2025 yılının son aylarında lansmanı gerçekleşen mobil uygulama PodsyLive, yaklaşık iki buçuk ay önce App Store ve Google Play mağazalarındaki yerini alarak kendini tüm müzikseverlere açmıştı. Geliştirilmesi aşama aşama devam eden uygulama şimdilik İstanbul, Ankara, İzmir ve Eskişehir’de gerçekleşen konserleri içerse de, yakında daha fazla şehri ve mekânı kapsayarak, Türkiye’nin her yerinde, her tarzda konser meraklısı tarafından takip edilebileceği bir ortak payda haline gelme hedefinde. PodsyLive‘ın yakından takipçisi Adnan Alper Demirci, uygulamayı Stüdyoİmge okurlarına takdim ediyor.
Türkiye, yurtdışından gelen dünya çapındaki müzisyen ve grupların verdiği konserler açısından dalgalı bir geçmişe sahip. Bu yüzden X’te ne zaman 1993 yılına damgasını vuran stadyum konserleri ya da 2010’un her tarzdan dev festivalleri paylaşılsa ilgili twit “yürüyor”, yüzlerce veya binlerce beğeninin yanı sıra cevaplar ve alıntılarda eski yıllara özlem dile getiriliyor. Bu tavrın biraz gözleri kör ettiğini düşünüyorum, çünkü son iki üç yıldır Türkiye’deki konser trafiği bence 2012’den beri en zirve noktalarında. Döviz kurunun bu denli yükseldiği, sponsorluk şartlarının her geçen yıl zorlaştırıldığı bir ortamda belki grupların büyüklüğü açısından 1993 ya da 2010’u (doğal olarak) tekrar edemiyoruz ancak hayatın zorluk seviyesinin çok daha düşük olduğunu düşündüğüm 2013-2020 arası döneme kıyasla oldukça aktif bir yabancı konser takvimimiz var. Buna yerli isimlerin konser trafiğini de eklediğimizde olan bitene yetişmek, arkadaşları birlikte konser izlemek için organize etmek, giderek dijitalleşen hayatımıza bu halen daha “inatla büyük oranda analog” denebilecek bu etkinlikleri entegre etmek eskisinden daha büyük bir çaba gerektiriyor.
Problemler çözmek içindir
Önce günümüzdeki ortalama konser dinleyicisinin problemlerini masaya yatıralım: İrili ufaklı çok fazla etkinlik var, kiminin geldiğini insanlar konser gerçekleştikten sonra öğreniyor. Bunu çözmek için bazı X ve Instagram hesapları kendi imkânlarıyla listeler ve takvimler yayınlasa da bu sadece isimler üzerinden gerçekleşen bir keşif, bir bakıma insanlar sadece bildikleri grupların konserlerini arıyor aslında. Sonra işin sosyal boyutu var, konserlerde arkadaşlarla sohbet etmek mümkün olmasa da birlikte dinlemenin keyfi bir başkadır, ancak önden organize olmak ve bir araya gelmek bazen dünyanın en düzensiz ve en yorucu işi olabiliyor. Bir diğer problem ise ulaşım. Konserlerin bitiş saatlerinde mevcut toplu taşıma sistemi muhtemelen son seferlerini yapıyor ve konser sonu yığılmasına kapasitesi yetmeyebiliyor. Birçok kişi mekândan eve o saatte nasıl döneceğini bilemeyerek, birbirinden habersiz, endişeye kapılıyor. Belki kimisi bu endişe yüzünden görmeyi çok istediği konserden bile vazgeçiyor olabilir.
