

TÜRKİYE’de ROCK MÜZİĞİNE ETKİSİ
Zeynep Poyrazoğlu • 31/10/2025
Kemancı Rock Bar, 90’lar ve 2000’lerin başında Türkiye’de Rock müziğin merkezi ve günümüzde hâlâ popülerliğini koruyan pek çok sanatçının adını duyurmasını sağlamış bir mekân olarak Türkiye’de müzik kültürünün dönüm noktalarından biri.
Bu yazıyı okuyacak birisi için “Kemancıya hiç gidememiş biri bunu niye yazsın ki?” sorusu çok yerinde bir soru olur. Ben küçüklüğümden beri Şebnem Ferah, Duman, Pentagram, Hayko Cepkin gibi insanların müziğini dinleyerek büyüdüm. Çevremde Kemancı‘ya gitmiş, hâlâ hakkında çok güzel şeyler konuşan insanlar var. Bu insanlardan biri olan edebiyat öğretmenim ders için bir makale önerdiğinde ben de bu fırsat kaçmaz dedim. Halihazırda ilgimi çeken, kaçırdığım için çok üzüldüğüm bir mekânla ilgili araştırma yapmak ve bir yazı yazmaktan daha güzel bir fırsat olamazdı herhalde.

Kemancı Rock Bar, Türkiye’de Rock müziğin şekillenmesi ve yerleşmesinde çok önemli etkileri olan, Rock dinleyen kitlenin buluşma noktası haline gelmiş, kültürel bir merkezdir. 80’lerin sonu ve 90’lar boyunca Türkiye’nin Rock sahnesine unutulmaz isimler kazandırmış, Rock müzik severleri bir araya getirmiş olan Kemancı’nın Türkiye’deki müzik kültürüne olan etkileri günümüzde hâlâ hissedilmektedir.
Demir Demirkan, Pentagram, Duman ve günümüzde hâlâ müzik kariyerine devam eden birçok ismin müzikleriyle kendilerini ifade edebildikleri, dinleyicileriyle buluştukları, kariyerlerinin ilk adımlarını attıkları Kemancı, 2006 yılındaki kapanışına kadar adını duyurmuş önemli bir bar, kapanışından sonra da Türkiye’nin yeni nesil Rock müzik dinleyicisi için bir efsane olmuştur.


1986 yılında Zeki Ateş ve İlyas Güray tarafından bir kahvehane olarak eski Galata Köprüsünün altında kurulan Kemancı, 90’lı yıllarda gençlerin isteği üzerine çalınan bir Led Zeppelin kaseti ile 2006 yılına kadar aktif kalacak olan Kemancı Rock Bar haline gelmiştir. 1992 yılının mayıs ayında yaşanan yangın sebebiyle Taksim Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu‘nun üstüne taşınmış ve Türkiye’nin Rock müzik sahnesine ev sahipliği yapmaya Beyoğlu’nda devam etmiştir.

2006 yılında ekonomik sorunlar sebebiyle kapanan Kemancı; Şebnem Ferah, Özlem Tekin, Hayko Cepkin, Demir Demirkan gibi sanatçıların kariyerine ön ayak olmuş, Cem Karaca, MFÖ ve Erkin Koray gibi büyük isimlerin konserlerine ev sahipliği yapmıştır. Bu makalede, Kemancı Rock Bar’ın Türkiye’deki Rock müziği ve Rock kültürü üzerindeki etkisi, hem aktif faaliyet gösterdiği dönemdeki etkileri hem de kapanışından sonraki süreçteki devam eden etkileri bağlamında ele alınacaktır. Bu kapsamda, Kemancı’da sahne almış grup ve sanatçılar ile Türkiye’deki Rock sahnesinin sosyo-kültürel etkileri değerlendirilecektir.
ROCK MÜZİK ve TÜRKİYE

