1973 yazında Led Zeppelin, kariyerinin zirvesindeyken New York’taki Madison Square Garden konserleriyle şehri kasıp kavuruyordu. Aynı günlerde Park Avenue’deki Drake Hotel’de konaklayan grubun turne gelirleri, otelin kasasında zarf zarf biriktiriliyordu. 29 Temmuz gecesi, konser devam ederken tur yöneticisi kasayı kontrol ettiğinde yaklaşık 200 bin doların ortadan kaybolduğunu fark etti. Dakikalar içinde polis ve FBI devreye girdi. Grup ise sahneden inip otele döndüğünde kendini bir suç mahallinin ortasında buldu.
Kasaya erişimi olan otel çalışanları, tur ekibi ve çeşitli bağlantılar tek tek incelendi. İçeriden iş ihtimali, organize suç bağlantıları ve hatta vergi kaçırma söylentileri gündeme geldi. Ancak ne parmak izi ne tanık ne de delil bulundu. Menajer Peter Grant olayın gerçek bir soygun olduğunu savundu ve yıllarca peşini bırakmadı. Dosya kısa sürede çıkmaza girdi ve tarihe çözülememiş bir vak’a olarak geçti.
Bu olay yalnızca bir hırsızlık değil, 70’lerin kontrolsüz Rock ekonomisinin kırılma anlarından biri oldu. Büyük gruplar nakit taşımaktan vazgeçip daha güvenli sistemlere yöneldi. Led Zeppelin içinse turnelerin daha kapalı ve paranoyak bir hâl alması anlamına geldi. Drake Hotel çoktan yıkıldı. Kayıp para ve suçlu asla bulunmadı. Geriye yalnızca bir şehir efsanesi ve Rock tarihinin en sessiz, en karanlık gizemlerinden biri kaldı. Daha detaylı bilgi için DBN‘deki yazıya bakabilirsiniz. (MG)

