Rodger Bain’in prodüktörlüğünde kaydettikleri ilk uzunçalarlarıyla Budgie müzik tarihindeki sertleşme sürecinin en önemli halkalarından birini oluşturuyor. Burke Shelley’nin kendine has vokali ve Tony Bourge’un agresif gitar riffleriyle örülü bu yapıt, Blues kökenlerini terk etmeden Heavy Metal’in o dönem filizlenen karanlık estetiğine öncülük ediyor. Sadece kendi dönemini değil; onlarca yıl sonra dünyayı sarsacak dev toplulukların ses kimliğini de doğrudan besliyor. Kapağındaki fantastik imgelerden şarkı listesindeki teknik titizliğe kadar bir türün doğumuna tanıklık eden bu zamansız albümün detaylarına iniyoruz.
Hepinize selamlar Stüdyoİmge’nin değerli okurları. Bu ay yine 1970’li yıllardan seçtiğim bir albümle Hayatımı Değiştiren Albümler yazı dizisine devam ediyorum. Bu ay sizlere tanıtacağım grup Budgie. Yaşadığımız coğrafyada kadri kıymeti bilinmemiş Galli üçlü Budgie’nin 1971 tarihli debut albümü “Budgie”yi mercek altına alacağım.
Müzik yolculuğuna 1967 yılında Galler’in başkenti Cardiff’te başlayan Budgie’nin kelime anlamı muhabbet kuşu demek. Grubun mitolojiden beslenen fantastik albüm kapaklarına bakıldığında muhabbet kuşu imgesini görebiliyoruz sıklıkla.
Vokal ve bas gitar’da Burke Shelley, gitar ve vokal’de Tony Bourge ve davul’da Ray Philips üçlüsünün bir araya gelmesiye kurulan Budgie, ilk albümlerindeki Blues etkileşimli Hard Rock tarzlarıyla ilgi çekmiş, sonrasında oluşturdukları daha agresif ve sert ses örgüsüyle, kesintisiz üretimleriyle yakın gelecekteki NWOBHM (Yeni Dalga İngiliz Heavy Metal) döneminin güzide gruplarını direkt olarak etkilemeyi başarmıştı.
Black Sabbath grubunun ilk üç albümünün prodüktörlüğünü üstlenen Rodger Bain’in kanatları altına giren üçlü, Blues odaklı Hard Rock sound’una sahip ilk şarkılarını Rockfield Stüdyoları’nda kaydedip, kendileriyle aynı ismi taşıyan albümleri Budgie’yi 10 Temmuz 1971 yılına MCA Records etiketiyle yayınlamışlardı. Budgie ticari kalıplardan olabildiğince uzak, ilkel, çiğ ve gürültülü bir ses örgüsüne sahip. Grubun kariyeri boyunca çıkardığı on stüdyo albümü içerisinde farklı bir yerde ve adeta dinamiti ateşleyen ilk kıvılcım niteliğinde. Her iki yüze eşit olarak dağıtılmış dört şarkıdan ve toplamda 40 küsur dakikadan oluşan ses bombardımanında tüm sözler ve müzikler ekibe, yani Shelley-Bourge-Philips üçlüsüne ait. İkisi hariç tüm şarkılar o dönemde Hard Rock yapan diğer grupların şarkılarına kıyasla daha uzun sürede.
Bu da üçlünün yer yer Progresif Rock’a göz kırpar nitelikte bir tavır aldıklarının ve doğaçlamaya açık ifade tarzına yöneldiklerini gösteriyor. Bu durum az öncede belirttiğim gibi Budgie’nin ticari kalıpları takmamasıyla ilgili. İyi ki içlerinden geldikleri gibi müzik yapmışlar da böyle güzel bir albüm ortaya çıkarmışlar.
Bir atın sırtına atlayıp gökyüzünde süzülen insan suretinde resmedilen muhabbet kuşuna sahip albüm kapağı ilgi çekici nitelikte. Her zaman olduğu gibi albümün şarkılarını detaylandırmadan önce resmin bütününe yani tüm şarkıların isimlerine şöyle bir göz atalım.
Şarkı Listesi
A1 : Guts – 04:20
A2 : Everything In My Heart – 01:00
A3 : The Author – 06:25
A4 : Nude Disintegrating Parachutist Woman – 08:30
B1 : Rape Of The Locks – 06:10
B2 : All Night Petrol – 06:00
B3 : You And I – 01:45
B4 : Homicidal Suicidal – 07:29

Davulun tekmelenir gibi çalındığı, bas gitarın davulu sarıp sarmaladığı, gitar rifflerinin yıldırım gibi çaktığı ve vokalin sular seller gibi albümü açan şarkı Guts; nasıl bir albümle karşılaşacağımız hakkında gerekli ipuçlarını veren sert ve keskin bir gitar sounduna sahip, albümün açılışı için adeta biçilmiş kaftan. Akustik tınılı ve ekolu vokale sahip kısacık romantik şarkı Everything In My Heart, tadından yenmiyor.
Enerjisiyle ve agresifliğiyle ses limitlerini zorlayan The Author’u kaosun içindeki zerafet şeklinde tanımlayabilirim. Nude Disintegrating Parachutist Woman, güçlü gitar riffleri ve akılda kalan melodisiyle albümün incilerinden ve Budgie’nin alev topu klasik şarkılarından biri.
