya Düşen Adam

      12.11.2025

      JOAN BAEZ/JONI MITCHELL – Dida. Kelimelerin ötesinde bir düet

      03.05.2026

      Ritim konuşmaya başladığında: Ediz Hafızoğlu ile Jazz Meets Rap üzerine

      03.05.2026

      PINK FLOYD – Jugband Blues. Pink Floyd’a son parça.

      02.05.2026

      ERIC CLAPTON ile Kraków’da Bir Gece: 60 Yıllık Bir Blues Hikâyesi

      02.05.2026
    • Dosyalar
    • Röportajlar
    • N’olmuş?
    • Künye
    • Podcast
      • Spotify
      • Apple Podcasts
      • YouTube
    StüdyoİmgeStüdyoİmge
    Ana sayfa»Dosyalar»Değişen Dünyada Müzik ve Müzisyen»Selim Öztürk: Moral bozmaya gerek yok, çözüm müzisyenlerin kendisinde saklı
    Değişen Dünyada Müzik ve Müzisyen

    Selim Öztürk: Moral bozmaya gerek yok, çözüm müzisyenlerin kendisinde saklı

    Müzik ve müzisyenin meçhul geleceğine ait fikir yürütmeler devam ediyor; Selim Öztürk düşündüklerini kaleme aldı. Müzisyen ve Prodüktör olarak anlattıklarını bereberce okuyalım.
    StüdyoİmgeStüdyoİmge23.02.20264 dakikalık okuma
    Paylaş
    Facebook Twitter WhatsApp Email Bağlantıyı kopyala

    Geçenlerde sevdiğim bir arkadaşımdan mesaj aldım. Bu arkadaşımın müzisyenlik geçmişi yoktur. Bildiğim kadarıyla lisede hepimiz blok flüt çalmıştık, hepsi o kadar. Kendisi üniversiteden sonra iş dünyasına ardından da politikaya atıldı, şimdi ise emekli. Belki yirmi sene önce yazdığı bir şiiri Suno’ya, yapay zekâ destekli müzik programına, besteletmiş ve bana hediye etmek istemiş. Gayet de güzel olmuş, bazı yönleriyle aktif müzisyenlerin pek çoğunun yaptığından daha iyi diyebilirim. Yapay şarkıcı arkadaş da oldukça iyiydi. Detonesi falan yoktu çocuğun. Dinledim, nazik arkadaşıma teşekkür ettim.

    Chopin, Bach gibi devasa sanatçıların eserlerinden bu noktaya kadar geldik. Artık müzik üretmek için geleneksel anlamda müzisyen olmaya gerek kalmadı. Müzik bir nevi bilgisayar oyununa döndü. İsteyen herkes yapay zekâ ya da interneti kullanarak, hatta iPad’de “GarageBand” uygulamasını kullanarak, evinde iyi kötü bir müzik eseri yaratabiliyor. İnsanların müzik sevgisi dünyayı güzelleştirir, ancak bazılarının “zor değilmiş bu müzisyenlerin işi, evde iki dakikada daha güzel şarkı yaptım” demesi de doğrusu hoşuma gitmiyor.

    Günümüzün anlı şanlı müzik prodüktörleri dahi internet platformlarından hazır sesler bulup, adeta Lego ile oyuncak yapar gibi şarkı düzenliyorlar. Şarkıcılar -hatta ünlü şarkıcılar da dahil- YouTube’da buldukları hazır altyapıların üzerine mırıldanarak beste yapıyorlar. İnsanlar yaratmaktan korkar oldu, sanki hazır formları kullansalar daha başarılı olacaklarmış gibi düşünüyorlar. Kolaycılık, acele iş bitirme sevdası ve bir “esnaf” ruhu müzikte hep vardı ama teknoloji yardımıyla şimdi daha da belirgin hale geldi.

