yabancı yazıları:

Galli üçlü Budgie, 1971 tarihli ilk albümüyle Hard Rock ve Blues tınılarını Heavy Metal’in öncü ayak seslerine dönüştürüyor. Metallica’dan Soundgarden’a uzanan geniş bir ilham çemberi kuran bu kült eserin hikâyesi Stüdyoİmge’de.

Chris Rea, kendine has “slide” gitar tınısı ve buğulu sesiyle modern hayatın yol gürültüsünü Blues’a dönüştürüyor. Aileye, eve ve yola duyulan bağlılığın samimi bir portresini çizen usta müzisyenin zamansız hikâyesi Stüdyoİmge sayfalarında.

Motörhead hiçbir zaman yalnızca bir grup olmadı; bir tavırdı, bir gürültüydü, bir hayat biçimiydi. Heavy Metal için fazla Punk, Punk için fazla Metal. Phil Campbell’ın ardından Motörhead’in gürültülü ama dürüst mirasına kısa bir selam.

Turgay Yalçın’ın bu yazısı aynı anda Stüdyoİmge ve Dark Blue Notes’da yayınlandı. “Rainbow Rising” iki dergi için de önemli. Rock tarihindeki bu birleşme hala etkisini sürdürüyor bizce.