1957 yılında Deniz Harp Okulu’nda, Türkiye’nin ilk Rock grubunun kurulması ve bundan hemen sonra Galatasaray Lisesi konserinde sahneye çıkan Erkin Koray ile Rock müzik ülkemize girişini yapmıştır. 1960’ların başında Barış Manço gibi isimlerin vinil plak dönemini başlatması, Tülay German’ın ‘Burçak Tarlası’ plağının çıkması ve Hürriyet Altın Mikrofon yarışmalarının düzenlenmesiyle ‘Anadolu Rock‘un temelleri atılmış, aynı yıllarda Robert Koleji de Rock müziği desteklemek ve teşvik etmek adına Boğaziçi Müzik Festivali’ni düzenlemeye başlamıştır. Bu festivalde 3 yıl üst üste birincilik kazanarak 1961 yılında bir Türkiye turnesine çıkan Erol Büyükburç sayesinde Anadolu Rock’n’Roll ile tanışmıştır.
70’li yıllarla birlikte Moğollar, Cem Karaca, Mavi Işıklar gibi isimler gündeme gelmiş ve Anadolu Rock adı altında yapılan müzik hız kesmeden devam etmiştir. Aynı dönemde Anadolu Rock’ın yanı sıra Batı’daki progresif akımlardan etkilenen 3 Hürel ve Hardal gibi gruplar da kurulmuş, bunun devamında 1980’lerin başlaması ile Pentagram, Dr. Skull, Whiskey gibi gruplar, sözlerini İngilizce ve Türkçe yazdıkları şarkılarıyla Türkiye’deki Hard Rock ve Heavy Metal sahnesinin temellerini atmışlardır.

1987’de kurulan ve Türkiye’nin ilk metal grubu olarak bilinen Pentagram, Mezarkabul adıyla yurtdışına da açılmış ve Türkiye’de metal müzik yapmak isteyenlerin yoluna ışık tutmuştur. Bu dönemlerde Rock müziğe ilgisi olan gençler, bazı gazeteciler tarafından ‘metalciler’, bazı gazeteciler tarafından da ‘satanist gençlik’ olarak tanımlanarak giyim tarzlarından dini görüşlerine kadar her şeylerine tepki gösterilmiştir.
Rock müzik hâlâ çoğunluk tarafından kabul görmemiş olsa da 1990’larda Kemancı’nın ve türevi barların popülerleşmesi ve Şebnem Ferah, Duman, Kargo gibi isimlerin yükselişe geçmesi ile Türkiye, Rock müziğe alışmaya başlamıştır. 2000’li yıllarla birlikte daha da benimsenen ve çeşitlenen Rock müzik, günümüzde popülerleşen yeni türlerin altında kalmış olsa da hâlâ çok önemli bir alt kültür olarak varlığını sürdürmekte.

TÜRKIYE’de ROCK MÜZİĞİN ALTIN ÇAĞI ve KEMANCI
Türkiye’de Rock müzik denilince akla ilk gelen yıllar, Metallica, Guns’n Roses, Bon Jovi gibi dünya çapında adını duyurmuş pek çok ismin İnönü Stadyumu’nda dikkat çeken kalabalıklara konserler verdiği ve Kemancı’nın altın çağlarını yaşadığı 1990’lar olur. Hem yabancı grupların sık sık konserlere gelmesi hem de yerli grupların üretkenliğinin artması açısından Türkiye’de Rock müziğin de altın çağı diyebileceğimiz 90’larda Pentagram, Demir Demirkan, Özlem Tekin benzeri sanatçılar Rock müziğin temsilcileri olmuşlardır.
Türkiye’de Rock müziğin gelişmesinde bütün Rock barlar ve konser mekânlarının büyük bir rolü varken bu sanatçıların da sahne aldığı Kemancı bir bar veya konser alanı olmanın yanı sıra Türkiye’deki Rock kültürünün yapı taşlarından biri ve Türkiye’deki Rock müzik dinleyicisinin buluşma noktası olmuştur. Kemancı’da sahne alan sanatçılara bakıldığında da Kemancı’nın Türkiye’deki Rock sahnesine olan etkisini net bir şekilde görebiliriz.

