Menüyü kapat

    Bültenimize abone olun

    Stüdyoİmge'de yayınlanan yazıları çıktığı anda e-posta gelen kutunuzda görün.

    Facebook X (Twitter) Instagram
    StüdyoİmgeStüdyoİmge
    Facebook X (Twitter) Instagram Bluesky
    • Anasahne
    • Yazılar
      1. Güncel
      2. Konser & Etkinlik
      3. Albümler
      4. Biyografi
      5. Portre
      6. Eski Sayılar
      7. Tümünü gör

      Günahların Müziği SINNERS ya da BLUES’UN KARANLIK HAFIZASI

      26.03.2026

      MERHABA! Stüdyoİmge’den Bilmemkaçıncı Defa…

      23.03.2026

      Faun: Mitolojiden Modern Sahneye

      05.03.2026

      Ercan Birol: Solosu Yeniden Hayat Buluyor

      28.01.2026

      BIG BIG TRAIN ile Southampton İstasyonu’nda

      27.03.2026

      BaBa ZuLa: 30. Yıl Gecesi’nde Bir Tesadüfler Zinciri

      18.03.2026

      Faun: Mitolojiden Modern Sahneye

      05.03.2026

      Kramp: Sokaktan sahneye, hafızadan bugüne

      20.02.2026

      Budgie (1971)

      03.04.2026

      EPITAPH: Mezar Taşındaki Kehanet ve İNSANLIĞIN KENDİ ELİYLE ÇİZDİĞİ KADER

      25.03.2026

      Fırtına Sonrası: RAINBOW RISING

      13.03.2026

      Değişen Pop Atmosferi ve Japan – Quiet Life (1979)

      11.03.2026

      Sandy Denny: Eski Moda Bir Vals Gibi

      10.02.2026

      Tünay Akdeniz: Türk Punk’ın Babası

      21.01.2026

      Skip Spence: Kayıp Ruhun Yolculuğu

      17.11.2025

      CEM KARACA: Posterdeki Gözyaşları

      05.04.2026

      Yolun Sesi CHRIS REA

      30.03.2026

      Phil Campbell: MOTÖR Hâlâ Çalışıyör

      16.03.2026

      Big Big Train: Kocaman, Muazzam Bir Tren ile Çıkılan Müzikal Serüven

      20.02.2026

      İLHAN İREM: Analog Bir Sabır, Kristal Bir Varoluş

      01.04.2026

      Cem Karaca: Dervişan Yeniden Doğuyor

      10.02.2026

      Pearl Jam: Eski Müziğin Yeni Ruhu

      20.11.2025

      David Bowie: Dünyaya Düşen Adam

      12.11.2025

      CEM KARACA: Posterdeki Gözyaşları

      05.04.2026

      Budgie (1971)

      03.04.2026

      Hakan Türkoğlu: Müzik Yapmak Hâlâ Para Kazandırıyor mu?

      02.04.2026

      İLHAN İREM: Analog Bir Sabır, Kristal Bir Varoluş

      01.04.2026
    • Dosyalar
    • Röportajlar
    • Künye
    • Podcast
      • Spotify
      • Apple Podcasts
      • YouTube
    StüdyoİmgeStüdyoİmge
    Ana sayfa»Portre»CEM KARACA: Posterdeki Gözyaşları
    Portre

    CEM KARACA: Posterdeki Gözyaşları

    Tam 81 yıl önce bugün dünyaya gelen Cem Karaca, sadece eşsiz sesiyle değil, toplumsal hafızada bıraktığı derin izlerle de yaşamaya devam ediyor. Aptulika'nın kaleminden…
    AptulikaAptulika05.04.20263 dakikalık okuma
    Paylaş
    Facebook Twitter WhatsApp Email Bağlantıyı kopyala

    Cem Karaca, yalnızca bir sanatçı değil; bir dönemin sesi, bir toplumun hafızasıydı. “Tamirci Çırağı”ndan “Namus Belası”na, sürgün yıllarından vatan hasretine; bir ömrü notalara sığdıran Anadolu Rock’ın gür sesi Cem Karaca, bugün 81 yaşında. İyi ki doğdun usta!

    1960’lı yıllar ile ilgili en güzel tespiti sanırım Erkin Koray, “Uzayda bir elektrik hasıl olmuştu” diyerek yapmıştı. O zamanların esintisini çocukluk ve gençlik dönemlerimde yaşadım, ta ki 80’lere kadar. Aslına bakılırsa 12 Eylül kesintisine rağmen gene de 80’ler ve 90’lara kadar bu elektrik sürdü. Bugün bile iç geçirilen bir hasret olarak yeni kuşakta da bir özlem olarak yansımasını sürdürüyor.

