Özellikle Nirvana‘da şekillenen ve vücuda gelen bir tavır ile modern Rock kendi meyvelerini topluyor. Guns’n Roses‘ın da ıskalamadığı bir şey var ki o da klasik Hard-Rock’un temel basamakları. Ya da Gun‘ın son albümündeki tavırları veya Black Crowes‘ın patlayan başarısı. Ne yapıyorlar? Aslında hepsi belli bir tekrar gibi gözükse de içlerindeki pırıltıyı ‘özde Rock’ ile yansıtıyorlar.
İşte bunların en yenisi ve genci Pearl Jam. Black Crowes‘in ilk albümünden sonraki çalışması Billboard’ın ilk basamağından listeye girdi. Topluluk ne yapıyordu da bu başarıyı elde ediyordu. Rock’un sağlam kalelerinden birine yaslanıyordu. İşte Pearl Jam da bunun farkında. Ancak ikinci albümlerinde daha başarılı olacaklar sanıyorum. Çünkü kendi tonlarını ve tavırlarını zaman içinde oturtacaklar.
İlk albümlerinin öyle büyük bir başarı beklemesi için ümit beslemek gereksiz olsa bile topluluk bunun aksini kanıtlamak istercesine Billboard’da birinci sıraya doğru hızla yükseliyor. Belki de ilk sıraya yerleşecekler. Albümlerinin içinde öylesine büyük stüdyo cambazlıkları yok, hatta zaman zaman ‘Solid Rock’ tonlarını hissediyorsunuz. Grubun solisti Eddie Vedder, belki yeni bir Bono olmak için çabalamıyor ama ona bu yafta yapıştırılıveriyor. Ama o ısrarla bunu reddediyor. Grubun diğer tonları için başka biçimler denenmek istiyor, grup bunu da reddediyor. “Ten” adını taşıyan albümlerinde temiz bir Rock var. Belki öyle büyük üstadvari bir çalışma duyamayabilirsiniz ama gelecek parlak.

Tabii ki geçen zaman içinde klasik Hard Rock bile gelişen teknolojiden, modadan etkilenip büyüdü, Pearl Jam‘ın içindeki ateşte de bunların izlerini bulmak mümkün. Amatör keyifleri var, hiç kuşkusuz. Giyimleri ve müziklerinde bunu gözlemlemek mümkün. Belki ikinci albümlerini yayımladıktan sonra dağılabilirler ama onların bu keyfi ve enerjisi Hard Rock’un enerjiler üstünde yükseleceğini ortaya koyuyor.
Pearl Jam‘ın ilk albümü ülkemizde de yayınlandı. Rock müziğin zaman içinde eridiğini savunanlar olacaktır kuşkusuz, ancak Jam’ın albümü bu fikre tamamen karşı gibi duruyor. Kısa yoldan kolay başarıları elde etmek isteyenlerin seçtiği bir yol olan Rock kendi içinde yabancı maddeleri yaşatmamaya ve gelişmesini tamamlamaya kararlı görünüyor.
Gelelim albüme. İlk şarkıdan önce intro olarak adlandırılacak bir bölüm var. Ekip sanki sizi kendi yarattığı müzikal bir tünelin içine çekiyor. Derken açılış şarkısı “Once” başlıyor. Vokal çağdaş Rock tınısını yakalamış olarak beliriyor. Geride duyulan ve sürekli tekrarlanan gitar rifi şarkının gerginliğini sürekli ayakta tutuyor. Altyapı ise solo yapacak enstrümanlara sağlam bir zemin hazırlamış durumda. “Even Flow” eski Rock yapıtlarını anımsatıyor. İlk şarkıda yakalanan hava ve çizgi sürüyor. İlk hit olan “Alive”da kendi tavırlarını açıkça ortaya koymaktan çekinmiyor grup. Ancak bu ilk tavrın çok önemli olduğunu bildiklerinden, iletişim çabalarını da atlamamış görünüyorlar. “Why Go” çok duygusal olmasına rağmen haykırdığı enerji ile pasif bir duygusallığa izin vermiyor. Şarkıda söz edilen insan tipinden o denli çok var ki ABD’de, bunun altının genç bir grup tarafından böylesi başarıyla çizilmesi de başka bir artı puan. Solist ise olumlu anlamda Plant’vari bir gırtlak yapısını tercih etmiş durumda. “Black” ise diğer Rock topluluklarının da yaptığı gibi güzel bir ballad olarak beliriyor. Müzikal yapısı sağlam, akılda kalıcı ve sizi etkileyen bir şarkı olarak sivriliyor. İlk yüzün kapanış parçası “Oceans” adını taşıyor. Değişik bir vokal yapı tekniği denemesi ile başlayan şarkıda vocoder’lanan yapı, ekibin diğer bir yüzünü mü ortaya koyuyor acaba?

İkinci yüz “Jeremy” ile açılıyor. Topluluk bizi sorunlu çocukların iç dünyasına götürüyor. Bu konuda da etkili bir çalışma olarak beliren şarkıda solistin yorumu birinci sınıf. Bu şarkı ekibin ikinci hit’i olmaya aday (Ben bunu yazdığımda eserin ikinci single olarak yayınlanacağı açıklanmamıştı. Ancak daha sonra edinilen bilgiye göre ikinci single “Jeremy”olacakmış). “Porch” ise tipik bir parça. Seyirciyi gaza getirip azdıracak ama ‘light’ bir eser. “Garden”da çakmakların yakılacağı kesin. Sting‘in vokal yapısını çağrıştıran şarkıda geride duyulan ve kendini hemen belli eden sağlam bir Rock altyapısı var. “Deep”de ise şöyle diyorsunuz; “Hah! İşte Zeppelin” Topluluk çok sıkı bir Rock potansiyeline sahip olduğunu ortaya koyuyor. Albümün kapanış parçası ise “Release” adını taşıyor. Ortalık yine dinginleşiyor. Solist sanki şan tekniği kullanarak Anglikan şarkısı seslendiriyormuş etkisi yaratıyor, bunda da çok başarılı. Albümü bitti diye hemen kaldırmayın. Çünkü albümün açılışında yaptıkları gibi sizi soktukları tünelden dışarı çıkartıyorlar.
Kısaca edinilmeyi hak eden bir albüm bu çalışma. Bir de grubun ilk albümü olduğu düşünülecek olursa ikincisi için umut beslememek hata olur. Yalnız belirtilmesi gereken birkaç nokta var. Birincisi kaset kaydının daha temiz olması gerekirdi, ikincisi ise burada basılan kaset kapağı yetersiz. Çünkü kapak içinde sadece şarkı isimleri var, başka bir şey yok. Gerisi bence plak şirketine kalmış. Başta söylediğim gibi Rock müzik bitti diyenler yanılıyorlar, çünkü Pearl Jam bu albümüyle o bütün hoyratlar ve haylazlar arasında dizinde yara izleri taşıyan ama gözlerinde pırıltılar olan cin fikirli çocuklara benziyor.





