Tanımlaması zor. İzleyici olarak herkes farklı bir açıklama getirebilir bu duruma. Pentagram konseri izlemeye gittiğinde her yaş grubundan insanın maruz kaldığı acayip bir ‘salgın’ bu. Fakat kimsenin şikâyetçi olmadığını düşünüyorum. Aksine salgınların en güzeli olsa gerek.
Pentagram ülkemizde düzenli olarak konser veren grupların başında geliyor. Albümleri olsa da olmasa da daima hayranlarının huzuruna çıktılar. Bu bence takdir edilecek en önemli faktör. Diğer taraftan, nerede çalarlarsa çalsınlar, asla profesyonellikten ödün vermeden, son derece ciddiye alarak yapıyorlar işlerini. Geçtiğimiz cuma günü İzmir Bornova’da Ooze Venue‘de verdikleri konser de bunun güzel örneklerinden biri oldu.

Grubun hiç ara vermeden 23 şarkı çaldığı konser, hemen hemen belirtilen saatte başladı. İlk 4 şarkıda vokalde Hakan Utangaç yer aldı. Sonraki 5 şarkı için Ogün Sanlısoy vokale geçti. Ardından gelen 5 şarkıya Gökalp Ergen ses verirken sonraki 5 şarkıda Murat İlkan sahneye çıktı. Konserin son bölümünde ise tüm vokalistler sahnede yer aldı.
Grubun sahne performansı Batılı grupların sahne performansından farksızdı. Daha önce de belirttiğim gibi, ilk parçadan son parçaya kadar, hiçbir parçada sıradan performans göstermediler. Bu gerçekten etkileyici. Kimi ciddi grupların ilk parçaları ısınma turu gibi geçer ve ancak 4. ya da 5. parçada ısınırlar. Pentagram sanki kuliste ısınmış bir şekilde sahneye çıkıyor.



İzleyici kitlesinin yaş ortalamasının 3 aşağı 5 yukarı, grupta yer alan müzisyenlerin yaşına benzerlikler göstermesi beklenir. Ancak Pentagram’ın kitlesi giderek gençleşiyor. Hemen hemen her konserinde, lise-üniversite öğrencilerinden oluşan dinamik bir izleyici kitlesine sahip. Elbette bizim gibi, artık fosil olmaya aday bir kitle de söz konusu. Ama bu verdiğim örnek grubun enerjisini de ayakta tutan karşılıklı alışveriş gibi. Grup coşkuyu verdikçe, seyirci ona bir başka enerjiyle cevap veriyor. Hele ki konserin finali, bence enerjinin zirve yaptığı andı. Şahsi görüşüm, izleyicilerin tamamı konser boyunca bu anı beklemişti.



Ooze Venue‘ye konserin başlamasına 5-10 dakika varabilmiştik. Buna rağmen kulise geçip Hakan, Cenk ve Tarkan’a ulaşıp selamlaşabildik. Her yönüyle her yaş grubu izleyicinin keyif aldığı bir konserdi. Konser sonrası kulise geçtiğimizde de Hakan, Cenk ve Tarkan’ın yanına ancak ulaşabildik. Kadro çok geniş olunca herkes farklı kulis odalarına geçmişti ve ortam çok yoğundu. Buna rağmen çok sıcak bir karşılama gördük. Kısa da olsa geçmişten günümüze kurulu köprüde buluşmuş olduk.
Hakan Utangaç
⦁ Kam (Bir-2002)
⦁ Sır (Bir-2002)
⦁ Sensiz (Makina Elektrika-2022)
⦁ Bu Alemi Gören Sensin (Bir-2002)
Fotoğraf: Levan Uzbay

Ogün Sanlısoy
⦁ No One Wins The Fight (Trail Blazer-1992)
⦁ Maymunlar Gezegeni (Makina Elektrika)
⦁ Fly Forever (Trail Blazer)
⦁ Brain On The Wall (Trail Blazer)
⦁ Şeytan Bunun Neresinde (Bir)
Fotoğraf: Levan Uzbay

Gökalp Ergen
⦁ Doğmadan Önce (MMXII-2012)
⦁ Uzakta (MMXII)
⦁ Wasteland (MMXII)
⦁ It’s Dawn Again (MMXII)
⦁ Geçmişin Yükü (MMXII)
Fotoğraf: Levan Uzbay

Murat İlkan
⦁ 1000 in the Eastland (Anatolia-1997)
⦁ Dark is the Sunlight (Anatolia)
⦁ Ölümlü (Bir)
⦁ Lions in a Cage (Unspoken)
⦁ Anatolia (Anatolia)
Fotoğraf: Levan Uzbay

Tüm solistler
⦁ Unspoken (Unspoken)
⦁ Sur (Makina Elektrika)
⦁ Gündüz Gece (Anatolia)
⦁ Bir (Bir)