Plağın B yüzünü açan Rape Of The Locks, İngiliz şair Alexander Rope’un aynı isimli şiirine bir gönderme. Bireysel özgürlüğü savunan ve toplumsal eleştirileri vurgulayan Budgie, metinsel anlam derinliğiyle de albümün dikkat çeken şarkılarından birine imza atmış. All Night Petrol, metaforik anlatımıyla çılgın ve vahşi bir kaçamağın müzikal izlerini sürüyor. You And I, tıpkı Everything In My Heart gibi tatlı, kısacık bir şarkı. Akustik ve romantik. Albümü kapatan Homicidal Suicidal, provakatif, karanlık ve yoğun bir şarkı. Yedi buçuk dakika uzunluğuyla albümün en uzun şarkısı konumundaki eser tekrara dayalı bir döngüde Progresif unsurlar taşıyarak albümü büyük bir keyifle nihayete erdiriyor.
1971 tarihli albümün memleketteki izlerini dergiler üzerinden süreyim. 22 Mart 1972 tarihli Hey Dergisi’nde haftanın longplay’i seçilmiş Budgie. Dört üzerinden üç yıldızla derecelendirilen albüm olumlu eleştiriler alarak okuyuculara tavsiye edilmiş. Sonrasına yine Hey Dergisi’nin 10 Ekim 1972 tarihli nüshasında Budgie’ye yer verilmiş. 39. sayfada yer alan, Nihal Özbuyruk’un hazırladığı Dilek Kutusu isimli köşede “Merak edilen Budgie grubu hakkında bilgi verebilir misiniz?”sorusu sorulmuş. Cevabı aynen naklediyorum.
‘’Budgie üç kişiden kurulu bir İngiliz topluluğudur. Grupta Burke Shelley bas gitar çalar ve vokal yapar, Tony Bourge solo gitar, Ray Philips ise bateri çalar. Budgie grubunun en büyük özelliği Heavy Rock (Ağır Rock) denilen müzik türünü en iyi icra eden gruplardan biri olmalarıdır. Budgie grubu, parçalarına herkesi şaşırtan ilginç isimler vermekle şöhret yapmıştır. En beğenilen parçaları; Disintegrating Parachutist Woman, Homicidal Suicidal, You And I, Rape Of The Locks. Grubun Budgie adını taşıyan tek longplay’leri Records World dergisi tarafından en iyi longplay seçilmiş ve longplay Lüksemburg Radyosu listesinde sekiz numaraya kadar çıkmıştır. Grubun Türkiye’de çıkan yegâne plağı Crash Course, Melodi Plak tarafından çıkarılmıştır.’’
Derginin LP 10 listesinde 11 hafta kalan albüm, 2. sıraya kadar yükselmiş. İzzet Öz’ün Ankara Radyosu için hazırladığı 21 Aralık tarihli Plaklar Arasında isimli programda Crash Course isimli single’a da yer verilmiş. Albüm dışında kalan 02:40 dakikalık bu şarkı kısa süresiyle radyo için daha idealmiş belli ki. 1982 tarihli Metallica EP’si Garage Days’de bu şarkı Metallica tarafından yeniden yorumlanmıştı. Grubun Budgie’ye olan ilgisi bununla sınırı kalmamış, Budgie’nin Breadfan isimli bir diğer şarkısı Metallica’nın 1998 tarihli bir diğer cover proje albümü Garage Inc.’de yerini almıştı.
Budgie’nin etkileri Metal gruplarıyla sınırlı değildi elbette. Amerikalı Grunge grubu Soundgarden Homicidal Suicidal’ı, Kanadalı Alternatif Rock grubu Trash Hermit, Nude Disintegrating Parachutist Woman’ı coverlamıştı. Bizim memleketten bizim çocuklar The Ringo Jets’in yan projesi Cosmic Wings de şarkının hakkını sonuna dek vererek Breadfan’ı yorumlamıştı 2017 tarihli Discover EP’lerinde. Budgie çağdaş Rock grupları tarafından her daim el üstünde tutulmuş ve kuşaklar boyu ilham kaynağı olmaya devam etmişti ilk albümünden itibaren.
Benim Budgie’nin bu harika albümünü arşivime katmam yaklaşık on yıl kadar önce yaşadığım muhitte sahaf bir dostuma yaptığım ziyaret sayesinde oldu. Sevdiğim sanatçı ve grupların yerli baskı plaklarını toplamaya merak sardığım dönemde bir anda önüme çıkan bu Budgie albümü hemen arşivime girmişti. Göbek etiketi ve ön kapağı yabancı baskılarla birebir aynı olan albümün arka kapak tasarımı tamamen bizim ülkemize özgü.
Melodi Plak lisansıyla imal edilen longplay’in arka kapağında üçlünün gülümsediği klasikleşmiş fotoğraf kullanılmış. Budgie albümü öncesinde az önce bahsi geçen Crash Course 45’liği piyasaya sürülmüş yine Melodi Plak tarafından. Elimde hâlâ bu 45’lik plak yok maalesef ama albümün 2004 tarihli remastered cd versiyonuna bu harika şarkı da eklenmiş.
Gelecek ay yeni bir albümle Stüdyoİmge sayfalarında yeniden görüşebilmek dileğiyle.























