Yıllarca Dawnfall’da çalıp söyleyen Orçun Öçgüder ve Taylan Tokmakoğlu, yanlarındaki dostlarıyla İzmir’de Krizz grubuyla Türkçe heavy metale can veriyorlar. Yakın zamanda onları izleyen Adnan Alper Demirci bu ikiliyi yakalayıp sorularını sordu.
Röportaj yazıları:
Melisa Karakurt, ilk albümü “ASU” ile Doğu ve Batı’yı, geçmişle bugünü kendi içsel barışında buluşturuyor. Melisa ile Asu’nun yüzleşmesini ve kabullenişini merkezine alan bu samimi müzikal yolculuk, tüm ayrıntılarıyla Stüdyoİmge’de.
Amerikalı Birth, 70’lerin Progresif ve Saykedelik mirasını “Born” albümüyle bugüne taşıyor. Astra’dan evrilen grubun karanlık, melankolik ve kozmik müzikal yolculuğuna dair Conor Riley ile yapılan özel bir söyleşi.
Emre Nalbantoğlu, Blues tınılarını Ankara’nın puslu sokak hikâyeleriyle harmanlıyor. Mine Gürevin’in gerçekleştirdiği bu içten söyleşide; babalıkla değişen dünyasını, doğaçlamanın gücünü ve yeni projelerini Stüdyoİmge okurları için anlatıyor.
İstanbul merkezli BAHR, Yusuf Bahar, Nihal Saruhanlı ve Ceren Bettemir’in ortak ruhuyla şekilleniyor. Göç, aidiyet ve direnç temalarını İngilizce sözlerle evrensel bir tınıya dönüştüren grup samimi müzikal yolculuğunu Mine Gürevin ile paylaşıyor.
Türk Rock müziğinin güçlü ismi Demir Demirkan; sahne öncesi kısa bir aralıkta yapılan bu söyleşide, konser akışını belirlerken gözettiği dengeyi, anlık gelişen müzikal kararları ve yıllar içinde değişen çalışma reflekslerini anlatıyor. Sohbet, canlı performansın perde arkasına yakından bakıyor
Müzik ve müzisyenin mechul geleceğine ait fikir yürütmeler devam ediyor; Besteci, Müzik danışmanı ve Prodüktör Eray Düzgünsoy düşündüklerini Mine Gürevin’e anlattı.
Bursa merkezli Killing Will, Modern Metal sahnesinde Thrash Metalin asi ruhunu taze bir solukla yaşatıyor. “Night Ripper” ile güçlü bir çıkış yapan grup, sıfırdan başlayan enstrüman tutkularını ve ortak ideallerini Güner Elif Bozkurt’a anlatıyor.
TurkodiRoma, müzikten fazlasını öneren bir oluşum: Kolektif üretim, disiplinler arası düşünce ve “bilinçaltı popu” adını verdikleri özgün bir yaklaşım. Anonim başlangıçtan uluslararası görünürlüğe uzanan bu söyleşide ekip, aidiyet, yaratıcılık ve birlikte üretmenin anlamını anlatıyor.
Akmar Pasajı’ndaki kaset tezgâhlarından Progresif sahnenin kozmik anlatılarına uzanan bir müzik yolculuğu… Nemrud’un kurucularından Mert Göçay, dinleyicilikten üretime evrilen hikâyesini, etkilendiği Alman Progresif geleneğini ve grubun müzikal dünyasını anlatıyor.
