Recep KaraşLevent Erseven • 22/10/2025

Kimi gruplar vardır, sahnede bir başka boyuta çıkarlar. Ülkemizde Pentagram bu gruplara en iyi örnek. Sahnede tamamen başka bir şey yaşatıyorlar izleyiciye. ‘Gülmek bulaşıcıdır’ denir ya. Pentagram sahneye çıktığında, oradan herkese, her yere yayılan bir şey var. Enerjileri mi, ortak bilinç ve duygu mu?

Tanımlaması zor. İzleyici olarak herkes farklı bir açıklama getirebilir bu duruma. Pentagram konseri izlemeye gittiğinde her yaş grubundan insanın maruz kaldığı acayip bir ‘salgın’ bu. Fakat kimsenin şikâyetçi olmadığını düşünüyorum. Aksine salgınların en güzeli olsa gerek.

Pentagram ülkemizde düzenli olarak konser veren grupların başında geliyor. Albümleri olsa da olmasa da daima hayranlarının huzuruna çıktılar. Bu bence takdir edilecek en önemli faktör. Diğer taraftan, nerede çalarlarsa çalsınlar, asla profesyonellikten ödün vermeden, son derece ciddiye alarak yapıyorlar işlerini. Geçtiğimiz cuma günü İzmir Bornova’da Ooze Venue‘de verdikleri konser de bunun güzel örneklerinden biri oldu.

Seyircilerin arasından/Fotoğraf: Levan Uzbay

Grubun hiç ara vermeden 23 şarkı çaldığı konser, hemen hemen belirtilen saatte başladı. İlk 4 şarkıda vokalde Hakan Utangaç yer aldı. Sonraki 5 şarkı için Ogün Sanlısoy vokale geçti. Ardından gelen 5 şarkıya Gökalp Ergen ses verirken sonraki 5 şarkıda Murat İlkan sahneye çıktı. Konserin son bölümünde ise tüm vokalistler sahnede yer aldı.

Grubun sahne performansı Batılı grupların sahne performansından farksızdı. Daha önce de belirttiğim gibi, ilk parçadan son parçaya kadar, hiçbir parçada sıradan performans göstermediler. Bu gerçekten etkileyici. Kimi ciddi grupların ilk parçaları ısınma turu gibi geçer ve ancak 4. ya da 5. parçada ısınırlar. Pentagram sanki kuliste ısınmış bir şekilde sahneye çıkıyor.

Konserden enstantaneler…

İzleyici kitlesinin yaş ortalamasının 3 aşağı 5 yukarı, grupta yer alan müzisyenlerin yaşına benzerlikler göstermesi beklenir. Ancak Pentagram’ın kitlesi giderek gençleşiyor. Hemen hemen her konserinde, lise-üniversite öğrencilerinden oluşan dinamik bir izleyici kitlesine sahip. Elbette bizim gibi, artık fosil olmaya aday bir kitle de söz konusu. Ama bu verdiğim örnek grubun enerjisini de ayakta tutan karşılıklı alışveriş gibi. Grup coşkuyu verdikçe, seyirci ona bir başka enerjiyle cevap veriyor. Hele ki konserin finali, bence enerjinin zirve yaptığı andı. Şahsi görüşüm, izleyicilerin tamamı konser boyunca bu anı beklemişti.

Ogün Sanlısoy/Fotoğraf: Levan Uzbay
Hakan Utangaç/Fotoğraf: Levan Uzbay
Murat İlkan ve Gökalp Ergen/Fotoğraf: Levan Uzbay

Ooze Venue‘ye konserin başlamasına 5-10 dakika varabilmiştik. Buna rağmen kulise geçip Hakan, Cenk ve Tarkan’a ulaşıp selamlaşabildik. Her yönüyle her yaş grubu izleyicinin keyif aldığı bir konserdi. Konser sonrası kulise geçtiğimizde de Hakan, Cenk ve Tarkan’ın yanına ancak ulaşabildik. Kadro çok geniş olunca herkes farklı kulis odalarına geçmişti ve ortam çok yoğundu. Buna rağmen çok sıcak bir karşılama gördük. Kısa da olsa geçmişten günümüze kurulu köprüde buluşmuş olduk.