    70’ler ve 80’lerde harika kayıt orkestralarımız varken, bilgisayar programları çıkınca stüdyolar küçüldü. Davul kayıtları için gerekli büyük kayıt odaları kapatıldı, bir drum machine sevdasına kapıldı herkes. Müzisyenlik, yerini bilgisayar seslerinin yapay dünyasına bıraktı. Ta ne zaman sonra, tam “müzisyenliğin değeri anlaşıldı” derken, bu sefer de teknolojinin ilerlemesi ve kayıt teknolojilerinin gelişmesi ile stüdyolar kapanır oldu. Birçok müzisyen bugün evlerinde internetten indirdiği hazır kalıplarla müzik yapıyor. Dediğim gibi, artık müzik yapmak biraz Lego ile oynamaya benziyor. Gençler ise şarkıları Tik Tok’tan beş saniye dinliyorlar, beğenirlerse dinleme listelerine alıyorlar, beğenmezlerse doğru çöpe. Bu nedenle bugünkü şarkıların çoğu nakaratla başlar oldu. Bizim gibi albümü al, evir çevir dinle yok artık. Müzikte arz, artık talepten fazla. Çevrelerinde ilgilenecek o kadar çok şey var ki, insanlarda o eski müzik açlığı kalmadı. Müziğin değeri şekil değiştirdi.

    Yine de moral bozmaya gerek yok. Müzikte zorluklar ve engeller hep vardı, bugün sadece şekil değiştiriyorlar.

    Çözüm ise yine müzisyenlerin kendisinde saklı. Onların ruhu ve ısrarı önce kendi dünyalarını, sonra bizimkini değiştirecek.

    Ben, içimde yanan müzik uğruna, Amerika’da A+ ortalamalı bir master öğrencisi iken, üstelik grubumun ilk albümü de tutmamışken, ülkeye dönüp bir stüdyoda (Erekli-Tunç Recording Studio) en alt seviyede çalışmaya başlamıştım. Çay servisi bile yapıyordum. Lise sıralarından bugüne kadar bir an bile bu tutkumu bırakmadım. Arkadaşlarımla çabaladık, çalıştık ve uzun yıllar sonra popüler olan ilk rock grubu olduk. Tabii büyük fedakarlıklar ve zorluklarla baş ederek bunu başardık.

    Gençlere tavsiyelerim şöyle:

    • Bol müzik dinleyin; Türk ve dünya müziğindeki hem eskileri hem yenileri. Müzik kitaplığınız zengin olsun, özellikle Türkçe müzik yapan sanatçılar, kendinden önceki jenerasyondan haberdar olmalı.
    • İster bir orkestranın parçası olsun ister bir müzik grubunun, müzisyen günün şartlarına uyum sağlamak durumundadır. Bu, her işte böyledir ama müzik çok kinetiktir, çok hızlı ilerler ve her zaman trenin içinde olmanız gerek. Yenilikleri takipte kalın.
    • Artık ihtiyaçtan çok müzisyen var ve fark edilmek daha zor. Bağlantılar ve sosyal medya en büyük belirleyici. Instagram başta olmak üzere, sosyal medya hesaplarınız hep canlı tutulmalı. Kendinizi sosyal medyada iyi tanıtın, internet dostu olmak önemli.
    • Bir değil, en az iki hatta üç enstrüman çalmayı öğrenin. Sahnede birden fazla enstrüman çalan müzisyenlerin dönemi başladı bile.
    • Sahne kompozisyonundan kostümlere kadar görsellik algısı daha ön plana çıkar oldu. Her yönüyle içinizdeki farklı ruhu yansıtmalısınız.
    • Artık hayatımızda yapay zekâ var. Yardım almak için mükemmel gibi gözükse de yapay zekâ müziğinizi belirlemeye başlarsa uzun vadede çuvallarsınız. Peki neden? Ruhunuzdaki yaratıcılığı yavaş yavaş tüketmeye başladığı için.
    • Su gibi olun, tıkandığınızda mutlaka sızacak bir yol vardır. Çözüm odaklı olmak hayatta her zaman işe yarar.

