Temmuz’un ortalarında, Özer arabada bana, “Bakma Burda Olduğuma”yı dinlettiğinde şaşırmadım, ya da ”bu ne yahu” demedim. Sanki epey zamandır, Özer’den bu nevi bir sound bekliyordum. Çünkü Özer’in müzikal çizgisini izlediğinizde, “Bakma Burda Olduğuma” şaşırtıcı değil.
Bakma Burada Olduğuma – Dinleme linki
Bakma Burada Olduğuma

Elekronik; Çağlar Yavuz ve Özer Sarısakal‘ın ortak projesi. “Bakma Burda Olduğuma” da ikilinin ilk single’ı. Devamı da gelecek. Evet, Kronik Özer ile ilgili çok şey söyleyebilirim: Türk Rock/Metal müziğinin öncülerinden, ilk özel radyo programcılarından, elektronik mezunu ve bir stüdyo ustası. Bunlar ilk aklıma gelenler. Bir gün video röportaj yaparsak (ki yapacağız) farklı yönlerini de göreceksiniz.
Grubun ismi olan Elekronik’in metafor içermesi tabii ki tesadüf değil. “Bakma Burda Olduğuma”; Çağlar’ın sade müzikal anlatısı + Özer’in sert gitar ve riff yapısı + Elektronik ortamın geniş ses paleti ile güzel bir sonuç vermiş. Ortaya, akılda kalan başarılı sözler ve müzik çıkmış. Gitar riffleri, Elektronik Beat döngüsü üzerinde “Özer Sarısakal tarzı” etki oluşturmuş. Vokal, Çağlar’ın Synth anlatımlarına daha Rock anlatımlı cevaplar vermiş. Girişte Elektronik minimal altyapı, nakarattaki gitar patlaması, sonunda tekrar Elektronik doku gibi ‘üç aşamalı’ yapı güçlü olmuş. ‘Elektronik Rock’ olarak algı yaratmak için ışık/sahne tasarımı, zaten Özer’in işi. Son Kronik kliplerinin dili, “Bakma Burda Olduğuma”nın tarzına çok uygun.

Popüler müzikte ve Rock müzikteki tıkanıklık, müzisyenleri de dinleyicileri de arayışa yönlendiriyor. Dinleyiciler Klasik Rock’ın tekrarını değil, ‘tanıdık ama farklı’ formatları tercih edebilir. Hard Rock müziğin yoğun yapısını, Elektronik altyapı üzerinden daha geniş bir dinleyici kitlesine taşımak mümkün. Bu proje, bu arayışa tam oturabilir. Akış kanalları algoritmaları açısından, bir şarkının soundu, Rock alt yapılı ama Elektronik Dans Beat’i de içeriyorsa, hem Rock listelerine hem Elektronik/Alternatif listelere girme şansını arttırabilir. Türkiye’de ‘Elektronik + Rock’ birleşimi nispeten daha az temsil ediliyor. Bu ekip bu boşluğu doldurmaya çalışabilir. Farkındayım; bu paragrafta geniş zaman kullandım, çünkü yazdıklarım biraz temenni, biraz da Özer/Çağlar ikilisi ile beraber bekleyip göreceğimiz bir süreç.
Özer’i ve Çağlar’ı yakından izleyebildiğim için, gelecek şarkıların da dikkat çekeceğini söylemek zor değil benim için. Uzun lafın kısası “Bakma Burda Olduğuma”yı sizin de seveceğinizi düşünüyorum. Sözler ve müzik benim gibi bir İstanbul kaçkınının bile ruhunu okşuyor. Ayrıca Özer’in sesi şarkıya çok yakışmış.
“Bakma burda olduğuma.
Aklım hâlâ İstanbul’da.
Düşlerimle, gerçek başka.
Çok yoruldum, yine kayboldum yokluğunda.”
Çağlar Yavuz
Çağlar Yavuz; 1994’deki grubu Kâğıt Gemi ile hatırlanır. Kronik‘in 2004 albümü “Kavga”da, flüt ve klavye çaldı. 2023/24 yıllarında çıkmış dokuz tane single’ı var. Ve Çağlar Yavuz bir müzik eğitmeni, Sulukule/Fatih Sanat Akademisi’nde de piyano, flüt dersleri veriyor. Özer ile ilk çalışmaları “Kavga” albümüyle başlıyor. Daha sonra ise farklı sektörler için çeşitli Jingle’ları beraber ürettiler. Ve zaman onları Rock müzik ortamında bir araya getirdi. Çağlar’ın Kâğıt Gemi dönemi; duygusal ama dışa dönük ve samimi sözler, yalın ve minimal bir melodi, kırılgan bir vokal içeriyor. Şair Oğuzhan Akay‘ın etkisi, grubu güzel bir yere taşımış. Kâğıt Gemi ve de haliyle Genç Çağlar, “Söylemek istiyorum ve nasıl söyleyeceğimi bulurum” diyor sanki 95’deki albümde.


