Faun, 2022 yılında Fatma Turgut ile gerçekleştirdiği “Umay” düetiyle Anadolu’nun kadim ruhunu kendi mitolojik dünyasına taşıdı. Doğanın, özgürlüğün ve antik efsanelerin izini süren grup; arp, gayda ve davulun büyüleyici uyumuyla dinleyicileri mistik bir yolculuğa çıkaracak. 2026 Türkiye turnesi öncesi heyecanı artıran bu yazı, grubun Fatma Turgut ile kurduğu kültürel köprüye ve sahneye taşıyacakları görsel şölene odaklanırken, Stüdyoİmge okurlarını Orta Çağın karanlık ama bir o kadar da parıltılı tınılarıyla buluşturuyor.
Alman Pagan-Folk müzik topluluğu Faun, sosyal medya hesabından “Merhaba Türkiye” dedikleri videoyu paylaşarak, “Pagan Tour Turkey” kapsamında 2022’de ilk kez Türkiye’ye geleceklerini duyurdular ve geldiler de. Ülkemizi ve dinleyicilerini çok seven grup ertesi yıl tekrar geldi. Bu sefer Türkçe bir şarkı ve Türk Alternatif Rock’ın güçlü kadın vokallerinden Fatma Turgut’la hem kulağa hem göze hitap eden, büyük ses getiren, beğenilen, “NE ALAKA!” dedirten fantastik bir iş birliği ile.
1998’de kurulan Alman grup, zaman içerisinde birçok üyesinin değişmesine rağmen aynı çizgisinde, müzikalitesinde üretimine devam etmekte, global olarak dinlenmekte ve sevilmekte. Adını Yunan mitolojisinde doğa tanrısı olan Pan’a ilişkilendirilen, Antik Roma mitolojisinin boynuzlu tanrısı Faunus’tan alan Faun, “Pagan” albüm kapağında ve kliplerinde çok fazla yarı insan yarı keçi formundaki bu ruhu imgeler. Doğa, özgürlük, müzik, keyif, dans, flüt, pagan ruhu, geleneksel, etnik enstrümanla (arp, davul, flüt, gayda, mandolin, hurdy-gurdy), büyülü atmosfer, Pagan-Folk, Orta Cağ müziği, pagan ve gotik öğeler grubun temaları ve tarzı.
Topluluk Almanca, Latince, İskandinav dilleri ve birçok dilde şarkılar söylüyor. Müziklerinde eski enstrümanlara fazlaca yer veren grup, kendine özgü tarzları, sahne şov ve ritüelleri ile Folk müzik ve pagan mitolojisinin uyumunu masallar, mitolojik destanlar, mitlerle çok güzel harmanlıyor. Dinleyiciye de dinlendirici dinleti, eşsiz şov, ezgilerin güzelliği karşısında, büyülenerek zihinde mitolojik olayları canlandırmak kalıyor. Türkiye’de de hatırı sayılır bir dinleyici kitlesi olan grup Kasım 2022’de “Pagan Tour Turkey” kapsamında ilk kez ülkemize geldi. Ankara, İzmir, İstanbul olmak üzere üç büyük şehirde konser verdi. Şanslıyım ki ilk kez ülkemize gelen grubu yoğun ilgiye rağmen Ankara’da iki yıl arka arkaya sahnenin önünde dinleme fırsatı yakalayabildim.
Sahnelerinde görselliğe önem veren grup sadece şarkı söylemiyor. Şarkılarını hikâyeleştirerek, fantastik kostümleri, eski enstrümanlarla, şiirsel müzik, epik melodilerle adeta bir ritüel havasında muhteşem sahne performansı ve atmosferiyle dinleyiciye aktarıyor.
Gelelim ilk konsere, loş ışıklı sahneye ilk önce ekibin kendi deyimiyle “sihirli makinedeki adam”, grubun elektronik alt yapısında, modern elektronik dokunuşlarıyla harikalar yaratan Niel Mitra’nın makinenin arkasında hafif sisle çıkması ve kendine has, müzikle uyumlu, el hareketlerini içeren şovuyla başlıyor. Sonrasında sırasıyla; geleneksel enstrümanları etkileyici çalışı ve vokaliyle dikkat çeken Stephan Groth, üflemeli geleneksel enstrümanlarda harikalar yaratan kadın vokallerden Adaya De Bairacli Levy, sahnedeki duruşu, güçlü sesi, kıvrak, naif bel danslarıyla dikkat çeken diğer kadın vokal Laura Fella, vurmalı çalgılarda, canlı performansta çok güçlü Rüdiger Maul ve en son olarak grubun kurucu üyesi, kalbi, temel taşı, şarkı yazarı Oliver Satyr sahneye çıkıyor ve görsel şölen başlıyor.