    Günümüzde müzisyenler azalıyor mu? Bence hayır. Hatta eskisinden çok daha fazla müzisyen var ve çok yetenekliler. Neşriyat bol. YouTube ve internette bir sürü kurs ve öğretici yayın var. Müzisyenler enstrümanlarında bizim zamanımıza kıyasla çok daha hızlı ilerleyebiliyorlar. Dünya ile ilişkileri çok daha kuvvetli. Demek ki, gelecek parlak. Dirayetli ve yetenekli gençler sayesinde müzik şekil değiştirerek ilerlemeye ve gelişmeye devam edecek. Onlar sayesinde bugünün Pop müziği ileride “klasik” olacak, geçmişten bugüne olduğu gibi.

    O zaman, zorlukları bilerek ama enseyi karartmadan yolumuza devam edelim.

    Selamlar herkese.

    Selim Öztürk – Müzisyen ve Yapımcı

    “Değişen dünyada müzik ve müzisyen” yazı dizisinin tüm yazıları:

    • Sedef Erken: Görünürde Kriz, Gerçekte Yeni Tasarım

      Sedef Erken: Görünürde Kriz, Gerçekte Yeni Tasarım

    • Recep Karaş: Seçen mi, Maruz Kalan mı? Yeni Nesil Dinleyicinin Sınavı

      Recep Karaş: Seçen mi, Maruz Kalan mı? Yeni Nesil Dinleyicinin Sınavı

    • Leyan Senay: Senin Süper Gücün Ne?

      Leyan Senay: Senin Süper Gücün Ne?

    • Hakan Türkoğlu: Müzik Yapmak Hâlâ Para Kazandırıyor mu?

      Hakan Türkoğlu: Müzik Yapmak Hâlâ Para Kazandırıyor mu?

    • Dinleme Biçimi Değişirken: Eray Düzgünsoy ile Müzik Üzerine

      Dinleme Biçimi Değişirken: Eray Düzgünsoy ile Müzik Üzerine

    • Selim Öztürk: Moral bozmaya gerek yok, çözüm müzisyenlerin kendisinde saklı

      Selim Öztürk: Moral bozmaya gerek yok, çözüm müzisyenlerin kendisinde saklı

    • Deniz Durukan: Artırılmış Gerçeklik mi, Artırılmış Yoksulluk mu?

      Deniz Durukan: Artırılmış Gerçeklik mi, Artırılmış Yoksulluk mu?

    • Gülşah Erol: Müziğin ve Müzisyenin Geleceği

      Gülşah Erol: Müziğin ve Müzisyenin Geleceği

    • Turgay Yalçın: Olası Gelecek; Olsun mu, Olmasın mı?

      Turgay Yalçın: Olası Gelecek; Olsun mu, Olmasın mı?

    • Teoman: “Gıcık Bir Müzisyen Abi”den Genç Müzisyenlere, Müzik Dünyasının Kılcal Damarları Hakkında Bilgiler

      Teoman: “Gıcık Bir Müzisyen Abi”den Genç Müzisyenlere, Müzik Dünyasının Kılcal Damarları Hakkında Bilgiler

    kargo rock selim öztürk yerli
    Önceki yazıBig Big Train: Kocaman, Muazzam Bir Tren ile Çıkılan Müzikal Serüven
    Sonraki yazı Can Tutuğ: Gündüz Psikiyatrist, Gece Vibrafoncu
    Stüdyoİmge
    • Website
    • Facebook
    • X (Twitter)
    • Instagram

    1985'ten bugüne üç basılı dergi dönemi, yayınlanan sayısız kitap, birtakım web sitesi dönemleri ve bugün eski ve yeninin karışımı ekibiyle Türkiye'de Rock kültürünün sesi, sözü ve belleği...

    İlgili Yazılar

    JOAN BAEZ/JONI MITCHELL – Dida. Kelimelerin ötesinde bir düet

    03.05.2026Yazan: Stüdyoİmge

    Ritim konuşmaya başladığında: Ediz Hafızoğlu ile Jazz Meets Rap üzerine

    03.05.2026Yazan: Mine Gürevin

    PINK FLOYD – Jugband Blues. Pink Floyd’a son parça.

    02.05.2026Yazan: Stüdyoİmge

    JIMI HENDRIX/STEPHEN STILLS – Old Times Good Times. Eski zamanlar, güzel zamanlarmış.

