Hem iki dilli şarkıları hem soundundaki Anadolu Rock etkisi düşünüldüğünde ENGİN’i sadece bir müzik grubu olarak tanımlamak haksızlık olur, grup aynı zamanda iki kültür arasında bir köprü kuruyor.
Bütün gün kulaklıkla toplantı yaptıktan sonra, kafamdaki sesleri susturmak için kendimi bıraktığım Instagram gezintilerinin birinde önüme düştü ENGİN. Almanya’da Almancaya maruz kalmadan yaşayıp giderken, kim derdi ki, düzgün ama aksanlı bir Türkçe ile Cem Karaca cover’ı yapan bu üç genç, “99 Luftballons”tan sonra bana tekrar Almanca şarkı dinletecek. Sayfalarını karıştırırken Türkçe şarkıların coverlarını, şarkı sözlerinin Almancasını da ekleyerek ‘Mutlaka bilmeniz gereken Türkçe şarkılar’ adı altında paylaştıklarını gördüm, maceramız böyle başladı.
Grup, Engin Devekıran (gitar ve vokal), Jonas Stiegler (bateri) ve David Knevels (bas) tarafından Mannheim’da kurulmuş. Kendilerini Türk-Alman Indie grubu olarak tanımlayan grup, 2021 yılında yayınladıkları ilk albümlerinden beri hem Türk hem Alman gençler arasında çok seviliyor. Almanya’da Türkçe müzik, ağırlıklı olarak Hip-Hop ve Arabesk ile kendine yer bulurken, temellerini Anadolu Rock’un mirasına dayandırdığını söyleyen ENGİN, haklı bir ilgiyi ve övgüyü hak ediyor.

Gruba adını veren yarı İstanbullu yarı Alman Engin Devekıran’ın, Anadolu Rock müzikle tanışması Cem Karaca ile olmuş. “Resimdeki Gözyaşları”nı bir de ENGİN’den dinlemelisiniz. Anadolu Rock’ın Almanya’daki modern bir temsilcisi olan ENGİN, müzikal zenginliği, lirik derinliği ve sahne performanslarıyla hem Türkiye’de hem Almanya’da geniş bir hayran kitlesine sahip. ENGİN’in hikâyesi, müziğin sınırları aşan gücünü bize bir kez daha kanıtlıyor.
Alman müzik dergisi Untoldency’ye verdikleri röportajda grup üyelerinden Jonas’ın sözlerinin grubun felsefesini ve Alman müzik dünyasındaki yerini anlatmaya yeter diye düşünüyorum: “Müzik ve dil aslında ikisi de birer ses. Önce bir dilin sesine alışıyorsunuz, sonra daha derinlere dalabiliyorsunuz. Bizim yaklaşımımızda da bu önemli: Türk dilini ve kültürünü tanıdık bir müzikal biçimde sunmaya çalışıyoruz. Bir dili ne kadar çok duyarsanız, sesine o kadar alışırsınız. Nihai hedefimiz şu: Dışarıda yürürken Türkçe konuşan insanları duyduğumda, bu ses bana tanıdık gelsin çünkü onu müzikte deneyimledim. Müzikle bu mesafeyi kapatmak ve gerçek hayatta da burada 60 yıldır yaşayan, iki dili konuşan insanları artık yabancı gibi görmemek. Ben bir dili bile tam konuşamıyorum! (gülerek) Ve toplumun beni nasıl şekillendirdiğini fark ediyorum. Bu önyargıları kırmak benim için de güzel bir yolculuk oldu. Bunu entelektüel açıdan söylemiyorum, çünkü o tarafı kolay. Gerçekten hissederek, yabancılık duymadan, bağlılık ve tanışıklık duygusunu yaşamaktan bahsediyorum.’’
Hem iki dilli şarkıları hem soundundaki Anadolu Rock etkisi düşünüldüğünde Engin’i sadece bir müzik grubu olarak tanımlamak haksızlık olur, grup aynı zamanda iki kültür arasında bir köprü kuruyor. Engin’in müziğinde gurbet, kimlik arayışı ve yabancılaşma gibi temalar ön plana çıkarken Köln Bülbülü Yüksel Özkasap da Aşık Veysel de MFÖ de grubun çalışmalarında kendine yer buluyor.
2021 de “Merhaba Montag”i yayinladilar. Ardindan çıkış albümleri “Nacht (Gece)” geldi. 2023 çıkışlı bu albümünde yer alan “Alles wird gut”, “Kiosk Yüksel” ve “Dönermann” gibi parçalar, Almanya’nın Indie sahnesiyle Türkiye’nin alternatif müzik dünyasını buluşturdu. “Gece”yi kaydederken hayran oldukları Türkçe şarkıları yeniden yorumlayarak kaydetmeye karar verdiler. Bu coverlar hem sound arayışlarında rehber olmuş hem de sosyal medya görünürlüklerini arttırmış. Ben de bu vesileyle tanıştım zaten. “Mesafeler” albümünde Erkin Koray, Barış Manço ve Cem Karacacoverlarına yer verilmiş, “Cemalım” ve “Ilgaz” albümün diğer öne çıkan şarkıları. Bu albüm grubun kendi kimliğini oluşturduğu, sesini bulma yolunda atılmış önemli bir adım olmuş.


“Nacht (Gece)” albümündeki favorilerimden biri olan “Dönermann” şarkısında, sadece bir dönercinin hikâyesini değil Almanların dönerle olan tutkulu ilişkisini de anlatıyorlar. Almanlar dönerin Berlin’de icat edilmiş bir Alman sokak lezzeti olduğuna yürekten inanıyor. Avrupa çapında 400 ton döner üretildiği düşünülecek olursa, “Şehrin sana ihtiyacı var, Gotham’ın Batman’e olduğu kadar” diyen ENGİN’e katılmamak elde değil. Buradaki dönerin bizim bildiğimize pek benzemediğini de eklemeliyim.
Türkiye’de de konserler veren grup, 2023 yılında Almancı gibi arabayla gidip geldikten sonra “1000 Kilometer” şarkısını yaptı. Bir daha aynı yolculuğu arabayla yaparlar mı bilmiyorum ama grubun 2026 konser takvimi açıklandı. Kaçırmayın derim.
- 29 Mart Mersin
- 01 Nisan Bursa
- 03 Nisan Istanbul
- 04 Nisan Ankara
“Sag Mir Almanya” hem 2026 turnesinin hem de Mart 2026 tamamı yayınlanacak olan albümlerinin adı. “Sag Mir Almanya”dan 28 Kasım’da yayınlanacak bir sonraki tekli “Bu Gece Kül Oldum” hem sözleri hem sounduyla albümün hit şarkılarından biri olmaya aday. ENGİN’i müzik yolculuklarının başından itibaren takip ettiğim için kendimi şanslı hissediyorum, hem kültürel anlamda temsil ettikleri değer, varmaya çalıştıkları nokta çok kıymetli hem de müzikal yolculukları çok heyecan verici.


Kapanışı son günlerde dilimden düşmeyen “Sag Mir Almanya” şarkısı ile yapmak istiyorum. Hem müziği hem de sözleriyle beni çok etkiledi;
‘’Söyle bana Almanya kendini içeri mi kilitledin
Söyle bana kim olacaksın halkın bedeni dans etmeye başladığında
Almanya lütfen lütfen terapiye başla
Sevgi istiyorsun ama nasıl bilmiyorsun’’