Mobil uygulamalar gündelik hayattaki birçok problemi çözmeye yönelik tasarlanıp bir parçamız haline gelmişken, düzenli olarak konserlere giden müzikseverler için bu zamana kadar yerleşmiş bir çözüm olmaması ilginç bir durumdu. Kariyerinde yazılım geliştirici olarak ilerleyen Taylan Deniz Polat, “girişimci” şapkasını da bu ilginç durumu gözlemleme fırsatı bulduğu zaman taktı. Yazılımcı bir müziksever olarak konserlere dair bahsi geçen problemleri bizzat kendisi de yaşıyordu ve elinde bu problemlere çözüm getirme gücünden yeterince vardı. Yazılım eğitimi alanında iyi bir isim yapmış olan Çağatay Yıldız ve ekibiyle güçlerini geçen sene birleştirdi, geçtiğimiz Kasım ayında ise Taylan’ın çözüm önerileri henüz erken dönem bir sürümüyle PodsyLive adında ortaya çıktı.
Herkes için PodsyLive
PodsyLive en başından özetlemek gerekirse, konserler etrafında şekillenen bir sosyal medya platformu. İsteyen tek başına da kullanabilir, harita üzerinden mekânları keşfedebilir, mekânlardaki konserleri bulabilir, gideceği konserleri işaretleyebilir, kendisine bir takvim oluşturabilir, konserlere dair bildirimler sayesinde hazırlıklarını en iyi şekilde yapabilir, hatırlatmalar alabilir. Ancak sosyal olarak kullanıldığında işin tadı daha lezzetli bir hale geliyor. Kullanıcı bir konsere gideceğini uygulamadan işaretlediği zaman uygulama üzerindeki bütün arkadaşlarına bildirim gidiyor. Herkesin “keşfet” beslemesine haber olarak düşüyor. Kullanıcı bunu PodsyLive aracılığıyla kendi diğer sosyal medya hesaplarına da paylaşabilse de, her şeyin her zaman konuşulduğu ve gürültünün yüksek düzeyde olduğu ana akım sosyal medya platformlarını düşündüğümüzde konserlere tahsis edilmiş bir ortamda buluşup “Ben bu konsere gideceğim!” diye ele güne duyurmak nitelik açısından daha değerli. Anlayacağınız, PodsyLive bir sosyal medyada olması gereken tüm temel özellikleri konser bağlamı içerisinde kullanıcısına sunuyor. Muhabbet hep konserler üzerine.
Sosyal özellikler, birbirini tanıyan insanları konserlerde bir araya getirme amacını taşıyadursun, işleri kolaylaştıran ve konserlere dair dinleyici problemlerini çözmeye aday başka şeyler de içeriyor. Bunlardan birisi konserlere ulaşımın paylaşılması için bir alan açılmış olması. Bu sayede insanlar konsere nasıl gideceğini, konserden nasıl döneceğini paylaşabiliyor. Dönüşte ne yapacağı hakkında pek fikri olmayanlar buradan birbiriyle iletişime geçip örneğin ortak bir şekilde taksiyi paylaşabilir ya da aracı olanlar ile yolunun üstündeki araçsız, az önce aynı müzik eşliğinde benzer duyguları paylaşan kişiler buluşup uluslararası ortamlarda “carpooling” denen hadiseyi gerçekleştirebilirler. Ya da birinin yazdığı tarifler, şehre dışarıdan gelen, toplu taşıma sistemini pek iyi bilmeyen birine rehberlik edebilir. Ulaşımı paylaşma özelliği PodsyLive’ın erken dönem aşamalarında ekibin en çok severek anlattığı özelliklerden birisiydi. Bugünlerde başka bir özellikten dolayı gurur duyuyorlar.

“Konserden bildiriyorum!”