    28.04.2026Yazan: Stüdyoİmge

    Sedef Erken: Görünürde Kriz, Gerçekte Yeni Tasarım

    27.04.2026Yazan: Stüdyoİmge

    PAT BENATAR/NEIL GIRALDO – Love Is a Battlefield. Aşk Bir Savaş Alanı.

    26.04.2026Yazan: Stüdyoİmge
    En son yazılar
    Röportaj

    Ritim konuşmaya başladığında: Ediz Hafızoğlu ile Jazz Meets Rap üzerine

    Yazan: Mine Gürevin03.05.2026

    Ediz Hafızoğlu’nun Jazz Meets Rap projesi, Caz’ın doğaçlamacı dili ile Rap’in keskin sözünü aynı groove içinde buluşturuyor. Nazdrave köklerinden beslenen bu yapı, bir füzyondan çok, birlikte düşünmeyi öğrenmiş bir müzik hâli.

    ERIC CLAPTON ile Kraków’da Bir Gece: 60 Yıllık Bir Blues Hikâyesi

    02.05.2026

    JOE JACKSON ve BRUCE HORNSBY’den Piyano Merkezli İki Albüm, İki Farklı Ses ve Anlatım Biçimi

    01.05.2026

    ROSS THE BOSS: Manowar’ın Evrensel Yüzü

    30.04.2026
    Öne çıkanlar

    Hissikablelvuku: Sezginin Kalpte Doğduğu Yer

    06.03.2026

    Killing Will: Modern Metal Sahnesinde Kendine Yer Açan Grup

    12.03.2026

    TurkodiRoma: Bilinçaltını Popüler Kıl

    10.03.2026

    Cem Karaca: Dervişan Yeniden Doğuyor

    10.02.2026
    Etiketler
    alternative rock anadolu pop art rock big big train blues bulutsuzluk özlemi caz cem karaca david bowie derleme edebiyat elekronik elektronik folk rock glam rock hakan türkoğlu hard rock heavy metal ilhan irem indie jimi hendrix kargo kronik led zeppelin leyan senay mavi sakal mekan müzik basını pentagram pop progressive rock psychedelic rock punk rap rock stairway to heaven stephen stills strah stüdyoimge tarih teoman vecdi yücalan yabancı yerli özer sarısakal
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • Bluesky

    Bültenimize abone olun

    Stüdyoİmge'de yayınlanan yazıları çıktığı anda e-posta gelen kutunuzda görün.

    Hakkımızda

    Stüdyoİmge: Türkiye’de Rock kültürünün sesi, sözü ve belleği…

    1985-1986, 1989 ve 1992-1993 yıllarında basılı dergi olarak okurlarıyla buluşan Stüdyoİmge, günümüzde yayın hayatını online bir dergi olarak sürdürüyor. Günümüzün Stüdyoİmge yayınında, basılı dönemden bugüne uzanan ekip üyelerinin yanı sıra, yeni katılan (görece) genç kalemlerin enerjisiyle dinamik bir bütün ortaya çıkıyor.

    Son yazılar

    JOAN BAEZ/JONI MITCHELL – Dida. Kelimelerin ötesinde bir düet

    03.05.2026

    Ritim konuşmaya başladığında: Ediz Hafızoğlu ile Jazz Meets Rap üzerine

    03.05.2026

    PINK FLOYD – Jugband Blues. Pink Floyd’a son parça.

    02.05.2026

    Bültenimize abone olun

    Stüdyoİmge'de yayınlanan yazıları çıktığı anda e-posta gelen kutunuzda görün.

    Stüdyoİmge
    Facebook X (Twitter) Instagram Bluesky
    • Anasahne
    • Künye
    • Dosyalar
    • Röportajlar
    • Eski Sayılar
    © 2026 Stüdyoİmge. Sitedeki bütün yazılar yazarlarına, fikirler ise söyleyenlerine aittir.

    Arama yapmak için Enter tuşuna, aramayı iptal etmek için Esc tuşuna bas.