KEMANCI’NIN KADIN ROCK YILDIZLARI
“Ben davulcuyum. Kız davulcu değilim yalnızca Rock davulcusuyum.” – Gül Ağırca (Volvox)
Kemancı Rock Bar, 1990’lar ve 2000’lerin başlarında Türkiye’nin Rock sahnesine büyük katkıları olan bir mekân olmanın yanı sıra diğer pek çok mekânın aksine kadın müzisyenlerin kendilerini gösterebilecekleri güvenli bir platform haline gelmiştir. Bunun en büyük sebeplerinden biri, dönemin Rock müzik dinleyicisinin sahnede kim olduğuna değil, bu kişinin nasıl müzik yaptığına önem vermesiydi. Ayrımcılık yapmadan, kadın erkek demeden, iyi müzik yapan insanlarla sahnelerini ve dinleyicisini paylaşan Kemancı, bugün Türk Rock müzik sahnesinde varlığını sürdüren pek çok kadın Rock sanatçısının zamanında sahneye çıktığı ve dinleyicisiyle buluştuğu yer olmuştur.
“Kız grubu diye bir şey yoktur. Rock grubu vardır. Önemli olan o müziği yapanların cinsiyeti değil, nasıl yaptıklarıdır.” – Volvox
Kadın müzisyenlerinin erkeklerle aynı imkânlarla sahne almaları Türk Rock müziğinde eşitliğe yönelik çok büyük bir adım olmuştur. Kemancı, kadınların sahneye çıkıp büyük kitlelere performans sergileyerek seslerini duyurmalarına ve kendilerini ifade etmelerine, erkeklerle eşit koşullarda kendilerine bir müzik kariyeri yaratmaya çalışmaları için bir alan yaratmıştır. Yarattığı bu alan kadın sanatçıların kendi tarzlarını geliştirmeleri ve sahne deneyimi kazanarak bir dinleyici kitlesi oluşturmaları için bir ön ayak görevi görmüştür. Bu bağlamda Kemancı bir Rock bar olmanın ötesinde Türkiye’nin müzik dünyasında cinsiyet eşitliği sağlanmasına da önemli bir katkıda bulunmuştur.

Bu dönemde sahneye çıkan ve Türk Rock müziğinde bir dönüm noktası yaratan isimlerden biri de Şebnem Ferah tarafından 1988 yılında Bursa’da kurulan ve tamamı kadınlardan oluşan Volvox isimli Rock grubudur. 1994 yılında dağılana kadar Şebnem Ferah, Duygu Karpuz, Ebru Bank, Gül Ağırca, Arzu Özbakır, Buket Doran ve Özlem Tekin zaman zaman gruba dahil olmuşlardır. İlk başlarda ‘hatalarını güzellikleriyle kapatmaya çalışıyorlar’ yorumlarına karşı çıkmak adına sahneye makyajsız ve sade kıyafetlerle çıkan grup, zaman içinde insanların ne düşündüğünü umursamayı bırakarak kendi tarzlarını benimsemişlerdir. Grubun dağılmasının üstüne Şebnem Ferah ile Özlem Tekin solo kariyerlerine başlamış ve büyük başarılar kazanmışlardır. Bu isimlerin yanı sıra Kemancı’dan Türkiye’ye açılan ve müzik kariyerine devam eden Aslı Gökyokuş, Aylin Aslım ve Gaye Su Akyol gibi sanatçılar da mevcut.

ŞEBNEM FERAH
Müzik endüstrisinde Rock müzik yapan bir sanatçı olmanın zorluğunun yanı sıra müzik endüstrisinde bir kadın olmanın, tamamı kadınlardan oluşan bir müzik grubu kurmanın zorluğunu aşmış ve bugün Türkiye’nin en önemli sanatçılarından biri haline gelmiş olan Şebnem Ferah müzik kariyerine yönelik ilk adımı 1988 yılında kurduğu Volvox grubuyla atmıştır. Şebnem Ferah’ın ilk kez sahneye adım atması da Volvox’un 3 Aralık 1988’de Bursa’da Mirage ile verdiği konserdir. Kemancı’da sık sık sahne alan grup, ilk İstanbul konserlerini Pentagram ile birlikte Pangaltı İnci Sineması’nda vermiş; 1994 yılında dağılana kadar ODTÜ Festivali, Boğaziçi Üniversitesi, Sis gibi mekânlarda çalmışlardır. Grubun dağılmasının üzerine solo kariyerine başlayan Ferah, 1996 yılında ilk albümü olan “Kadın”ı çıkarmıştır. Volvox ile Kemancı’da sahne aldığı dönemde kendisine sadık bir dinleyici kitlesi oluşturan Şebnem Ferah ilk solo konserini 1997’de İzmir Ege Üniversitesi’nde vermiştir.