    Bu hafta Mahir Çayan’ın 50. ölüm yılı sebebiyle o 1968’lerin öğrenci liderleri tekrar gündeme geldi. O zamanlarda 25 yaşında kâh idamla kâh da vurularak yok edilen o gençlere bugün baktığımızda şaşırıyoruz. Bugün 25 yaşında bir genç dünyayı değiştirmek için kuram üretecek ve bu düşünceler 50 yıl sonrası da hükmünü sürdürecek deseniz size deli gözüyle bakarlar.

    Mahir Çayan’ın düşüncesine katılmak zorunda değilsiniz, hatta yanlış da bulabilirsiniz ama dünya üzerine tespitler yapabilmelerine de şapka çıkarırsınız.

    1968 kuşağının insanlarına baktığımızda sadece siyasette değil her alanda böyle şaşırtıcı örneklere rastlarsınız. Ben 1970’li yıllara hayran biri olarak 60’lı yıllarda başlayan aydınlanma, müzikte de sevdasına düştüğümüz dönemi başlatmıştı.

    İşte o “uzayda hasıl olan elektrik”, ülkemizde de Erkin Koray, Barış Manço ve Cem Karaca üçgenini çıkardı. Üçü de şaşırtıcı ve kalıcı ve bir o kadar da birbirinden farklıydı.

    Cem Karaca bugün yaşasaydı 81 yaşına girecekti. Eğer hayatta olsaydı kesinlikle onun 80 yaşını aştığını bile fark etmezdik. Tıpkı onun 20 yaşındayken yaptığı plakları dinlediğimizde zamanı fark edemediğimiz gibi.

    O muhteşem üçlü birbirinden çok farklıydı… Cem Karaca da onların “en hızlısı”ydı. Bildiği yolda bodoslama giden biriydi. 1970’lerde bir eylemci gibi davranma yürekliliğindeyken heybesinde “Rock”ı da taşımaktan vazgeçmeyecekti. Sonrasında onu 12 Eylül’de “Vatandaşlık”tan çıkartılmış olarak görecektik. Böylece geldi sürgün yılları. O yıllarda Almanya’da yaptığı kaseti bir arkadaştan almış, dinlemiştim. Bu sanki bir yasak yayını polisten gizli dinlemek gibiydi. Sonra o günler geçti ve onu Gülhane konseriyle karşıladığımızda da “Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda… Ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında” diyerek o gür ses ile parkı çınlatacaktı. Ve o konserde, o yasaklı yıllarda gizliden dinlediğim o kaset aklıma gelecekti.

    Sonrasında Cem Abi ile tanıştım ve burada yazacak anılar da var ama ben onu ilk dinlediğim günlerdeki yansımalarından bahsetmek istedim. Tiyatrocu bir anne babanın çocuğu Cem Karaca her gece çıktığı sahnede attığı tiratla bizi şaşırtan bir tiyatrocuydu. Azeri kökenli bir baba ve Ermeni kökenli bir anne adeta bize bütün renklerimizi hatırlatan bir gerçekti. Oysa vakti zamanında iki halk Sovyetler dağıldıktan sonra birbirini boğazlayan savaşa girmişlerdi.

    Sosyalist Ruhi Su ile ülkücü İlham Gencer onun ilk hocasıydı. Farklılıklar onun beslenmesiydi ve o bu toprakların değişik renkleri, farklılıklarıyla filizlenen kendi gibi olan Cem Karaca idi.

    Sadece Türkiye için değil yaşadığımız bu yerküre için o çok özel ve farklı biriydi.

    – Aptulika

    Stüdyoİmge’de Cem Karaca ile ilgili yazılmış tüm yazılar:

    • CEM KARACA: Posterdeki Gözyaşları

      CEM KARACA: Posterdeki Gözyaşları

    • Cem Karaca: Dervişan Yeniden Doğuyor

      Cem Karaca: Dervişan Yeniden Doğuyor

    • Cem Karaca: Hiç Bitmeyecek Bir Sohbet

      Cem Karaca: Hiç Bitmeyecek Bir Sohbet

    • Cem Karaca ile Bir Gün: Bir Rüzgardı, Bizi Ayırdığı Gibi Birleştiren de…

      Cem Karaca ile Bir Gün: Bir Rüzgardı, Bizi Ayırdığı Gibi Birleştiren de…

    anadolu pop cem karaca yerli
    Önceki yazıBudgie (1971)
    Aptulika
    • Website
    • X (Twitter)
    • Instagram

    Rock tarihinin unutulmaz grup ve solistlerinin portreleriyle tanındı ve Grup Perişan isimli çizgi kahramanları hazırladı. İflah olmaz Rocker…

    İlgili Yazılar

    Hakan Türkoğlu: Müzik Yapmak Hâlâ Para Kazandırıyor mu?

