Müzik dünyasında çeşitli nedenlerle öldürülen (cinayete kurban giden ve şiddet görerek yaşama veda eden) ünlü müzisyenlerin de sayısı azımsanmayacak kadar çok. Daha da ilginci, birçoğu ciddi koruma ordusu ile gezerken hayatını kaybetti.
yabancı yazıları:
Happy Mondays; 80’ler sonunda Manchester’lı ‘baggy’ sahnesinin İngiltere çapında tanınmasıyla The Stone Roses ile beraber Madchester akımının elebaşısı olarak kabul edildi. “Pills ‘N’ Thrills And Bellyaches” isimli albümüyle İngiltere’de 1 numaraya ulaşırken, bu albümün patlamasıyla dünya çapında şöhret olmuştu.
Metal müziğin efsanevi grubu Metallica’nın “One” parçası ile Dalton Trumbo’nun savaş karşıtı romanı “Johnny Got His Gun” (1939) ve onun 1971 tarihli film uyarlaması arasında özel bir bağ var. Bu bağ, müzik, edebiyat ve sinema tutkunları için ilgi çekici bir kesişim noktası oluşturuyor.
Müzik dünyası tarih boyunca en ciddi kayıpları uyuşturucu, hap ve alkol kullanımı nedeniyle yaşamıştır. Konu ile ilgili sayfalar dolusu içerik çıkarılabilir. Bu dört bölümlük yazı dizisinin üçüncü bölümünde uyuşturucu, alkol ve hap kullanımından yaşamını yitirenlerin en dikkat çekici olanlarını sizlerle paylaşmak istedik.
Gitar ve vokalde Mick Jagger, elektro ve akustik gitarda Keith Richards, bas gitarda Bill Wyman, elektro ve akustik gitarda Mick Taylor ve davulda Charlie Watts bu albümün kahramanlarıydı.
1970’lerin filmlerine aşina olanlar Dustin Hoffman ve Jon Voight’in oynadığı, “Geceyarısı Kovboyu” filminin unutulmaz müziği “Everybody’s Talkin’”i de bilirler. Harry Nilsson’ı, o şarkıya hayat öpücüğü veren, ayrıca bir sürü şarkısıyla da zihinlerimizde yer eden güzel sesi analım.
Martin Scorsese tarafından yönetilen ve William Monahan tarafından yazılan 2006 yapımı suç gerilim filmi Departed/Köstebek’te gerçek hayattaki Boston Winter Hill Çetesi‘nden esinlenilmiştir. Colin Sullivan karakteri yozlaşmış FBI ajanı John Connolly‘den, Frank Costello karakteri ise İrlanda asıllı Amerikalı gangster ve suç patronu Whitey Bulger‘dan esinlenilmiştir.
Hayatla kurduğumuz bağın bir parçası olan albümler vardır. Onlar yalnızca bir plak değildir. “801 Live” yayınlanmasından yıllar sonra heyecanlandıran bir ses ve proje olarak çok farklı bir yerde duracak.
Müzik tarihi, birbirine tamamen ya da kısmen benzeyen parçalar etrafında gelişen tartışmalarla doludur. Giriş melodileri, gitar rifleri, bas yürüyüşleri ya da davul ritimleri kimi zaman başka bir parçaya ilham olmuş, kimi zamansa doğrudan bu yapıların üzerine yeni eserler inşa edilmiştir.
Malumunuz on altı yıllık aradan sonra kırgınlıkları bir kenara bırakıp Oasis Live’25 turnesi kapsamında 4 Temmuz gecesi Cardiff’teki Principality Stadyumu’nda unutulmaz bir geri dönüşe imza atan grup OASIS.