Kariyerinin başından beri Volvox ile sahneye çıkarak, solo kariyerine devam ederek Rock sahnesinde kadınların da en az erkekler kadar güçlü bir şekilde var olabileceğini göstermiştir.
Şebnem Ferah, Kemancı’nın sahnesinden, Türkiye çapında bir ‘Rockstar’ olarak stadyum sahnelerine erişmiş, adını geniş kitlelere duyurmuş bir Rock sanatçısı olarak Rock müziğin Türkiye’deki en önemli temsilcilerinden biri olmuştur.

KEMANCI’NIN MELANKOLİK YILDIZI: TEOMAN
Şarkıcı ve söz yazarı olarak Türkiye’de Rock müzik denilince akla gelen ilk isimlerden olan Teoman, 90’larda inşa etmeye başladığı müzik kariyerinin ilk adımlarını Kemancı ve benzeri Rock barlarda atmıştır. Kemancı, Teoman’ın kariyer merdivenindeki en önemli basamaklardan biri olarak sanatçının sahne deneyimi kazanmasına ve bir dinleyici kitlesi oluşturmasına fırsat tanımıştır. Kemancı, Türkiye’de Rock ve alternatif müzik severler için bir buluşma noktası ve kültürel merkez haline gelmiş, pek çok Rock sanatçısının dinleyicileriyle buluşmasına ön ayak olmuştur.

Teoman da bu sahnede kendisini gösterme fırsatı bulmuş ve dönemin Rock dinleyicisiyle bir araya gelmiştir. Kariyerinin başlarında vokalisti olduğu Mirage ve Indians gibi gruplarla sahne alan Teoman, 1997’de kendi adıyla, İstanbul Plak’tan çıkardığı ilk albümü ile solo kariyerine başlamıştır. Genellikle yazdığı melankolik şarkılarıyla bilinen Teoman, Türk Rock müziğinin önde gelen isimlerinden biri olmuştur. Kariyeri boyunca pek çok ödül kazanan sanatçı bugün hâlâ albüm yapmakta ve biletleri tükenen konserler vermektedir.

DUMAN ve BATU MUTLUGİL İLE NESİLDEN NESİLE ROCK
Türkiye’nin Rock sahnesini temsil etmesi için bir grup seçilecek olsa, hiç şüphesiz bu grup Duman grubu olurdu. Bugün Kaan Tangöze, Batuhan Mutlugil, Ari Barokas ve 2016’da ilk davulcu Cengiz Baysal’ın yerine geçen Mehmet Demirdelen’den oluşan grup 1999 yılında, alternatif Rock grubu olarak kuruldu. İçinde sahne almış gruplar için bir bağlamda kariyerlerinin ‘stajını’ yapabildikleri bir alan haline gelmiş olan Kemancı, Duman grubu için de benzer bir katkı sağlayarak kariyerlerinin başlangıç noktası ve tanıtım sahnesi olmuştur. Grubun müzikal kimliğinin oluşmasında Batuhan Mutlugil’in babası ve Türkiye’de Blues denince akla gelen ilk isimlerden biri olan Batu Mutlugil’in de büyük bir etkisi vardır.