SIRALI PARÇA LİSTESİ

Hakan Utangaç
⦁ Kam (Bir-2002)
⦁ Sır (Bir-2002)
⦁ Sensiz (Makina Elektrika-2022)
⦁ Bu Alemi Gören Sensin (Bir-2002)

Fotoğraf: Levan Uzbay

Ogün Sanlısoy
⦁ No One Wins The Fight (Trail Blazer-1992)
⦁ Maymunlar Gezegeni (Makina Elektrika)
⦁ Fly Forever (Trail Blazer)
⦁ Brain On The Wall (Tail Blazer)
⦁ Şeytan Bunun Neresinde (Bir)

Fotoğraf: Levan Uzbay

Gökalp Ergen
⦁ Doğmadan Önce (MMXII-2012)
⦁ Uzakta (MMXII)
⦁ Wasteland (MMXII)
⦁ It’s Dawn Again (MMXII)
⦁ Geçmişin Yükü (MMXII)

Fotoğraf: Levan Uzbay

Murat İlkan
⦁ 1000 in the Eastland (Anatolia-1997)
⦁ Dark is the Sunlight (Anatolia)
⦁ Ölümlü (Bir)
⦁ Lions in a Cage (Unspoken)
⦁ Anatolia (Anatolia)

Fotoğraf: Levan Uzbay

Tüm solistler
⦁ Unspoken (Unspoken)
⦁ Sur (Makina Elektrika)
⦁ Gündüz Gece (Anatolia)
⦁ Bir (Bir)

Yukarıdaki yazı Recep Karaş‘a aittir

İlk Stüdyoİmge Dergisi 1985 yılında çıkmaya başlamıştı. 1986’da yani bir sene sonra Pentagram kurulmuş. Cümle ”muş”lu bitiyor; çünkü, doğrusu biz (ya da ben), bu olayın farkında değildik. Biraz Türk Rock’ının emeklemesi, biraz da bizim gözümüzün dünya Rock’ından başka bir şey görmemesi yüzünden atladık mevzuyu.

Ama 1992’de üçüncü seri Stüdyoİmge yükselen dalgayı fark etmişti. Gerçi fark etmemek için de kör olmak gerekiyordu. Asım Can Gündüz, Kramp, Kronik, Devil, Mavi Sakal, Whisky, Objektif, Metalium, Dr. Skull gibi gruplar ve tabii ki PENTAGRAM seyircisini ve dinleyicisini oluşturmuş, Rock âleminde esiyorlardı.

1988 Bursa Rock Festivali
1988 Moda Sineması Konseri

1992’nin Kasım ayında, Stüdyoİmge‘nin 5. sayısında, ikinci albüm olan ”Trail Blazer”ın albüm kritiği yayınlandı. Hem de rahmetli Nezih Onur tarafından yazıldı. Maalesef ilk albümü kaçırmıştık.

Nezih Onur’un “Trail Blazer” kritiği

Aralık ayında ise, Zarife Öztürk‘ün röportajı yayınlandı dergide. Sevgili Zarife çok güzel bir röportaj yapmıştı Pentagram ile. Zarife’nin röportajını da hızla ”Stüdyoİmge Zaman Tüneli”nde yayınlayacağız.

Pentagram ya da diğer adıyla MEZARKABUL, Hakan Utangaç ve Cenk Ünnü tarafından kuruldu. Bu iki kadim dost hiç ayrılmadılar. Bir sürü müzisyen de dahil oldu gruba. İlk kadro beş kişiden oluşuyordu. Hakan Utangaç/vokal, ritim gitar. Murat Net/Elektro gitar. Tarkan Gözübüyük/bas gitar. Cenk Ünnü/davul. Güven Araz/klavye (Sadece “Intro Wreck” adlı parçada çaldı).

Evet, Pentagram bir sürü müzisyene yuva oldu. Bazıları uçtu gitti, bazıları ise paralel çalışmalar yaptı. Şu anki kadro ise artık ayrılmaz bir ruh bütünlüğü sergiliyor. Çok iyi biliyorum ki; fanları, bırakın şarkı sözlerini ezbere bilmeyi, üyelerin hikâyelerini ezbere biliyor. Ama bu kadar iyi bilmeyen meraklılar için ufak tefek notlar düşeyim.

Hakan Utangaç 1965 doğumlu. Grupta bazı şarkıların solistliğini yapıyor ve Ritim Gitar çalmakta. Jackson Warrior marka gitardan asla vazgeçmiyor. Hakan sadece bir gitarist değil, grubun sertlik ve agresif kimliğini temsil eden isim. Sahnedeki duruşu sert, enerjik ve karizmatik. İzleyiciye agresif bir enerji iletir. Stili, grubun Heavy Metal kimliğini somutlaştırır. Metin Türkcan ile birlikte sahnede gitar ikilisi olarak görsel ve işitsel denge sağlarlar.

Hakan 1988
Hakan 2025/Fotoğraf: Levan Uzbay

Cenk Ünnü 1967 doğumlu. Bence ülkemizin en iyi bateristlerinden biri. Grup çalışmalarının dışında davul dersleri vermekte. Yıllardır Tama marka davul kullanıyor. Ziller İstanbul Agop, trampeti İstanbul Snare Drums ve akustik konserlerde Rutedrumstick baget kullanıyor. Güçlü ve temiz çift ayak tekniği, çift bass ve tom geçişleri Cenk Ünnü’nün imzasıdır. Grubun davul setinin ötesinde dinamik, yaratıcı ve müzik direktörü rolünü üstlenir. Pentagram’ın sahne kimliğinin ve müzikal bütünlüğünün temel taşlarından biridir.