    02.04.2026Yazan: Hakan Türkoğlu

    İLHAN İREM: Analog Bir Sabır, Kristal Bir Varoluş

    01.04.2026Yazan: İzzet Eti

    EMRE NALBANTOĞLU ile Blues’un İçine Ankara’yı Saklamak

    31.03.2026Yazan: Mine Gürevin

    Yolun Sesi CHRIS REA

    30.03.2026Yazan: Recep Karaş

    BAHR ile Hiddet, Kabul ve Yolculuk

    24.03.2026Yazan: Mine Gürevin

    BaBa ZuLa: 30. Yıl Gecesi’nde Bir Tesadüfler Zinciri

    18.03.2026Yazan: Bülent Seyitdanlıoğlu
    En son yazılar
    Portre

    CEM KARACA: Posterdeki Gözyaşları

    Yazan: Aptulika05.04.2026

    Tam 81 yıl önce bugün dünyaya gelen Cem Karaca, sadece eşsiz sesiyle değil, toplumsal hafızada bıraktığı derin izlerle de yaşamaya devam ediyor. Aptulika’nın kaleminden…

    Budgie (1971)

    03.04.2026

    Hakan Türkoğlu: Müzik Yapmak Hâlâ Para Kazandırıyor mu?

    02.04.2026

    İLHAN İREM: Analog Bir Sabır, Kristal Bir Varoluş

    01.04.2026
    Öne çıkanlar

    Strah: Kökleri Öfkeden, Sesi Gerçeklikten

    26.11.2025

    Sadık Gürbüz ile Onur ve Direncin Sesi Üzerine

    19.02.2026

    Mert Göçay (Nemrud) ile Kozmik/Progresif Anlatı

    09.03.2026

    Dinleme Biçimi Değişirken: Eray Düzgünsoy ile Müzik Üzerine

    16.03.2026
    Etiketler
    alternative rock anadolu pop armageddon turk art rock big big train blues budgie bulutsuzluk özlemi caz cem karaca chris rea derleme duman edebiyat elektronik emre nalbantoğlu folk rock hakan türkoğlu hard rock haruki murakami hayko cepkin heavy metal ilhan irem indie iron maiden kargo maiden turkey mavi sakal müzik basını orkun tunç pop progressive rock psychedelic rock punk rock ross jennings solstice stüdyoimge tarih teoman tiyatro tünay akdeniz vecdi yücalan yabancı yerli
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • Bluesky

    Bültenimize abone olun

    Stüdyoİmge'de yayınlanan yazıları çıktığı anda e-posta gelen kutunuzda görün.

    Hakkımızda

    Stüdyoİmge: Türkiye’de Rock kültürünün sesi, sözü ve belleği…

    1985-1986, 1989 ve 1992-1993 yıllarında basılı dergi olarak okurlarıyla buluşan Stüdyoİmge, günümüzde yayın hayatını online bir dergi olarak sürdürüyor. Günümüzün Stüdyoİmge yayınında, basılı dönemden bugüne uzanan ekip üyelerinin yanı sıra, yeni katılan (görece) genç kalemlerin enerjisiyle dinamik bir bütün ortaya çıkıyor.

    Son yazılar

    CEM KARACA: Posterdeki Gözyaşları

    05.04.2026

    Budgie (1971)

    03.04.2026

    Hakan Türkoğlu: Müzik Yapmak Hâlâ Para Kazandırıyor mu?

    02.04.2026

    Bültenimize abone olun

    Stüdyoİmge'de yayınlanan yazıları çıktığı anda e-posta gelen kutunuzda görün.

    Stüdyoİmge
    Facebook X (Twitter) Instagram Bluesky
    • Anasahne
    • Künye
    • Dosyalar
    • Röportajlar
    • Eski Sayılar
    © 2026 Stüdyoİmge. Sitedeki bütün yazılar yazarlarına, fikirler ise söyleyenlerine aittir.

    Arama yapmak için Enter tuşuna, aramayı iptal etmek için Esc tuşuna bas.