Küçüklüğünden beri müzikle yakından ilgilenen olan ve birçok enstrüman çalan Batu Mutlugil, ilk grubu Örümcek’i Özkan Uğur ile birlikte kuruyor. Hayatını değiştiren sanatçıyı Jimi Hendrix olarak seçen Mutlugil, Viyana’da bir plakçıda ilk defa duyduğu Hendrix sayesinde ‘Blues’ ile tanışıyor. 80’lerin sonuna doğru bir dönem bir tekstil firmasında çevirmenlik yaparken müziğe ara veren Mutlugil, 90’ların başında bir arkadaşı aracılığıyla Yavuz Çetin ile tanışıyor ve birlikte Blue Blues Band’ı kuruyorlar. Blue Blues Band çoğunlukla Batu Mutlugil’in de ortaklarından biri olduğu Mojo’da sahne alsa da Kemancı’da adını duyurmuş ve konserler veren bir grup haline geliyor.
Batu Mutlugil’in oğlu Batuhan Mutlugil, Duman grubu ile müzik kariyerine adım atarak hem babasının mirasını devam ettirmiş hem de Türkiye’nin Rock sahnesinde kendisine sağlam bir yer edinmiştir. Kaan Tangöze’nin 90’lı yılların başında Ari Barokas ve Yakup Trana ile kurduğu Mad Madame grubuna 1999’da o dönem Blue Blues Band’de çalan Batuhan Mutlugil’in dahil olmasıyla Duman grubu kurulmuş oldu ancak Yakup Trana bu gruba dahil olmadı. Duman, Batu Mutlugil’in mentorluğunda Kemancı’da sahne almaya ve adını duyurmaya başlıyor. Kurulduğu yıl “Eski Köprünün Altında” albümünü çıkaran grup dönemin gençleri tarafından büyük bir ilgiyle karşılanarak kısa zamanda büyük bir popülerliğe ulaşıyor. Ulaştıkları popülerlikte sahne deneyimi kazanmalarına, Türkiye’nin Rock dinleyicisiyle buluşmalarına ve müzikal kimliklerini oluşturmalarına alan yaratan Kemancı’nın yeri büyüktür.

Toplumsal olaylara karşı duyarlılıkları ile de bilinen grup, Kaan Tangöze’nin melankolik ama güçlü vokallerinin öne çıktığı şarkılarında toplumsal sorunlar, bireysel mücadeleler ve aşktan bahsetmiş; şarkı sözlerinde adalet ve özgürlük gibi temalara yer vermiştir. Dinleyici kitlesini hâlâ genişletmeye devam eden grup Türkiye’de Rock müziğin önemli temsilcilerinden biri olmuş, bir müzik grubunun ötesinde, toplumsal farkındalık yaratmayı hedefleyen ve müziğinde özgürlük ile adaletin önemini vurgulayan bir kültürel figür haline gelmiştir.

TÜRKİYE’NİN HEAVY METAL DEVLERİ: PENTAGRAM
Kariyerinin ilk yıllarında düzenli olarak Kemancı’da sahne alan Pentagram 1986 yılında Cenk Ünnü ve Hakan Utangaç tarafından kurulmuş bir Heavy Metal grubudur. Rock müziğin yeni benimsenmeye başladığı Türkiye’de bir Heavy Metal grubunun sahne alabileceği mekânlar sınırlıydı. Bu mekânlar arasında en bilindik yer ise Kemancı. Pentagram kariyerinin başında Kemancı sayesinde sadık bir dinleyici kitlesi oluşturmuş ve unutulmaz sahne performansları sergilemiştir.

Bugüne kadar 8 stüdyo albümü çıkarmış olan Pentagram hem İngilizce hem de Türkçe yazdığı şarkı sözleriyle Türkiye’de metal müziğin en önemli temsilcilerinden biri haline gelmiştir. İlk ciddi sahne deneyimini 1987 yılında İstanbul’da bir düğün salonunda yaşayan grup bugün Türkiye’de ve yurt dışında çoğu kapalı gişe olan konserler vermekte. Bugün kadrosu Cenk Ünnü, Hakan Utangaç, Tarkan Gözübüyük, Metin Türkcan, Ogün Sanlısoy, Murat İlkan, Gökalp Ergen ve Ozan Tügen’den oluşan Pentagram, Türkiye’de Metal müziğin öncülerinden biri olarak hem yerel hem de ulusal sahnede büyük etkiler yaratmıştır. Kemancı’da kazandığı sahne deneyimi ve ulaştığı dinleyici kitlesi ile adını duyuran grup bugün hâlâ verdiği konserlerde Kemancı’nın ruhunu yaşatmakta ve Türkiye’deki Rock müzik kültürüne katkı sağlamaya devam etmektedir.

