Sadık Gürbüz ile Mine Gürevin’in yaptığı bu söyleşi, Türkünün yalnızca bir müzik değil, bir onur ve direnç meselesi olduğunu hatırlatıyor. Muhsin Ertuğrul tiyatrosundan 12 Eylül’e, Ruhi Su’dan bugüne uzanan bu anlatı, susmayan bir sesin hafıza ve vicdanla kurduğu bağı görünür kılıyor.
Yazar: Mine Gürevin
The Ringo Jets, stüdyoda enerji kokan canlılıkla; sahnede ise bağımsızlığın inadına tutunarak ilerliyor.
Klasik disiplinin katı duvarlarından alternatif sahnenin özgürlüğüne uzanan bir yol: Görkem Karabudak, müziği “persona”ya değil hakikate yaslıyor; şarkılarını ise bitmeyen bir keşif gibi yaşıyor.
Punk sahneden Lo-fi estetiğe, analog hafızadan algoritma çağının eşiğine… Armageddon Turk, müziği bir janr değil, bir tutum olarak kuranların hikâyesini anlatıyor.
Köklerini 2000’lerin Rock’ından, ruhunu ise varoluşun karanlık kıvrımlarından alan Siyah Tavşan; içsel arayış, sinematik atmosfer ve dürüst bir duygusallıkla şekillenen müziğiyle yeni albümüne hazırlanıyor. Grup, yıkımdan doğan hikâyesini bugün daha geniş bir bilinçle yeniden yazıyor.
Mine Gürevin, Strah ile grup, müzik, müziğin ardındaki hikâye, türler arasındaki yolculukları, özetle Strah ile ilgili bilmek isteyecekleriniz hakkında konuştu…