Çağlar Yavuz, 2023 ile başlayan solo döneminde; rafine, derinleşmiş, modern armoniler taşıyan, kontrollü melankoliler içeren, yani olgunlaşmış bir müzik sunuyordu bize. Çağlar Yavuz gençliğindeki duygusunu kaybetmemiş. Birçok müzisyen, yaşı ilerledikçe bu hissini kaybeder. Çağlar da tam tersi olmuş; Duygu ölmemiş, sadece derinleşmiş. 2023 sonrası Çağlar için şunu söyleyebilirim: 1995’teki Kâğıt Gemi, haliyle de genç Çağlar, yaralıydı. 2023’teki adam ise, o yarayı kabul ediyor ve yoluna devam ediyor.
Özer Sarısakal
Evet. Biraz biraz Kronik ve doğal olarak Özer‘in arkeolojisine girelim. 1985’de kurulan Kronik, sound olarak Thrash Metal ağırlıklı bir yön izliyor. Antimilitarist, Varoluşcu ve hatta Anarko bir tavırla otoriteye karşı çıkan şarkı sözleri dikkat çekiyor. İlk albüm olan “Endless War”, sert gitar riffleri ve hızlı temposuyla Thrash Metalin o dönemdeki klasik formunu taşır.
“Savaş bitmez, çünkü o savaş, içimizde sürüyor”.

2004’de çıkan “Kavga” albümü sadece müzikal bir dönüşüm değil; dil, anlam ve duruş bakımından da grubun yeniden doğuşu sayılır. Bir taraftan uzun süren sessizlik ve ekipteki dağılmalar, öte taraftan 2000’lerin başında Türkiye’de yeniden yükselen Rock dalgası. Ve Kronik, bu yeni zamanda Kavga ile geri döner. Türkçe sözler daha da sert ve nettir.
“Kavga etmeden yaşanmaz, sustukça kaybolur insan.”
“Kurşun gibi ağır bir sessizlik, ama patlayacak bir çığlık var içimde.”

2010 yılında “Fena” gelir. 2000’lerin ortasından itibaren Türkiye’de Rock müzik yeni bir popülerlik kazandı. Duman, Mor ve Ötesi, Manga gibi gruplar ana akıma çıktı. Underground Metal sahnesi ise daha sert bir kimlikle büyüyordu. “Fena”; zaman zaman çığlık, zaman zaman konuşur gibi ve teatral bir vokal yapısına sahip. Bu yüzden “Fena”, ‘sertliğin estetikleştiği’ bir albüm.
“Bu düzen fena, ama biz de fena değiliz.”
“Gökyüzünü unuttum, çünkü duvar büyüdü.”

Yazıyı, Özer’in şu sözüyle bitirmek istiyorum.
“Biz kötüyüz, ama kötülüğün bilincindeyiz. Bu yüzden bizden daha dürüstü yok.”