Stephan’ın Türkçe konuşmasıyla devam eden konser, tüm grup üyelerinin dinleyiciyle pozitif elektriği, iletişimi, şarkılara dinleyicilerin eşlik etmesi özellikle “Walpurgisnacht” şarkısının, “Heyo Walpurgisnacht” nakaratında konser alanının seyircinin sesinden inlemesi üzerine Oliver’ın “müzik aletlerinden daha güçlü sesiniz var” demesiyle konser bitiyor.
Hem grup hem dinleyici büyülenmiş duygularla, mutlulukla geceyi noktalıyor. Yaşanılması gereken, tadı damakta kalan bir konser etkisi bırakıyor. Bende bıraktığı etkiyle “grupla beraber diğer şehirlere de gitsem mi? Keşke bilet alsaydım” dedirtiyor.
Grup “Eden” albümlerinde hayat verdiği, sözleri Uygurca olan lirik halk şarkısı “Oyneng Yar” adlı şarkıyı konser bitiminde seyircinin yoğun, güçlü tezahüratlarıyla istemesi sonucu tekrar sahneye çıkıp seslendirmeleriyle ne kadar mütevazı, seyirciye değer veren, kırmayan, hoş tavırlarıyla kendilerine hayran bırakarak Ankara’dan İzmir’e yol aldı.
Grupla beraber tüm şehirlerdeki konserlere katılan hayranlarının sayısının fazlaca olması Türkiye’de çok sevildiklerini gösteriyor. Grubun da ülkemizi çok sevdiği aşikâr ki; son durak İstanbul konseri sonrası İstanbul’un önemli yerlerini ziyaret ederek sosyal medya hesaplarından bu sevgiyi dile getiriyorlar. Ne yazık ki İstanbul gezileri sırasında İstanbul’un Beyoğlu ilçesindeki İstiklal Caddesinde meydana gelen bombalı saldırı esnasında, yakınlarda olan grup üyesi Oliver’in paylaşımı hem bir vatandaş olarak hem de grubun talihsizliği adına beni ve sevenlerini üzüyor. Bir yıl sonra yapacakları düet sonrası bu talihsiz, üzücü olay için Umay korudu diyeceğimizi kim bilebilirdi.
Ertesi yıl konser tarihi netleşen, bu sefer iki şehre Ankara ve İstanbul’a gelecek olan grup konsere sayılı günler kala ağzımızı açık bırakacak, beklenmeyen bir paylaşım yaptı. Model grubu ile tanıdığımız 2016 yılında gruptan ayrılıp müzik kariyerine solo olarak devam eden Türk Alternatif Rock ve Pop Rock müziğinin güçlü seslerinden Fatma Turgut ile etkileyici, fantastik müzikal iş birliklerini açıkladılar.
Kendi adıma ne alaka dediğim, şaşırtan, farklı bir müzikal bir iş birliğiydi. Aslında Faun’un müzik geçmişine baktığımızda, dünya müziği, çok kültürlü mitolojiye ilgisi ve daha önceki çalışmalarında da örneklerinin olduğunu görerek şaşırmamalıydık. Türk mitolojisinin koruyucu, doğurganlık tanrıçası UMAY anadan ilham alarak Faun tarzınca hazırlanan Kırım-Tatar türküsü olan “Umay” isimli düeti ve klibi yayınladılar.
Görselliğiyle zengin, grubun etnik, pagan, doğa temalı, mitolojik anlatımı destekleyen, tam da Faun tarzı olan son kısımda Turgut’un da yer aldığı görsel ve işitsel olarak etkileyici, kültürel derinliği olan klip çok beğenildi. “Umay” şarkısı diğerFaun şarkıları gibi geleneksel enstrümanlarla modernize edilmiş. Klipte doğa, su, orman ve kadın figürüyle Umay anayaatıfta bulunuyor. Kültürler arası muhteşem, devamını dilediğimiz bir etkileşim olarak hafızalarda yer buluyor.
Önce Ankara’ya gelen grup ilk konserini burada verdi. Sahneye aynı ritüelde çıkarak “Umay” şarkısını da seslendirdiler. Yine konsere katılım çok yoğundu, girişte kuyruk olmuştu. Bu sefer grup da dinleyici de hazırlıklı gelmişti. Gelenler yüz boyaları, fantastik kostümleriyle dikkat çekerken gruptan Stephan yine Türkçe konuşarak kalplerimizi ısıttı. Yanlarında imzalı grubun fotoğrafları olan kartpostallarını ve Pagan albümlerinin CD’lerini getirmişti grup.