PodsyLive ekibinin şu sıralar gurur duyduğu özellik, yeni problem tanımları ve onlara getirilen çözümleri içeriyor. Daha önce uygulama kendini konser öncesi ve sonrasına yönelik anların problemlerine bir çözüm olarak konumlandırırken, artık tam olarak konser anındaki problemlere de yönelik çözümler sunmasıyla, bir konserin tüm aşamalarına hakim bir konuma geçmiş durumda. Lafı daha fazla uzatmadan anlatayım: PodsyLive geçen hafta, iOS ve Android taraflarında son yılların kullanımı giderek artan “canlı etkinlikler” özelliğini temel alan ve bunu kullanarak telefonun işletim sistemine entegre olan bir özelliğe kavuştu. Buna göre artık o an olmakta olan konserler, uygulamanın ana sayfasında yukarıda Instagram storyleri gibi yatay olarak diziliyor, birine tıklayınca kullanıcı ilgili konserin canlı sayfasına yönleniyor, buradan eğer konseri takip etme butonuna basarsa bundan sonra konser adeta telefonunun kilit ekranına yapışıp kalıyor. Artık kullanıcı konserin durumunu takip edebilir: kapı açılış, konserin başlama saati, mekanın yeme içme kampanyaları ve en önemlisi konser başladığı zaman o esnada sahnedeki grubun çaldığı şarkının ismi ile sıradaki şarkı hakkında ipucu… Uygulamaya geri dönüldüğünde ise bu bilgilerin yanı sıra uygulama içerisinde yapay zekâ kullanımının ilk adımlarını sergileyen Podsy AI devreye giriyor, çalmakta olan şarkı hakkında kısa bilgiler veriyor. Böylece konseri izleyen biri bilmediği bir şarkı çaldığı zaman buradan olan bitene hâkim olabilirken, konsere gidemeyen biri de konseri uzaktan canlı blog tadında takip edebiliyor, Spotify üzerinden ilgili şarkının sayfasına ışınlanabiliyor. Elbette orada yazma yetkisi sadece Podsy AI’ye ait değil, konser hakkında PodsyLive üyeleri de yazı veya fotoğraf paylaşabiliyor.
PodsyLive’ın konser anına yönelik eklediği bu yeni özellik henüz tamamlanmış sayılmaz. Yakında konserin canlı sayfasından mekânın krokisine ulaşmak, o kroki üzerinde kendini işaretleyip, kendini işaretleyen diğer arkadaşlarla birbirlerini bulmak, festival alanındaki hangi bar, hangi tuvalet daha yoğun ya da daha az bekletir görmek gibi işleri kolaylaştıran kısımlar da eklenecek.
Daha kolay bir konser için
PodsyLive şu an herkese açık, ancak gelişimi devam eden ücretsiz bir uygulama. Bence gücünü nokta atışı problemler belirleyip onlara çözümler üretmesinden alıyor, yani önce çözümü üretip ona bir problem aramıyor. Bu açıdan projenin fikir babası Taylan Deniz Polat başta olmak üzere mutfakta çalışan yazılım geliştiriciler Berna Varol, Emre Şen ve Eren Taşçı‘yı, ayrıca tüm ekibi en doğru şekilde yönlendiren Çağatay Yıldız‘ı tebrik etmek ve yollarının açık olmasını temenni etmek gerekiyor.
Bugünkü konser deneyimi 1993’teki bir konser deneyimi ile çok farklı bir durumda. Kimisi o zamanlara daha çok değer atfetse de bence şu bir kere geldiğimiz ömrümüzde eğlenmek için gittiğimiz bir etkinlik “survival of the fittest” teması içerisinde olmamalı. Gişede saatlerce sıra beklemek gibi problemleri internet üzerinden ödemeler sayesinde çözdük, gerçi sonradan o konuda başka problemler ortaya çıktı da neyse, ya da artık konser mekanının önünde iki gün önceden kamp kuranlar olmuyor. Veya konserlere gizlice kamera sokmak geriliminden tamamen kurtulmuş durumdayız, çoğunluk suyunu çıkarsa da ihtiyacımız olan hatırayı telefonla rahatça kaydedebiliyoruz. Konser organizasyonlarında halen daha dinleyiciler açısından çok problem var, ancak PodsyLive geliştikçe bu problemlerin bir kısmına daha parmak basılacak, sonra bir gün bir bakmışız gündelik hayatta kullandığımız diğer uygulamalar gibi PodsyLive da telefonumuzun vazgeçilmez bir parçası olmuş. Hepsinden önemlisi ise hayatımızda konserlerin tüm hızı ve sıklığıyla devam etmesi elbette. Müzik yeter ki susmasın, biz problemleri bir şekilde çözeriz.