Kemancı Rock Bar, bir Rock müzik sahnesi olmanın yanı sıra Türkiye’de bir alt kültürün oluşması ve yaygınlaşması için alan sağlamış, kadınların erkeklerle aynı rahatlıkta sahneye çıkmasını sağlayarak zamanın cinsiyet rollerine meydan okumuş ve herkese kapısı açık olan bir güvenli bölgeye dönüşmüştür.
Kemancı sadece bir Rock bar olmanın ötesinde Rock müziğin gelişimine yön vermiş, sanatçılar için de dinleyiciler için de bir buluşma noktası olmuştur. Bugün fiziksel olarak var olmasa da Kemancı’nın mirası Türk Rock müzik sahnesinde yaşamaya devam etmektedir.
ÖNEMLİ NOT: Kullanılan fotoğrafların çoğu İnstagram’daki kemancirockbar ve kemanciofficial hesaplarından alındı. Şahane arşiv için teşekkürler.
KAYNAKÇA
• MARANGOZ Yiğit (2015), Bir İletişim Biçimi Olarak Müzik: 1960’lardan Günümüze Türkiye’de Rock Müziğin Gelişimi, Yüksek Lisans Tezi :
• ERKAL Güven Erkin (2013), Türkiye Rock Tarihi 1 / Saykodelik Yıllar, İstanbul, Esen Kitap
• Uluslararası Asya ve Kuzey Afrika Çalışmaları Kongresi (2009), Müzik Kültürü ve Eğitimi, 1. Cilt, İstanbul
• DEMİRCİ Adnan Alper (2023), Türkiye’de Ağır Müziğin Geçmişi, Kara Karga Yayınları
• TOY Murat (2006), Köprüaltı Sokağı: Kemancı Belgeseli :
• DANİŞMEND Melis (2022), Büyüleyici Bir Eski Koku: Kemancı, Gazete Kadıköy:
https://www.gazetekadikoy.com.tr/yazarlar/melis-danismend/buyuleyici-bir-eski-koku-kemanci
• BEŞER Murat (2023), Kuşakların Yaşam Tarzı: Kemancı, İST Dergi:
https://www.istdergi.com/sehir/mekan/kusaklarin-yasam-tarzi-kemanci
• BULUBAY Can (2020), Bir Alt Kültür Olarak Rock Kültürünün Türkiye’deki Evrimi, Kültür Araştırmaları Dergisi:
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1351306
• DEMIRER Cansu (2022), Huyumuz Kurusun: Bir Volvox Muhasebesi, 5Harfliler Yayınları:
https://www.5harfliler.com/huyumuz-kurusun-bir-volvox-muhasebesi/
• İZGİ Süreyya, TEKİL Çağlan (1992), Laneth Rock Dergisi, Volvox Röportajı, TARCAN Turgay Suat:
https://www.tst.gen.tr/lanethin-volvox-roportaji/
• DANİŞMEND Melis (2017), Hayat Böyle Yaşanır, Redbull:
https://www.redbull.com/tr-tr/batu-mutlugil-ile-melis-danismend-konustu
• TOY Murat (2006), Köprüaltı Sokağı: Kemancı Belgeseli :
• Motto Müzik (2015), Türk Rock Müzik Tarihinde Kemancı ve Zeki Ateş :
• ÜNVER Mehmet Sertan (2017), Blue, Güverte Film :
• AY Savaş (1993), Şebnem Ferah ve Özlem Tekin’in Grubu Volvox, A Takımı:
ZEYNEP POYRAZOĞLU’nun DİĞER YAZILARI