Konser sonrası dileyenler merch masasından, baskılı tişört, bez çanta ve CD aldılar. Konser yine harikaydı, başa sarsalar bir daha izlesek dedirtti. Gözlemlediğim tek eksiklik “Umay” şarkısını grubun Fatma Turgut olmadan seslendirmesi oldu. Hem dinleyici adına hem Almanya’dan gelen gruba hoşluk olması adına Turgut’un eşlik etmesini çok isterdim. Açıkçası bekledim de söylenmedi ama sürpriz olarak çıkacak diye düşünmüştüm, ufak çaplı bir hayal kırıklığı yaratsa da grubun sahne şovu sayesinde bu eksiklik sönük kaldı. Ancak Turgut, İstanbul konserinde grupla aynı sahnede “Umay” şarkısını seslendirdi. Konserde de gelenek bozulmadı.
“Walpurgisnacht” şarkısının “Heyo Walpurgisnacht” nakaratında konser alanı seyirci tarafından inletildi. Bu konserin bir diğer özelliği ise vurmalı çalgılardaki Rüdiger Maul’un grupla son konserinin Türkiye konseri olmasıydı. Gruptan ayrılan Rüdiger’in yerine Alex Schulz dahil oldu. Sonuç olarak büyülenerek geceyi bitirdik.
Her bir üyesinin kendi alanında eğitimli, deneyimli olması grubun çıtasını yükseltiyor. Şarkı ve kliplerindeki derinlik, mitolojik temalar, yoğun pagan vurgusu, şiirsellik, ritüel, fantastik kostümleriyle ilgi çekip başka bir âleme yolculuğa çıkarıyor. En sevilen, bilinen şarkılarının başında, Alman müzik grubu Santiano ile yaptıkları, neşeli ortaçağ dans şarkısı olan “Tanz mit mir” düeti, pagan ruhunu küçük detaylarına kadar hissettiren “Federkleid”, cadılar gecesi temalı “Walpurgisnacht”, hüzünlü, romantik olan “Wenn Wir Uns Wiedersehen”, Laura’nın güçlü sesini yoğun bir şekilde hissettiren, İsviçre’li Folk Metal grubu Eluveitie ile yapılan “Gwydion” düeti, duygusal yoğunluğu fazla adeta ağıt olan “Tinta”, güzel bir doğa yürüyüşü hissi veren “Ynis Avalach” şarkısı geliyor. Daha niceleri var grubun müzik tarihinde.
Sosyal medyayı aktif kullanan ve tüm dinleyicileriyle etkileşimlerine özen gösteren grup, 2023 yılından bu yana ülkemize gelmedi. Sorduğumuzda her yıl “bir sonraki sene geleceğiz” diyen grup, özlemle “o bir sonraki sene ne zaman?” dedirtiyor. Dedik dedik ve duyduk ki; “Umay” şarkısının da yer aldığı yeni albümleri “Hex” 5 Eylül 2025’de yayınlandı ve 2026’da Türkiye’ye gelecekler.
Albüm her zamanki Faun tarzında yayınlanarak çok sevildi, ilgi gördü. Topluluğun Türkiye turlarının tarihleri açıklandı. 9 Mayıs İstanbul Harbiye Theater, 10 Mayıs Ankara JJ de Pagan ruhunu her anlamda derinliklerine kadar hissettirecekler.
İlk defa grubun sahnesini izleyecek olanlar, tekrar izlemek isteyenler şimdiden yerlerinizi ayırtın. Hem kulağa hem göze hitap edecek olan bu şovu kaçırmayın. Konsere son bir ay kala grubun Türkçe Türkiye mesajlarını sabırsızlıkla bekliyorum. Belki yine bize bir sürpriz yapıp sevdiğimiz Türk bir sanatçıyla düet yaparlar. Türkiye’yi ve dinleyicilerini çok seviyor değer veriyor grup, bu nedenle sürpriz beklentim yüksek.
“Cennet senin içinde, benimle sabaha kadar tasasız dans et.”
Masal, mitoloji, doğa temalı, şiirsel, büyülü müziklerden kulağınız hoşlanıyor, kalbiniz ısınıyor, ruhunuz dinleniyorsa ıskalamamanız gereken bir topluluk.
Umay Küzädilzün! Umay Korusun.