Cenk 1988
Cenk 2025/Fotoğraf: Levan Uzbay

Tarkan Gözübüyük 1970 doğumlu. Pentagram’da bas gitar çalıyor. Grup çalışmaları dışında müzik yapımcılığı yapıyor. Tarkan; sadece bir bas gitarist değil, grup kimliğinin ve müzikal vizyonunun sürekli taşıyıcısı. Grubun ritim omurgası, Türkiye Metal sahnesinin en etkili bas gitaristlerinden biri.

Tarkan 1990
Tarkan 2025/Fotoğraf: Levan Uzbay

Demir Demirkan 1972 doğumlu. Gitarist, şarkıcı, söz yazarı ve albüm yapımcısı. 1990 yılında gruba gitarist olarak katıldı. 1999 yılında Prodüktörlük tarafı ağır bastığı için gruptan ayrıldı. 2000 yılında ilk solo albümünü çıkardı. Toplamda on solo ve Pentagram ile dört albümü var. Uzun süre Sertap Erener ile de çalıştı. Demir Demirkan ile grubun şarkı yapıları, Thrash Metal çizgisinden Melodik Heavy Metale evrildi. Özellikle “Anatolia” parçasındaki melankolik solo hâlâ Türk Metal tarihinin en etkileyici performanslarından biridir.

Demir 1992
Demir 2025/Fotoğraf: Levan Uzbay

Ogün Sanlısoy 1971 doğumlu. 1992’de Solist olarak Pentagram’a katıldı. 1995’de gruptan ayrıldı. 2017 yılında Pentagram’ın 30. yılı için çıkan “Akustik” albümüyle gruba yeniden dahil oldu. Sekiz solo albümü ve üç Pentagram ile albümü var. Grubun Yeraltı Thrash döneminden çıkışında sesi, enerjisi ve kişiliğiyle belirleyici olmuştur. Aynı zamanda Türkiye’de Metal vokalinin temellerini attığını söylemek mümkündür.

Ogün 1993
Ogün 2025/Fotoğraf: Levan Uzbay

Metin Türkcan 1971 doğumlu. Gitarist olarak müziğe 1986’da Metafor grubuyla başladı ve 2008’de Metoboy grubunu kurdu. 1992’de Pentagram’a dahil oldu fakat kısa süre sonra gruptan ayrıldı. 2000 yılında gruba yeniden katıldı. İlk solo albümü “Time to Come” 2016’da yayınlandı. İki solo albümü, Pentagram ile altı ve Şebnem Ferah ve Ogün Sanlısoy ile albümleri var. Türk Rock sahnesinin teknik kadar duygusal derinliğiyle öne çıkan müzisyenlerinden biridir.

Metin 1992
Metin 2025/Fotoğraf: Levan Uzbay

Murat İlkan 1971 doğumlu. Ogün Sanlısoy’un ayrılmasından sonra, 1995’te Vokalist olarak Pentagram’a katıldı. 2010 yılında sağlık sebebiyle gruptan ayrıldı. 2017 yılından itibaren yeniden Pentagram’la birlikte sahne almaya başladı. Pentagram’ın müziğine lirik ve duygusal bir boyut ekledi. “Anatolia” albümü ile başlayan süreçte İlkan, adeta bir destan anlatıcısı gibidir.

Murat 1995
Murat 2025/Fotoğraf: Levan Uzbay

Gökalp Ergen 1977 doğumlu. Müziğe 1995’te The Climb grubunu kurarak başladı. Madcap, Martyrs ve Cactus gibi gruplarda vokalist ve gitarist olarak yer aldı. 2010 yılında Vokalist olarak Pentagram’a katıldı. Grubun sertliğini daha şiirsel bir dile taşıdı ve sahneye bir tür anlatıcı havası kattı.

Gökalp 2013
Gökalp 2025/Fotoğraf: Levan Uzbay

Ozan Tügen 1976 doğumlu. 2017 yılında başlayan “Akustik” konserleri ile gruba klavyeci olarak katıldı. Tügen’in gelişiyle Pentagram’ın müzikal ve duygusal atmosferinin metal enerjisinden, çok katmanlı bir müzikal anlatıma evrildiği söylenebilir. 1997’den beri Şebnem Ferah ile çalışıyor ve son iki albümünün aranjörlüğünü yaptı. Mor ve Ötesi ile çalışmaları var.

Ozan 2017
Ozan 2025/Fotoğraf: Levan Uzbay

Yukarıdaki yazı Levent Erseven‘e aittir

Levent ve Hakan kuliste
Levent ve Tarkan kuliste
17 Ekim 2025 İzmir konserinin kapanış şarkıları

STÜDYOİMGE sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin